Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Talip YÜMSEL: Dile kolay

Giriş Tarihi: 11.4.2013
Hakikaten dile kolay geliyor "10. yıl" demek. Hele bizim meslekte, gerçekten dile kolay aynı işyerinde 10. yıla erişmiş olmak.
Meslek hayatımda en uzun süre çalıştığım kurum oldu Sabah Akdeniz.
Sabah Akdeniz'in yazıişlerinde en en eski olduğumu fark ettim geçen gün.
Üzülsem mi sevinsem mi ne düşünsem bilemedim.
Başladığımızda biz de kent merkezindeydik ve Haber Merkezi'yle aynı çatı altında çalışmıştık. Haber Merkezi ekibinden de Öner Şan'la Cengiz Altay kaldı sadece, birlikte işe başladıklarımızdan.
Matbaa ve dağıtım bölümlerimizi saymazsak en kaşar üç kişiyiz yani Öner, Cengiz ve ben.
Üzülsem mi sevinsem mi bilemedim dedim ya; başladığımızdan beri yaşlanmışız bir kere o kadar yıl. Daha ne olsun.
Ama çok güzel şeyler de olmuş.
Evde çoğalmışız bir kere daha.
Oğlum Ali'den sonra, kızım Ada katılmış aileye, hatta geçen sürede 5 yaşını doldurmuş.
Sadece ben değil çalışma arkadaşlarımdan pek çoğu da çocuk sahibi olmuş.
Büyük bir dikkat ve tam konsantrasyon gerektiren bu mesleği, dikkati öyle pek dağıtmadan sürdürmüşüz.
Yıpranmışız haliyle biraz. Bu arada yıprandığımızı (biraz), 1998'de elimizden alınıp geçen aylarda yarım bir şekilde geri verilmesinden anlıyoruz yıpranma hakkımızın, belirtmeden geçmeyelim.
Geride kalan yıllardan söz ederken, kahrımızı çekenlerden de bahsetmeden olmaz.
Çok meşakkatlidir gazeteci eşi olmak.
Genellikle hayatı, çocuklarıyla tek başına yüklenmek zorundadır gazetecinin eşi.
Düğünlere tek başına gider, misafirliklere de misafiri de çoğu zaman tek başına ağırlamak zorunda kalır.
Çalışıyordur çünkü eşi.
Yıllar geçse de böyle bir çalışma temposuna anlam veremez ama olsun, katlanır.
Eşim Canan'ın şahsında tüm gazeteci eşlerine teşekkür etmek boynumuzun borcu.
Mevlam sabır versin hepsine.
Geçenlerde şimdi ismini hatırlamadığım ünlü bir estetik cerrahın, "Ameliyat edip de bozduğum burunları arka arkaya eklesem Bağdat'a yol olur" dediğini okudum gazetede.
Bizim gazetede yaptığımız hataları da eklesek arka arkaya yol olur herhalde Bağdat'a. Çoğunu siz görmezsiniz, dikkatli bir kaçınız dışında.
Ama yazıişleri kadrosunun basılmış gazeteyi eline aldığında ilk gördüğü şeydir yaptığı hata.
Yanlış yazılan tek bir harf hatadır bizim meslekte.
Çocuğunuz hastaymış, kredi kartının borcu birikmiş, şu olmuş, bu olmuş hepsini geride bırakıp işe pür dikkat kesilmeyi ister o yüzden.
E bizde canlı bir organizmayız, makine değiliz yani.
Aklının bir ucunda dururken dertlerin, görmeyiverirsin başlıktaki harf hatasını.
Ertesi gün kimse derdini sormaz da bir harfin peşine düşer herkes seninle birlikte.
Olsun yine de güzel meslektir bizimkisi.
Bir de hayat bu kadar hızlı akıp gitmese.
Hep birlikte nice yıllara…
ARKADAŞINA GÖNDER
Talip YÜMSEL: Dile kolay
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz