Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Küstüm oynamıyorum

Giriş Tarihi: 29.3.2013
Son günlerde Antalya'da gündem değiştirme ve saptırma uzmanlığına soyunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, katıldığı bir toplantıda esti gürledi. Bahane üretmekte sınır tanımadığını bir kez daha ispatladı.
Beceriksizlikten kaynaklanan gerçekleştiremediği hizmetler için her birine bir kulp buldu ve Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel'i hedef gösterdi.
Neymiş; bir sürü projesi varmış da Türel yüzünden yapamıyormuş… Özellikle Türel'in Antalya'ya yapılacak hizmetler için "Ankara'da evrak memurluğu dahi yaparım, kapıdan kovsalar bacadan girerim" sözlerine takmış kafayı… Kendisinin bir milyonluk şehrin onurunu ve şerefini taşıdığını belirtmiş. "Kovulduğum kapıya yaklaşmam, bacasından da girmem" diye konuşmuş, şehrin onurlu ve haysiyetli belediye başkanı… Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Menderes Türel de (Bu kadar unvan bile Akaydın'ı hasetten çatlatır) bir açıklama yaparak "Biz bu milletin hizmetkârı olarak çalışırken, kimse şahsi kaprislerine Antalya ve Antalyalıları kurban edemez" diyerek siyasilerin görüş ayrılığı yaşasa da hizmet noktasında bir araya gelmek zorunda olduklarını hatırlatmış. Ve "Küçük bir çocuk edasıyla 'Ben sana küstüm oynamıyorum' demek Antalya ve Antalyalılara yapılan en büyük düşmanlıktır" demiş.
Akaydın'ın söyledikleri arasında öyle önemli bir nokta var ki ona da geleceğiz, ama önce yukarıdaki satırları yorumlayalım. "Kovulduğum kapıya yaklaşmam, bacasından da girmem" demek, Antalya için yapılacak bir hizmetin engellenmesi adına uydurulacak en iyi bahanedir.
Kaçak güreşin kralıdır. Akaydın'ın ben Antalya'ya bu kadar hizmet ederim, gerisi için hiçbir emek sarf etmem düşüncesinin tezahür etmesidir. Antalya'ya kalıcı bir eser bırakmak isteyen, fakat bir yerde takılan bir belediye başkanı, bu eser uğruna mücadele etmeyecekse, o koltukta bir saniye bile oturmamalıdır. Ayrıca Akaydın, Ankara'da hangi kapıya gitmiş de kovulmuş, onurlu ve şerefli bir belediye başkanı olarak açıklasın. Eğer açıklayamıyorsa şeref ve onur konusunu kamuoyunun takdirine bırakırım. Akaydın'ın "Ben onurlu ve şerefli insanım Atatürk düşmanlarına karşı hep dik durmuştur. Bana da düşmanlık yapıyorlar ve dik duruyorum.
Türel, kendisine yalvaracağımı mı sanıyor"
sözlerinde bir eziklik hissettiğimi belirtmek isterim.
Türel de Akaydın'ın bu söylemine şöyle yanıt veriyor; Akaydın'ın, talihsiz beyanında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e atıfta bulunarak düşmana karşı dik durulması gerektiğinin altını çizmesi ve bizleri düşman safına koyması büyük bir hezeyan, gaflet ve delalet içersinde olduğunu gösteriyor.
Antalya'ya hizmet için işbirliği çağrımızı düşmanlık olarak niteleyen Akaydın'a Yüce Atatürk'ün o veciz sözlerini hatırlatıyoruz: "En iyi kişi kendinden çok ait olduğu sosyal toplumu düşünen onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendisini adayan insandır."
Sözün özü; kanımca seçim dönemi yaklaştıkça Akaydın, bu kente hizmet edememenin paniğine her geçen gün biraz daha fazla kapılıyor. Diğer CHP'li ilçe belediyelerinin çalışmaları da tahminim Akaydın'ı ezik bir duruma düşürüyor.
Ve Latif Doğan'ın "Küstüm" şarkısından bir bölümünü eğer kabul ederse Akaydın ile birlikte söyleyelim;

Daha seninle konuşmam
Küstüm Küstüm..
Ne yaparsan yap barışmam Küstüm Küstüm..
Artık sana hiç karışmam Küstüm Küstüm..
Küstüm Oy…


BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Küstüm oynamıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz