X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mustafa NOYAN: Dağ fare doğurdu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mustafa NOYAN: Dağ fare doğurdu

  • Giriş Tarihi: 21.1.2013

Antalyaspor'un dün Gençlerbirliği'ni yenerek ligin ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapacağını, bunun yanı sıra liderlik anlamında da avantaj sağlayacağını düşünerek maça gidenler tam anlamıyla hayal kırıklığına uğradı. Daha maç başlar başlamaz oyuncuların gözleri bile açılmadan dört dakikada rakibin yeni transferi Vleminckx'in iki golü Antalyaspor ağlarındaydı. Murat Duruer'in 8. dakikada serbest vuruştan gelen golü biraz umut verse de Ankara ekibi maçı çoktan kontrolüne almıştı bile. İyi futbolu ve iyi top yapmasıyla tanınan Medical Park Antalyaspor ilk yarıda tanınmaz haldeydi. Rakibinin ayağa toplarla geliştirdiği ataklarda orta sahası zaten sıkıntılı olan kırmızı beyazlı ekip Musa Nizam'ın kendi kalesine attığı golle teslim bayrağını çoktan çekmiş gibiydi. İlk yarıda yenilen dört golün üçünde son derece acemice defans hataları vardı. Bu hataların çoğu da Deniz Barış'tan geldi. Ligin ilk yarısında tarihindeki en büyük performansı yakalayan Antalyaspor'da bir gün kaçınılmaz bir düşüş olacağı zaten bekleniyordu ama bu maçta olacağı kimsenin aklına gelmezdi. İlk yarı boyunca ne yaptığını bilmeyen savruk bir takım vardı sahada. Özdilek yediği üçüncü golden sonra Mehmet Eren'i oyuna alarak forvet hattını dörtlerken Zeki Yıldırım'ı oyundan aldı ve Murat Duruer'i onun yerine ön liberoya çekti. İkinci yarıda Antalyaspor maçı çevirme adına bütün riskleri aldı ve daha baskılı oynamaya çalıştı. Bunun sonucu olarak geliştirdiği atakların birinde 3. golü bularak hiç değilse maçı beraberliğe taşıma anlamında umutlarını arttırdı. Daha birkaç gün önce kupa maçında ilk maçı olmasına rağmen takımının en iyilerinden biri olan Mehmet Sedef ile neden maça başlanmadığı, kafamı karıştırdı. Antalyaspor bu maçta ortaya koyduğu futbolla ligin ikinci yarısında önemli sıkıntılar yaşar… Dünkü maçta son derece dağınık bir görüntü sergiledi. Sürekli şişirme toplarla forvet adamlarını buluşturmaya çalıştı. Böyle bir oyun sisteminin artık kalmadığını sanıyorum. Bu durum takımın form düşüklüğünün de ayrı bir göstergesidir.
"Bu tür maçlar her takım için olağan şeylerdir. Bunlar yol kazasıdır" diye düşünmek bence aşırı iyimserlik olur. Öyle bile olsa bu lig daha çok şeye gebe.. Cuma günü Galatasaraylılar da Kasımpaşa'ya yenilebileceklerini akıllarından bile geçirmiyordu. Rakibi Gençlerbirliği veya bir başkası... Antalyaspor böyle güzel bir günde ve sahada kendi evinde 5 gol birden yiyorsa bunun altında yatan hastalığın iyi teşhis ve tedavi edilmesi lazım. Takım kötü sonuç aldı diye "Vurun abalıya" örneğinde olduğu gibi davranmıyorum. Bu takımın başta stoper ve orta sahada iyi bir adama acilen ihtiyacı olduğunu daha geçen hafta yazdım. Şimdi bir kez daha hatırlatıyorum. Yıllar önce Yılmaz Vural yönetimindeki Sarıyer'in ilk yarıyı 28 puanla tamamlayıp ikinci yarı sonunda ligden düştüğünü ben unutmadım. Antalyaspor ligin ilk yarısını 30 puanla tamamlayarak yeni bir tarih yazarken ikinci yarının ilk maçında da 5-3 gibi farklı bir yenilgi alarak tarih yazdı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.