X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İleri yaşta kemik iliği nakli umudu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İleri yaşta kemik iliği nakli umudu

  • Giriş Tarihi: 1.2.2013

Medstar Antalya Hastanesi Kanser Merkezi'nden Prof. Dr. Karadoğan, kan kanserlerinin tedavisinde yaşam süresi ve kalitesini arttıran nakilleri anlattı

Kemik iliğinde bulunan kan yapıcı kök hücrenin genetik yapısının bozulması ve kan hücrelerinin üretiminin kontrol dışına çıkarak, vücutta aşırı birikimine yol açması ile ortaya çıkan kan (kemik iliği) kanserleri, akut ve kronik şekilde kendini gösteren hastalık grubu olarak tanımlanıyor. Kan kanserlerinin tedavisinde çok önemli yeri olan kemik iliği naklindeki yeni gelişmeler sayesinde hastaların yaşam süreleri ve kaliteleri artıyor, mini nakil uygulamaları ileri yaş hastaları için umut oluyor. Medstar Antalya Hastanesi Kanser Merkezi'nden Prof. Dr. İhsan Karadoğan, kan kanserlerinin tedavisinde hastanın yaşam süresi ve kalitesini arttıran nakiller hakkında bilgi verdi.

HEDEF TAM ŞİFA

Kan kanserlerinin tedavisinde kemik iliği (kök hücre) nakillerinin de önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Prof. Dr. Karadoğan "Hastanın kendi kök hücrelerinin kullanıldığı otolog kök hücre nakillerinde hedef kanser hücrelerini daha etkili bir şekilde yok edebilmek için yüksek doz kemoterapi ve/veya radyoterapi verebilmektir. Başka bir kişinin kök hücreleri kullanılarak yapılan allojenik nakillerin otolog nakillerden önemli bir farkı bu nakil işlemi ile hastaya vericinin bağışıklık (immün) sistem hücrelerinin de nakledilmesidir. Bu hücreler hasta ile verici arasında var olabilen doku uyumu farklılıkları nedeniyle hastanın sağlıklı hücrelerine savaş açarak önemli hasarlar oluşturabilmektedir. Hastanın bu ağır tedaviyi tolere edebilmesi için yaşının nispeten genç ve genel durumunun iyi olması gerekir. Diğer yandan ise nakledilen verici kaynaklı bağışıklık hücrelerinin hasta için olumlu etkisi de söz konusudur. Bu bağışıklık sisteminin savaşçı hücreleri hastadaki kanser hücrelerini hedef alarak onları yok edebilmektedir. Günümüzdeki çalışmalarının önemli bir kısmında allojenik nakillerde, vericinin bağışıklık sisteminin hastaya yaptığı zararlı etki ile tümör hücrelerini yok edici olumlu etkisi birbirinden ayrıştırılmaya çalışılmaktadır" dedi.

VERİCİNİN ALICIYI İYİLEŞTİRMESİ

Son yıllarda hastaya yüksek dozda kemoterapi ve/veya radyoterapi vermeden, vericinin bağışıklık sisteminin alıcı üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanmak için "mini nakil" kavramının gündeme geldiğini belirten Karadoğan "Buradaki beklenti, hastaya nakledilen yeni bağışıklık sisteminin hastadaki tümör hücrelerini yok etmesini sağlamak ve bu şekilde hastalığı kontrol altına almaktır" diye konuştu.

45 YAŞ SINIRI 70'E ÇIKIYOR

Mini nakillerin hasta için bazı avantajlar sağladığını açıklayan Karadoğan, "Nakil öncesi verilen düşük doz kemoterapi sayesinde, yüksek doz tedavilerin yan etkilerinde azalma görülmüştür. Genel durumu düşkün, başka sağlık sorunu bulunan ileri yaştaki kişiler için bu mini nakiller ciddi bir umut olmuştur. Bu nedenle, son 10-15 yılda yapılan nakillerde yaş sınırı gittikçe yükselmeye başlamış, daha önce 40-45 yaş üzerindeki hastalara yapılması önerilmeyen allojenik nakiller, gelişen teknoloji, destekleyici tedavilerin artması, daha etkin ilaçlar ve enfeksiyon takiplerinin önem kazanması ile 60'lı yaşlarda da yapılabilir hale gelmiştir. Otolog nakillerde hastanın performansında bir sorun yoksa 70 hatta 70 yaş üzeri hastaların da nakil şansı doğmuştur. Kan kanserlerinin ilerleyen yaşla birlikte görülme sıklığının arttığı göz önüne alınınca asıl ihtiyacı olan yaşlı hasta grupları da bundan yarar görür hale gelmiştir" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.