X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sobalı günlere özlem!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sobalı günlere özlem!

  • Giriş Tarihi: 24.2.2013

Sobada maşa üzerine konulmuş ekmekler kızarmaktadır. Ancak oda ısınınca çıkılırdı yorgan altından. Sonra giyinirsiniz. Kahvaltıdan koşarak çıkarsınız sokağa. Dışarıda soğuk vardır

Özellikle müstakil evlerde, evin altı "bodrum" olurdu ve aile bireyleri arasında odunu kömürü kim alıp yukarı çıkartacak diye hararetli tartışmalar yaşanırdı. Geceleri soba "geçmeden" uyumak gerekirdi. Yani ev henüz sıcakken uykuya dalınmalıydı. Çünkü sonradan yatağı ısıtmak oldukça zor olurdu. Genellikle evin oturma odası iyice ısındıktan sonra, kapılar açılmak suretiyle az da olsa ısınan yatak odalarında, ağır, pamuk yorganlar altında uyunurdu. Çocukların hemen soba yanında yer yatağı vardı. Gece yatmadan önce yavaş yavaş sönmekte olan sobanın tavana vuran ışıklarına bakarak alevini izlemek, odunların "çıtırt, çıtırt" diye çıkardığı ses eşliğinde uykuya dalmak ayrı bir zevkti. Sabahları kalktığımızda ise annemiz sobayı yakmadıysa, biz çocukların yataktan çıkası hiç gelmezdi. Sabah uyandığımızda burnumuzun ucu buz gibi olurdu. Yorgan altında sohbetler, birbirine tekme atmalar başlar; annenin sobayı yakması oradan izlenirdi.

EN TATLI UYKU

Akşama kadar sokakta oynarsınız. Akşam olunca tekrar eve girdiğinizde odada soba yanmaktadır. Dışarıdaki soğuktan eser yoktur. Oda çok sıcaktır. Tırnaklarınız sızlar önce, sonra yavaşça alışmaya başlarsınız sıcağa. Gün sizi yormuşsa, soba kenarında uyuyakalırdınız. Uykuların en tatlıları da öylece uyuyakalmış olanlarıydı. Ben de sobalı evde büyüyenlerdenim. Bu Soba Müzesi bana iyi geldi. Sobalı günleri özledim. Sobanın başına geçip kestane pişirmeyi çok özledim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.