X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Onların hayatı 'tiyatro' ile değişti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Onların hayatı 'tiyatro' ile değişti

  • Giriş Tarihi: 28.2.2013

Akdeniz Üniversitesi Personel Tiyatrosu, intiharı düşünürken sahneyle hayata tutunan, tiyatro yapmak için eşinden boşanmayı göze alan, Karadenizli olup da rol icabı etek giyecek cesareti olan ve bir oyunda aşık olup evlenen kişilerden oluşuyor

Akdeniz Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu'nun içinde sanat yapılıyor. Personel Tiyatrosu akademisyeninden, mühendisine, idari personelden öğrencisine oluşan bir topluluk. Burada tiyatro yaparak üniversitenin de sesini herkese duyuran tiyatro grubu üyeleri, bu sanata öylesine aşık olmuş ki hayatlarını değiştirmeye bile razılar. İşten çıkıp tiyatro kulübüne gelen tiyatrocular bütün günün yorgunluğunu sahnede bırakıyor. Personel Tiyatrosu ekibi yönetmeni Erkan Altay ve oyuncularla üniversitede bir araya geldik. 2008'de ilk kuruldukları günden bugüne yaptıklarını heyecanla anlattılar. Hepsinin tiyatroya başlama öyküsü ayrı bir güzellikte. Hepsi çok eğlenceliler, güzel insanlar. Tiyatro hepsinin hayatına artı katmış. Eksi yönleri de var tabi. Ailelerinden çaldıkları zaman… Bunu sorun edip, 'Ya tiyatro ya ben' diyenler de var, sonuna kadar destek olanlar da… Ama onların düşündüğü tek şey var. Sahneden kopmamak…

KEZBAN KOÇAK'IN FİKRİ
Üniversitede personelken tiyatro kurmak Kezban Koçak'ın aklına gelmiş. Bu düşüncesini yönetmen Erkan Altay'a söyleyince Akdeniz Üniversitesi Personel Tiyatrosu'nun temelleri atılmış. Erkan Altay anlatıyor: "2008 yılında başladık. Her yıl yeni oyunlar sahneye koyuyoruz. Kezban Koçak'ın emekleriyle oluştu. Herkese, üniversitenin personeline, öğretim üyelerine, öğrencilerine ulaştı. Çekirdek kadro Kezban Koçak, Aysun Altay, Celalettin Hansu, Veli Kahraman, Yücel Öztürk, Okan Dilek. Akdeniz Üniversitesi Personel Tiyatrosu, akademisyenler, personel ve öğrencilerden oluşuyor ve Türkiye'de bir ilktir. İlk zamanlar taşeron gibiydik. Nerede yer bulsak orada çalışıyorduk. Ama asla öğrencinin zamanından çalmadık. Daha sonra Sayın Aydın Özdemir desteğiyle şimdiki yerimizi kazandık."

İLK ÖDÜL İSTANBUL'DAN
Tiyatro ekibi heyecanla grubu oluştururken Elif Ana adlı oyunları, İstanbul'da üniversiteler arası tiyatro yarışmasından jüri özel ödülü almaya hak kazanmış. Personel Tiyatrosu, çalışanları ve öğrencileri stresten arındırıyor. Öyle ki evleri gibi gördükleri tiyatro kulübü kahkahaların havada uçuştuğu bir yer haline gelmiş. Röportaj sırasında herkes bir şeyler paylaşmak istiyor. Heyecanla, gülerek birbirlerini dinliyorlar. Amatör ruhun kaybolmaması böyle bir şey galiba. Erkan Altay anlatmaya devam ediyor: "Burası bizim yuvamız. Çünkü çalışan arkadaşlarımız öğretim görevlilerimiz, idari personelimiz var. Tamamen o iş stresinden burada kurtuluyorlar. Kapıdan içeri girdiklerinde kimliklerini askıya alıyorlar. Hem öğrenci, hem öğretim görevlisi hem idari personel bir tiyatroda görev alıyor. İçimizde profesyonel insan yok. Gönüllülük esasına dayanıyor. Herkes istediği için burada. İş çıkışı 1-1,5 saatlik zamanda güzel eserler ortaya koyan bir başarılı ekibiz..."

9 İLÇEYE TURNE YAPIYORLAR
Personel Tiyatrosu'nun oyunları yüksek okulların bulunduğu 9 ilçeye turneye gidiyor. Burada halka açık ücretsiz sergilenen oyunlar vatandaşlarIn beğenisini topluyor: "Üniversitenin ismini yumuşatıyoruz. Sosyal olmak bizim için olmazsa olmaz. Huzurevi ziyaretleri yaptık . İlk oyunumuz 'Düğün ya da Davul'u' sahneye koyacağımız zaman dekorlarımızı cezaevinde tutuklu olan mahkum arkadaşlarımıza yaptırdık. Onların emekleri ve destekleriyle yapıldı. Orada da oynandı. Her oyunumuzu cezaevlerine götürüyoruz. Gidemediğimiz oyunların da CD'sini gönderiyoruz. Her oyunumuzun sonunda selamımızı yapıp bütün halkı sahneye alıp halay çekiyoruz oyun oynuyoruz. Çünkü biz bu işi sevdiğimiz için yapıyoruz. Sadece emeklerimizin sonucunda alkışı almak tek derdimiz."

KADIN HİKAYELERİ

Tiyatro şu anda 'Entrikalı Dolap Komedisi' adlı oyunu 27 Mart'a hazırlıyor. Hala oynadıkları 'Üçüncü Sayfadan Kadın Hikayeleri' adlı oyun da güncelliğini koruyor. Geçen yıl 8 Mart'a sahnelenen oyun Türkiye'de zaten güncelliğini yitirmez: "Oyunumuz Türk toplumunda yaşayan kadının yerini anlatıyor. O anlamda sıcak tutuyoruz her daim sahneye koyuyoruz. Sanatı siyasete katmadık. Günümüz insanını yansıtabileceğimiz konuları seçiyoruz."

EŞİNDEN AYRILMAYI BİLE GÖZE ALAN OYUNCU
TİYATRO ekibinden Edebiyat Fakültesi'nde teknisyen olarak görev yapan Veli Kahraman'ın tiyatro hikayesi ilginç. "İlk oyunda başrol oynadım. Matine, suare yaptık. Hanım geldi herkes tebrik ediyor ben tamam hanım sarılacak, 'Arkandayım sonuna kadar destekliyorum' diyecek. Öyle demedi ama 'Arkadaş ya bu tiyatroyu devam ettirme ya bizim eve gelme' dedi. Düşündüm taşındım tiyatroya ara verdik. Ara verdim ama bu durum bende iyi sonuç vermedi. Hanıma, 'Ben senden ayrılmayı göze alıyorum ben tiyatroya gidiyorum arkadaş' dedim."

BİRİNİN SOYADI, DİĞERİNİN HAYATI DEĞİŞTİ
Üniversitede özel kalemde memur olan Aysun Altay da 'Düğün ya da Davul' oynunun ardından aşık olduğu Erkan Altay ile hayatını birleştirdi. Celalettin Hansu ise hayatında iyi gitmeyen şeyler yüzünden intiharı düşünürken tiyatroyla tanışmış: "Ben bugün yaşıyorsam tiyatro sayesinde. Beden eğitimi spor yüksek okulundayken intiharın eşiğindeydim özel yaşantımdan dolayı. Buraya geldim hayatın anlamını fark ettim. Buradayım, burada olmaya devam edeceğim." Mühendis Yücel Öztürk ise Trabzonlu. Bir Trabzonlu olarak oyunda etek giymenin ne kadar güç olduğunu gülümseyerek anlatıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.