Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hasan SUBAŞI: Tek adam modeli

Giriş Tarihi: 15.1.2013
Geçen hafta IRA ve İngiltere arasındaki barış görüşmelerinden kısaca söz etmiştim. İspanya BASK örneğinde de barış görüşmelerinin uzun yılları kapsayan bir süreç olduğu biliniyor. Eski IRA militanı ve barış görüşmelerinde muhatap alınan Garry Adams'ın, "Sorunu konuşmaktan çekinirseniz sorunun parçası olursunuz" dediğini yazmıştım.
Bizde de nihayet tabu olmaktan çıktı. Konuşuyoruz ve başımızda böyle yakıcı bir sorun olduğunu biliyor ve tartışıyoruz. Sadece; "Tek terörist kalmayana kadar savaşımız sürecek" söylemi ile yetinmiyoruz artık!
Bu sürecin sabote edileceğini neredeyse tüm taraflar biliyor. IRA ve İngiltere'nin hayırlı Cuma adı verilen ilk anlaşma metninden sonra da 29 kişinin öldürüldüğü bir IRA eylemi de bilinen provakasyon örneklerinden.
Bizde de benzer örnekler fazlasıyla yaşandı. Bu görüşmelerden sonra yaşananlar ve Paris'te öldürülen PKK'lılardan sonra üslubun, taraflarca ayarlanması umut verici. Bizde sorun belki de onlar kadar karmaşık değil. Çözmek belki o kadar zor da değil.
Çözecek siyasi iradeyi bekliyor! Zana'nın, Sakık'ın, Başbakan'a, "Bunu çözecek iradeyi taşıyorsunuz" demesi belki boşuna değil! Çünkü ilk defa bu kadar çoğunluğa sahip bir hükümet ile 'tek adam' haline gelen güçlü bir lidere sahip iktidar işbaşında. Tek adam haline gelen liderlik modelinin hatası az olmuyor. Tarihi süreçte örnekleri az değildir. Benim kişisel olarak benimsediğim bir model de değildir. Atatürk'ün bile tek adam olmadan önceki ile sonraki liderliği farklıdır.
1921 ile 1924 anayasaları o nedenle önemli farklılıklar gösterir. 1921 meclisi ile 1924 meclisi de öyle. Adını aldığım Kandilzade Hasan Bey, annemin dedesi, Antalya Müdafa-i Hukuk Cemiyeti başkanı.
İkinci ve üçüncü meclislerde iki dönem Antalya milletvekilliği yapmasına rağmen ilk meclisi, çok önemli işler başarmış 'şanlı meclis' sayarım.
Atatürk'ün başkanlığında kurtuluş mücadelesini vermiş ve o gün için elzem olan ilk halk anayasasını kısa zamanda gerçekleştirmiştir.
Aslında Türklerin ve Kürtlerin tek adam yönetimlerine pek karşı oldukları söylenemez.
Hatta gizliden hayranlık duyduklarını söylemek de çok yanlış değil bana göre. Böyle devasa bir sorun var ve taraflar çözüm arar hale gelmişse tek adam yönetimleri belki de bir fırsat sayılabilir! Dünya örneklerinde on yıllar sürmüştür ateşkes ve barış süreçleri. Geniş katılımlar aranmıştır. Bizde ise ordu kaç kere silahlı örgütü bitirmiş dahi olsa, Kürt sorunu, dağa çıkışta elverişli bir iklim yarattığı için sonlandırmak mümkün olmamıştır.
Güçlü liderlik modeli bu işin çözümünde önemli rol oynayabilir. Askeri vesayet rejiminin sonlanmasında da etkisi oldu zannediyorum. Belki tek başına Başbakanın olmasa da o günkü lider kadrosunun ciddi payı olmuştu. Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç üçlüsünün niyet ve iradesi vesayet rejiminin sonlanmasında önemli rol oynamıştı. Öcalan'ın da BDP üzerindeki etkisi biliniyor ama yine de BDP'nin süreçte taraf olması gerekir. Siyasi kararlılık ve samimi niyetler kamuoyları üzerinde etkili olabiliyor. Güçlü iktidar ve güçlü lider, aranan toplumsal mutabakatın sağlanmasını kolaylaştırabilir. Ana muhalefetin desteği de önemlidir. Seçimlerin henüz sıcaklığı çok yakın hissedilmezken bazı olumlu adımların atılması çözümü kolaylaştıracaktır.
En azından Kürt sorununun çözümü çok zor değil artık. Onun çözümü terörü zayıflatacak yalnızlaştıracaktır.
Hele PKK'nın silah bırakıp yurt dışına çıkarılması önemli ölçüde sorunun çözümünü kolaylaştırır.
Tek sorun terörün uluslararası terörle entegre, ekonomik boyutunun büyüklüğüdür
. Bunun bir çırpıda bütünüyle çözülmesini beklemek fazla iyimserlik olur ama Kürt sorununu çözüp terörü topraklarımız dışına çıkarmak sorunun yine de büyük ölçüde çözülmesi demektir. İyimser bakmanın kime zararı var ki!

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Hasan SUBAŞI: Tek adam modeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz