X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Radyoterapide hedef yüksek yaşam kalitesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Radyoterapide hedef yüksek yaşam kalitesi

  • Giriş Tarihi: 18.1.2013

Medstar Antalya Hastanesi Kanser Merkezi'nden Doç. Dr. Berrin Pehlivan, radyoterapi teknolojisindeki son gelişmeler ve hasta konforu hakkında bilgi verdi

Kanser, uzun süreçli bir hastalık. Tedavinin başarısı için ekip çalışması ve tanı konan her hastanın tek tek ele alınarak tedavinin hangi aşamadan başlayacağını belirleyen bir konsey yaklaşımı gerekir. Kanser hastalarının yaklaşık yüzde 50'sinde cerrahi ve ilaç tedavilerine ek olarak radyoterapi uygulanmaktadır. Bazı kanser tiplerinde radyoterapi tek tedavi yöntemidir. Son yıllarda radyoterapi alanındaki gelişmeler sayesinde, kullanılan cihazların verdiği ışın hastalıklı dokuya yönlendirilerek sağlıklı dokuların en az zarar görmesi sağlanmakta, hastaya konforlu bir yaşam olanağı sunmaktadır. Medstar Antalya Hastanesi Kanser Merkezi'nden Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan, radyoterapi teknolojisindeki son gelişmelerin hasta konforu açısından önemi hakkında bilgi verdi.

TEKNOLOJİK GELİŞMELER

Kanser tedavisinde hastanın özelliklerinin ve tümör verilerinin tartışılarak, tedavi kararlarının tüm doktorların katıldığı multidisipliner onkoloji konseyinde alınması, en iyi teknoloji ve konforun hasta ile buluşturulmasının, tedavinin başarısı açısından son derece önemli olduğunu belirter Doç. Dr Pehlivan, "Tıp dünyasının teknolojik gelişmelerinin en çok yansıdığı alan olan radyoterapi, günümüzde alanında uzman doktor ve radyofizik uzmanları tarafından, teknolojik yenilikleri en ileri düzeyde olan modern cihazlarla gerçekleştirilmektedir" dedi.

MERKEZ SEÇİMİ ÖNEMLİ

Kanser tanısı konulmuş veya şüphesi olan hastaların, kanser tedavisinin uzun bir süreç olabileceğini bilmeleri gerektiğini belirten Pehlivan, "Hastalar tedavi sürecinden geçerken; kendilerini rahat ve güvende hissedebilecekleri bir ortam ve kendilerini yarı yolda bırakmayacak, işini en iyi şekilde yapan, teknik altyapısı güçlü, alanında uzman ve her konuda destek alabilecekleri bir ekibi, yol arkadaşı olarak belirlemelidir" dedi.

EN AZ DOZLA TEDAVİ
Radyoterapinin, tüm tedavi alternatiflerinde olduğu gibi yan etkiler açma olasılığı bulunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Pehlivan, "İki boyutlu olarak yapılan tedavilerde, hasta dokuya yeterli doz ışın verebilmek için geniş bir alan kullanılmaktaydı. Buna bağlı olarak da sağlıklı doku hasarları ile yan etkiler çok daha fazla görülmekteydi. Son yıllarda radyoterapi alanındaki gelişmeler, özellikle kullanılan cihazların verdiği ışınların mümkün olduğunca hastalıklı dokuya yönlendirilmesi, diğer alanların en az doza maruz kalmasını sağlayacak teknolojik ilerlemeler şeklindedir. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak radyoterapide tedavi mentalitesi de değişmiş, tedavi başarısının yanında, hastanın tedavi sırasındaki ve sonrasındaki hayat kalitesi de önemli hale gelmiştir. Artık daha uzun bir yaşam süresine sahip olan kanser hastalarının, tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra hayatlarına normal bir şekilde devam etmeleri, iyileşmeleri kadar önemlidir" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.