Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Nizamettin ŞEN: Kentini tanıma eğitimi

Giriş Tarihi: 8.1.2013
İstanbul Aydın Üniversitesi "Birleşmiş Kentler Okulu" projesini 7 hafta sürede 80 kişinin katılımıyla gerçekleştirmiş.
İstanbul'un farklı semtlerinde, 16 farklı mekanda hem gezip hem 52 akademisyen, sanatçı ve gazeteciyle bir araya gelerek "Kentlerini Tanıma Eğitimi" almışlar.
Türkiye'de bu alandaki ilk çalışma olduğu için çok ilgimi çekti. Kuşkusuz, İstanbul gibi bir metropolde bu tip çalışmalara ilgi çok oluyor. Bu çalışmalardan yararlanan kentlilerin kendilerini çok şanslı görmeleri gerekir.
7 başlık altında yapılan çalışmalar; Kent ve Tarih, Kent ve Afet Yönetimi, Kent Mimarisi ve Estetik, Kent ve Medeniyet, Kent Kültürü ve Sanat, Kent Demokrasisi ve İnsan, Kent ve Sinema Kültürü olarak gerçekleşmiş.
Sonuç:
Kenti yaşayarak öğreten farklı bir sertifika programı.
Son yıllarda İstanbul'da konusunun uzmanları rehberliğinde yapılan "kent içi kültür gezileri" çok rağbet görüyor. Bu tür gezilerin kent kimliğini tanıma ve kentlilik bilincini geliştirme faydasının yanında, diğer kentlere de "örnek" olma yönünü çok önemsiyorum.
İtalya'da yaşayan ve filmleriyle gerek İtalya, gerek Türkiye yaşantısını öne çıkartan bir İstanbul aşığı olan Ferzan Özpetek'in twetter'da geçen hafta İstanbul fotoğraflarını hayranlıkla takip ettim. Ünlü bir sanatçının bu girişimi bir kent için müthiş bir kazanımdır. Farkındalık yaratma, sanat ve sanatçı üzerinden en etkili (halkla ilişkiler) PR çalışması olarak kabul ediliyor.
Tartışmasız olarak kabul edilen bu uygulamalar "marka" çalışmalarının olmazsa olmazıdır. Ferzan Özpetek bir İstanbul aşığı olarak bunu kesinlikle profesyonel olarak yapmamıştır. Bu sanatçının sevdiğine bir armağanıdır. Sonuç: Kentin aşıkları sanatçılar, kenti yaşayarak öğreten, öğretmenlerdir.
Kentinin misyonerleri sadece sanatçılar, akademisyenler midir? Tek kelime ile hayır. Onlar bütünün birer parçasıdır.
Tıpkı orkestradaki enstrümanların, kıdemlileri gibi. Kentin gerçek sahibi olan kentliler, hem bu orkestranın dileyicileri hem de icracılarıdır. Kentin valisi, belediye başkanı gibi yöneticileri kenti tanıma konusunda öncü olma durumundadırlar. Sadece tanıma değil, kentin tanıtılması da onların kente olan aşkıyla, doğru orantılı gelişir.
Son yıllarda ülke genelinde bu "aşk" yaygınlaşıyor. Birleşmiş Kentler Okulu'nun 8. toplantısı Kent Yönetimi ve Siyaset olmuş. Katılımcılar bu konuda çeşitli belediye başkanlarından eğitim almışlar.
Bir üniversitenin başlattığı "Kentini Tanıma Eğitimi" Türkiye'de yaygınlaştırılmalıdır.
Kent konseyleri ve üniversitelerin ortak çalışmasıyla gerçekleştirilecek "kenti tanıma eğitimi" kentlilik bilincini geliştirmekle kalmayıp, uzun yıllardır eksilen "ülke bilincini" ayağa kaldıracaktır. Kentlilik ve vatandaşlık bilinci, batı toplumlarında hiçbir zaman kaybolmayan, korunan değerdir.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Nizamettin ŞEN: Kentini tanıma eğitimi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz