X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İçindeki küçük kız hala koşuyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İçindeki küçük kız hala koşuyor

  • Giriş Tarihi: 28.3.2013

Antalya Engelli Sanat Merkezi üyelerinden Songül Yılmaz, 10 yaşında koşu yarışmasında madalya kazanmış. 20 yaşında kaza sonucu yürüme yetisini kaybetmiş ama yaptığı işlerle içindeki küçük kızın hala koştuğunu kanıtlıyor

Hiç engelli bir yakınınız oldu mu ya da çok samimi olduğunuz bir arkadaşınız? Size içini döken, anlatan, hayatına bire bir tanık olduğunuz. Benim gazetecilik hayatım boyunca tanıdığım çok fazla engelli insan oldu… Ben onlar kadar yaptığı işten keyif alan, azmeden, hayata gülerek bakan, etrafa ışık saçan başka insanlar görmedim. Herhangi bir engeli olmayan arkadaşlarınızı bir düşünün, her gün yeni bir sorun anlatır.

ENGELLİ SANATEVİ

Ben engelli bir kişide hiç böyle olumsuzlukla karşılaşmadım. Belki de Allah'ın verdiği bir sabır, yaşama sevinci vardır ama onlar her sabah umutla uyanıp, yollara düşüyor. İçi yaşama sevinciyle dolu bir kişi daha tanıdım. Antalya'da takdir ettiğim insanlardan biri olan Eczacı Hülya Bostanoğlu aracılığıyla tanıdığım Songül Yılmaz da azmiyle, yaptıklarıyla, hayalleriyle göz dolduruyor. Antalya Engelli Sanatevi'nde şarkı söyleyen, el işi yapan, yeri geldiğinde bütün işleri organize eden Songül Yılmaz evde de kızına iyi bir anne. İlköğretim yıllarında koşu yarışmasında ikinci olmuş, madalya almış. 10 yıl sonra da kaza sonucu yürüyememiş. Ama Yılmaz, hayatını kökten değiştiren bu olaydan hep iyi şeyler çıkarmayı da bilmiş. Bence kendini kötü hisseden, hayata olumsuz bakan birileri varsa, Antalya Engelli Sanatevi'ne koşsun. Oradaki engelli arkadaşların yaptıkları işleri bir görsün, sohbet etsin, belki gönüllü çalışmalar da yapabilirsiniz ama onların yaşama sevinci hayatınıza çok şey katacaktır.

ÖĞRETMENDEN ISRAR
Aslen Batmanlı olan Songül Yılmaz, ilköğretim çağında beden eğitimi dersinde gösterdiği performansıyla öğretmeninin dikkatini çeker. Okullararası koşu yarışmasında Songül'ü görmek ister ama 'kız çocuğu öyle her yere girmez' mantığı ile karşılaşır. Öğretmenin ısrarıyla baba ikna olur: "Babamın asla izin vermeyeceğini düşünüyordum. Babam çok diretti ama öğretmenimin ısrarına daha fazla dayanamadı ve ikna oldu. O anki mutluluğumu hala hatırlıyorum. İlköğretim okulları arasındaki yarışmada ikinci oldum. Madalya aldım. Ancak ikinci yarışmaya izin çıkmadı, çok üzülmüştüm."

KIZ ÇOCUĞU OKUMAZ

Yarışmadaki başarısına rağmen Songül Yılmaz ikinci koşuya katılamamış ve ilköğretimin sonunda okuldan alınmış: "Kız çocuğu okutulmazmış. Öyle dediler. 12 yıl sağlık sektöründe çalıştım. Annem rahatsız olduğu için günde 3 kez iğne vurulması gerekiyordu, iğne vurmayı öğrendim. Annem iyileştikten sonra da bir sağlık kabininde işe başladım. Annemin ısrarı ve sayesinde çalıştım, yoksa bizim oralarda kız çocuğu hem okutulmaz, hem çalışmazdı."

