X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antalya'nın siyah-beyaz çiçek bayramları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antalya'nın siyah-beyaz çiçek bayramları

  • Giriş Tarihi: 26.5.2013

Bu hafta sonu Antalya'da 9'uncusu düzenlenen ve birkaç saate sığdırılan çiçek ve çocuk temalı Çiçek Festivali'nin esas amacı etkinliğin yıla yayılması olmalı

Antalya'da sekiz yıldır yapılmakta olan ve artık geleneksel hale gelen Çiçek Festivali'ni ilk yılından itibaren dikkatle izliyorum. Yapılan bütün etkinlikler; birkaç saat içinde yapılan kortej geçişi, bazı araçların çiçekle kaplanması ve Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan kısa bir etkinlikten öte geçemiyor. Hâlbuki bence bu etkinliğin esas amacı, bütün yıla yayılması ve Antalya'da zaten eskiden var olan çiçek sevgisinin tekrar canlandırılması olmalıdır. Eskiden hemen hemen her bahçe duvarı üzerinden sokağa sarkan hoş kokulu yaseminlerle, küçük güle benzeyen ful çiçekleri o günlerdeki Antalya'nın adeta birer simgesi idiler. Artık özel günlerde, Sevgililer Günü'nde eşimize dostumuza vereceğimiz çiçeği çiçekçilerden alıyoruz. Neredeyse evlerde çiçek yetiştirilmez oldu. 1970'li yılların sonuna kadar Antalya'da bahçelerde, özellikle yasemin ve ful adı verilen ve kokusu çok keskin olan çiçeği yetiştirmek, halkın bir kültür simgesiydi. Eski tenekeler içinde yetiştirilen bu ful çiçekleri, vapurla İzmir ve İstanbul'a gönderilmek üzere at arabaları ile iskeleye indirilirken, bunların götürülüşünü halk büyük bir hayranlıkla izlerdi. Hemen hemen her evin bahçesinde bulunan portakal ve limon ağaçlarında, nisan ayında açan çiçeklerin çevreye yaydığı koku, Antalya'yı adeta bir cennete çevirirdi. Resmi daireler bayram ve özel günlerde Atatürk Anıtı'na konulacak çelengi, memurların evlerinden getirdikleri çiçeklerle süslerlerdi. Çünkü her an çiçeklerle iç içe yaşadık o zamanlar. O günlerde bugünkü gibi "teneke çelenk" modası yoktu. Eskiden sabahleyin işe giderken, evin hanımı bahçesinde sıra sıra dizili saksılardan bir gülü, bir karanfili veya bir ful çiçeğini erkeğinin yakasına bir iğne ile iliştirir; sevgili kocasını işine öyle yolcu ederdi. 2013 yılı Antalya Çiçek Festivali'nin konusu çiçek ve çocuk olarak açıklandı. Bakalım çocuklar bu festivalin neresinde, ne kadar yer alacak? Hâlbuki Antalya, yalnızca çocukların yer aldığı 'Çiçek Festivali'ni daha 1935 yılının Nisan ayında başlatmıştı. Eskiden çiçek, Antalya'da yaşamın bir parçası idi. Antalyalılar çiçek yetiştirilmesine ve çiçek sevgisine en çok önem veren insanlardı. Bunun ispatı ise 1930'lu yılların ortalarında başlayan ve her yıl Nisan ayının son pazar günü Antalya'da kutlanan 'Çiçek Bayramı' idi. Çiçek Bayramı'na Antalya'nın tüm çocukları katılırdı. Çiçek Bayramı için çeşit çeşit renklerde çiçek biçiminde giyinmiş, başlarına, boyunlarına çiçeklerden örülü kolyeler takınmış binlerce çocuk, öğleden sonra Cumhuriyet Meydanı'nda buluşurlardı. Sonra önlerinde Halkevi Bandosu olduğu halde, çiçeklerle süslü arabalarla birlikte kentin ana caddelerinden geçerek stadyuma gelirlerdi. İlk kez 24 Nisan 1935 günü düzenlenen Çiçek Bayramı, 1950'li yıllardan sonra Antalyalı idarecilerin ilgilerini esirgemesi üzerine yapılmaz oldu. Bugün beton binalarla sarılmış bulunan eskinin 'Yeşil Antalya'sı, eskiden olduğu gibi bir çiçek bahçesine dönüştürülmesinin projeleri üretilmeye çalışmalıdır. "En Güzel Balkon Yarışması" ile plastik panjurlarla kaplı balkonlar çiçekli bir görünüme kavuşturulabilir. Çocukluğumuzda bir botanik bahçesi gibi Antalya'nın tüm çiçek türlerinin yer aldığı Karaalioğlu Parkı bugün o günlerdeki çiçeklerden yoksun, herkesten ilgi bekliyor. Neden Karaalioğlu Parkı'nı hiç olmazsa yılda bir kez Çiçek Bayramı'nda bir çiçek cennetine çevirmeyelim? Gelin; gelecek yıl Çiçek Bayramı'nı Karaalioğlu Parkı'nda gündüz-gece kutlayalım. Antalya'ya da, bu yakışır.

BİR GAZETE HABERİ
24 Nisan 1938 günü Antalya'da kutlanan Çiçek Bayramı ile ilgili olarak Antalya gazetesinde yer alan haber: "Bugün öğleden sonra 'Antalya Çiçek Bayramı' yapıldı. Okullar saat 15:00'te Cumhuriyet alanında toplanarak, önlerinde Halkevi Bandosu olduğu halde şehrin caddelerini dolaşarak stadyuma gelmişlerdir. İlkokul talebesinden oluşan 1.500 kişilik bir koro milli marşlar söylemiş, daha sonra geçit resmi yapılmıştır. Çocuklar türlü renklere ve biçimlere bürünmüşler ve çiçeklerle süslenmişlerdi..."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.