Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Nizamettin ŞEN: Endemik bitki zenginliğimiz

Giriş Tarihi: 15.1.2013
Türkiye, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan bir köprüdür derken, hep Anadolu'da yaşamış medeniyetleri düşünürüz. Hatta kimilerinin daha yeni farkında olmaya başladığı, Urfa Göbeklitepe ile 11.500 yıl öncesine tarihlenen ve "İnsanlığın ilk Tapınağı" ile insanlık tarihinin ilk başladığı yer sıfatını korkarak andığımız, bir ülkeye sahibiz. Tarihsel zenginliğimizi Osmanlı'dan başlıyor gibi algılasak bile dünya bu yanlış algıyı kabullenmez. Biz fark etmezsek bile, dünya bilim insanları Anadolu coğrafyasının bir "insanlık hazinesi" olduğunu biliyor.
Anadolu, sadece medeniyetlerin beşiği değil, aynı zamanda, doğal hayatın da en zengin olduğu bir kara parçasıdır.
Akdeniz, İran-Turan, Avrupa-Sibirya gibi 3 bitki topluluğunu barındıran ülkemiz, bitki çeşitliliği bakımından adeta "kıtasal" büyük bir zenginliğe sahiptir. Avrupa kıtasının tamamının sahip olduğu bitki çeşitliliği sayısı 13.000'dir. Avrupa'nın on beşte biri büyüklüğe sahip olan ülkemizin bitki zenginliği 12.000'dir.
Dünyada sadece belli bir coğrafi bölgede yetişen bitkiler "endemik bitki" olarak tanımlanır. Biyolojik çeşitlilik bir ülke, bölge, kent için tartışmasız en büyük doğal zenginliktir. Bilim insanları bunu bir yaşam kalitesi olarak da sayıyorlar. Avrupa'nın endemik bitki taksonu sayısı 3000 iken, ülkemizin sahip olduğu endemik bitki sayısı 3300'dür. Antalya, dünyanın endemik bitkiler hazinesi bir kenttir. Avrupa ülkelerinin birçoğunun endemik sayısından çok, çok üstünde endemik bitki zenginliğine sahibiz ve bu zenginliğimizi yeni, yeni keşfediyoruz.
Antalya'nın endemik bitki taksonu sayısı 840'tır, Türkiye'nin de en çok endemik bitkiye sahip kentidir. Antalya'yı Konya 726, Mersin 560, Kayseri 523 ile izler.
Antalya, Isparta ve Burdur'un toplam endemik zenginliği 1588'dir. (Isparta 446, Burdur 303) Türkiye genelindeki endemik varlığının sayısının yarısına bölgemiz sahiptir.
Flora çeşitliliği, tüm doğal zenginliklerde olduğu gibi bir bölgenin tanıtılması konusunda etkin rol oynar. Endemik bitkiler, bunu fazlasıyla yapar. Çünkü, endemik bitkiler ülkenin geçmişten günümüze isimlerini, kendilerine ad olarak da alırlar, Anatolica, Anatolicum, Turcicum gibi aldıkları başka ad örnekleri de belirtmek isterim.
Geçmiş uygarlık isimleriyle adlandırılırlar; Lycica-Likya Lalesi, Burdur'un Pisidica-
Ebemguzeli, Lycia-Likya Orkidesi, Phamphylica-Pamfilya Havacivaotu endemik bitkiler adlarını kentlerden de alırlar; Ophry Antalyensis-Antalya Orkidesi, Asperula Antalyensis-Antalya Yapiskanotu, Campanula Antalyensis-Antalya Çançiçeği.
Bazı endemikler ilçelerden de ad alırlar; Asperula Elmalıensis-Elmali Yapışkanotu, Aethionmea Alanyae-Alanya Kayagülü, Chaerophyllum Aksekiense-Akseki Orman Maydonozu, Pyrus Serikensis-Serik ArmuduBazı endemikler de Alanya'nın Mahmutlarındaki gibi daha küçük bölgelerden isimlenirler; Astragalus Mahmutlarensis, İsimlerini dağlardan, deniz, göl, nehirlerden aldığı gibi antik kentlerimizden de alırlar; Ophyrs Phaseliana-Faselis Orkidesi, Lathyrus Phaselitanus-Faselis Mürdümü gibi.
Örnekleri Antalya bölgesinden verdim oysa her kent, her bölge için bu yapılabilir.
Endemik bitki zenginliğimizi yeterince tanıyıp, tanıtamadığımız gibi ne yazık ki koruyamıyoruz. Kaybetme sınırında olduğumuz endemik bitki sayımız günden güne, çoğalmaktadır. Tehlike sınırlarına gelen endemikler için ne yazık ki, alınmış bir önlem yoktur.
İşte Expo 2016 Antalya ile biz dünyaya flora çeşitliliğimizi, endemik zenginliğimizi, bahçe kültürümüzü tanıtırken, gelecek nesiller olan çocuklara, bu zenginliklerin korunması gerektiğini anlatmalıyız…
Not: Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Türkiye'nin Endemik Bitkileri" kitabı kaynak olarak alınmıştır.

ARKADAŞINA GÖNDER
Nizamettin ŞEN: Endemik bitki zenginliğimiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz