X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Pankreas kanserinde Nanoknife dönemi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Pankreas kanserinde Nanoknife dönemi

  • Giriş Tarihi: 1.3.2013

Medstar Antalya Hastanesi Kanser Merkezi'nden Radyoloji ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz, Nanoknife yöntemi hakkında bilgi verdi

Vücutta,hayati birçok doku ve damarla yakın komşuluk gösteren pankreas; kanserleşme durumunda tümörün çevre doku ve damarlara çok hızlı bir şekilde yayılması nedeniyle en tehlikeli kanser türleri arasında yer almaktadır. Kanser teşhisi konulduğunda pankreas kanserli hastaların %85'inde cerrahi operasyon şansı kalmamaktadır. İşte nanoknife ablasyon (irreversible electroporation) özellikle bu gruptaki hastalar için yeni bir umut kaynağıdır. Medstar Antalya Hastanesi Kanser Merkezi'nden Radyoloji ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Saim Yılmaz, pankreas kanseri tedavisinde uygulanan "Nanoknife yöntemi" hakkında bilgi verdi.

UMUT OLUR MU?

Ablasyonun, özel iğnelerle ciltten girilerek tümör dokusunun tahrip edilmesi olduğunu belirten Yılmaz, "Bu amaçla radyofrekans, lazer ve mikrodalga gibi ısıtma ya da krioablasyon gibi soğutma yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler başta karaciğer ve akciğer olmak üzere birçok organda yıllardır başarıyla kullanılmaktadır. Ancak bu tür "termal" ablasyon yöntemleri pankreas gibi organlarda hem yeterince etkili olmamakta hem de tümör çevresindeki pankreas ve safra kanalları ile mide ve bağırsak gibi organlara zarar verebilmektedir. Nanoknife ablasyon ise tümörü öldürmek için ısı yerine düz elektrik akımı kullandığından bu tür problemlere yol açmaz. Yapılan birçok deneysel çalışmada ve binlerce hastada gerçekleştirilen uygulamalarda, nanoknife ablasyonun kan damarları ve safra kanallarına zarar vermediği, damar çevresindeki tümör dokusunu öldürdüğü ve mide-bağırsak gibi organlarda bariz bir hasar yaratmadığı gösterilmiştir. Bu özellikleriyle nanoknife, pankreas kanserinin ablasyonunda günümüzde en uygun yöntem olarak kabul edilmektedir" dedi.

AMELİYATA HAZIRLIK

Nanoknife ablasyonun vücudumuzdaki kan damarlarına, safra ve idrar kanallarına, sinirlere kalıcı zarar vermeden bu bölgedeki tümörleri öldürebilen bir yöntem olduğunu açıklayan Yılmaz "Bu özellikleriyle öncelikle pankreas, safra yolu ve prostat kanserlerinde kullanılmıştır, ancak diğer kanser türlerinde de çalışmalar sürmektedir. Yöntemin en önemli kullanım alanlarından biri olan pankreas kanserinde en uygun hasta grubu, uzak metastazı olmayan ancak çevredeki damarlar tutulduğu için ameliyat olamayan hastalardır. Lokal-ileri evre olarak adlandırılan bu grup hastalarda nanoknife, tutulan damarlara zarar vermeden çevredeki tümör dokusunu öldürebilir ve hastaları ameliyata uygun hale getirebilir" dedi.

HÜCRELER TAHRİP EDİLMİYOR

Nanoknife tedavisi için hastaya genel anestezi altında, bilgisayarlı tomografi ya da ultrasonografi kılavuzluğunda karın bölgesinden girilerek pankreastaki tümöre birkaç tane iğne yerleştirildiğini vurgulayan Yılmaz, "İğnelerin tümörün kenar kısımlarına yerleştirilmesi, birbirine paralel olması ve aralarındaki mesafenin 2 cm'den fazla olmaması gereklidir. Tomografi veya ultrasonla iğnelerin doğru yerleştirildiğinden emin olunduktan sonra iğnelere ikişerli gruplar halinde çok yüksek elektrik akımı (3000 Volt / 50 Ampere kadar) verilerek tümör hücreleri tahrip edilmeden öldürülür. Bu doku ölümünde, diğer ablasyon yöntemlerinde oluşan doku ölümünden farklı olarak hücreler canlılığını kaybeder" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.