TALİHSİZ KAZA

Songül Yılmaz, 20 yaşındayken babasını kaybetmiş. Aradan 2 ay geçmeden geçirdiği trafik kazası sonucu hastanelik olmuş. Artık yürüyemediğini 13 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra öğrenmiş: "Kendime gelince normal bölüme çıkardılar orada bir hasta vardı o üçüncü gün yürüdü. Ben de kalkmak istedim. Arkadaşlardan yardım istedim. 3-5 hemşirenin yardımıyla kalkmaya çalışırken bedenimin çürük olduğunu anladım. Zaten annem ağlayınca hemen yatırdılar beden süzüldü, hareket yok, his yok belden aşağısı hiç tutmuyordu. 13 gün sonra öğrendim bacaklarımın çalışmadığını. Bütün dünyam yıkıldı. Sigortam olmadığı için Ankara'da tedavi olma şansım yoktu."

HASTANEDE AŞKI BULDU
Songül Yılmaz, geçirdiği kazadan 2 yıl sonra Batman'dan Diyarbakır'a sevk edilmiş. İlgili bölümde yatak olmadığı için psikiyatri bölümünde tedavi görmek zorunda kalmış ama burada aşık olmuş: "Benim kalmam gereken bölümde yer yoktu. Psikiyatri bölümünde kalınca, eşim de o sırada amcasına refakat ediyordu. Orada tanıştık. Hocalara, hemşirelere bana aşık olduğunu söylemiş. Ben evliliği asla düşünmüyordum. Ben de aşık olunca evlenmek istedim ama Batman'da amcamlar karşı çıktı. Biz de annem, eşim ve ben Antalya'da yaşayan ağabeyimin yanına geldik ve yaşamaya başladık. 15 yıldır buradayım."

MUCİZE BEBEK
Yılmaz'ın şimdi İlknur adında güzeller güzeli bir kızı var. Onun dünyaya gelmesi mucize. Çünkü hamile kalan Songül Yılmaz doktorları bile şaşırtmış: "Doktorlar çocuğu alalım dediler. Ben aldırmak istemiyordum. 'Bebeği ve seni kurtaramayız' dediler. Rabbim verdiyse vardır sebebi dedim dokundurmadım çocuğuma her şeye rağmen dünyaya getireceğim onu dedim. 6 aylık hamileyken eşim beyin kanaması geçirdi bu nedenle erken doğum yaptım. Kızım şu an 8 yaşında ikinci sınıf öğrencisi. Kızım dünyaya geldikten sonra ona ben baktım. Hayatımın en güzel anları. Yalnızca banyosunda yardım alırdım."

AKÜLÜ ARABA GELDİ, SOKAĞA ÇIKABİLDİ
Antalya'da evlenerek kendine bir yaşam kuran Songül Yılmaz birgün evde otururken kapısı çalar. Bir partinin kadın üyeleri Songül Yılmaz'a bir ihtiyacı olup olmadığını sorar. Akülü araba isteyen Yılmaz'ın bu isteği iki gün içinde gerçekleşir ve akülü arabasıyla kendini sokağa bırakır: "Şehre yeni geldiğim zaman kimseyi tanımıyordum, eğitimim yoktu çok sıkılıyordum. Maddi durumumuz iyi değildi, akülü arabam yoktu. Partili kadınlar gelip akülü araba isteğimi yerine getirdiler ve dışarıya çıkmaya başladım. İnan o gece hiç uyumadım. Çok mutlu oldum. İlk kapının önünde dolaştım parka gittim yabancı olduğum için arabayı da pek kullanmayı bilmiyordum. O anı yaşıyorum şuan. Çok güzeldi."

BURADA ÇOK MUTLUYUZ
Eczacı Hülya Bostanoğlu'nun kurduğu Antalya Engelliler Sanatevi'nde tüm engelliler keyifli zaman geçiriyor. Evin kapısını genelde Songül Yılmaz açıyormuş. Burada geçirdikleri zamanı gülerek anlatıyor: "Cuma günleri dışında mutfağa kimseyi sokmam. Her şey elimizin altında bize göre ayarlandı. El işi de dahil her iş geliyor elimizden. Arada bir kermesler oluyor kendi emeklerimizi sergiliyoruz. Haftanın 7 günü buradayız. Tatil yok keyif alıyoruz genelde ben açıyorum. Koro çalışmalarımız var. En güzel o gün. Çarşamba takı ahşap boyama ve ritim çalışması var. Hayatım güzel huzurluyum mutluyum, umutluyum."