Çirkinoba ne zaman Güzeloba oldu?

Giriş Tarihi: 22.6.2013

Köy adları, mahalle ve sokak adları zamanla değişime uğrarlar; eski isimleri unutulup gider. Bunlardan birisi de Lara'daki Çirkinoba'dır

Her kentte köy, mahalle ve sokak adları zamanla değişime uğrar. Eski adlarla birlikte, bunlara yüklenmiş anlam, daha doğrusu tarihi de unutulup gider. Antalya gibi turistik bir kentte yaşıyoruz. Örneğin şu mahalle ve sokak isimlerinden hangisi hakkında yeterli bir bilgimiz vardır? Balbey, Bahçelievler, Çaybaşı, Elmalı, Demircikara, Çağlayan, Fener, Haşimişcan, Kışla, Meltem, Memurevleri, Tahılpazarı, Tuzcular, Dutlubahçe, Zerdalilik, Yenikapı, Kemiklik, Paşakavakları, Urumkuş, Hastaciğer Sokak ve diğerleri. Bunlardan her birinin, aldıkları adlar nedeniyle sayfalar dolduracak ilginç birer hikâyesi vardır. Bu hikâyelerden belki en ilgincine sahip olan, Antalya'nın Güzeloba Mahallesi'dir. Antalya kentinin en ince kumuna sahip Lara Plajı çevresinde yer alan bu mahalle, bugün 10'a yakın beş yıldızlı turistik oteli ile onlarca irili ufaklı birçok konaklama tesisine sahiptir. Önü açık denize baktığı için; gündüzleri denizden esen Meltem ile geceleri doğudan esen Alitimya rüzgârı bu bölgeyi, yazın en sıcak günlerinde bile yaşanır hale getirir.

30 BİN KİŞİ YAŞIYOR

Antalya'nın merkez ilçelerinden Muratpaşa İlçe sınırları içinde yer alan Güzeloba Mahallesi'nde yaklaşık bugün 30 bin kişi yaşıyor. Doğusunda Çağlayan, batısında Ermenek, kuzeyinde Güzelbağ mahalleleri ile çevrili olan Güzeloba Mahallesi'nin güneyinde ise Akdeniz uzanır. 23 milyon 500 metrekarelik yüzölçümüne sahip olan mahallede Saime Salih Konca Lisesi, Güzeloba İlköğretim Okulu vardır. Bu bölgede ayrıca Fethi Bayçın Huzurevi, Karpuz Kaldıran Sosyal Tesisleri, Toplum Destekli Polis Merkezi ve19 No'lu Aile Sağlığı Merkezi bulunuyor. Mahallenin çevresinde Havaalanı Caddesi, Barınaklar Bulvarı, Çağlayangil Caddesi, Tesisler Caddesi ile Kardeş Kentler Yolu yer alıyor.

NEDEN ÇİRKİNOBA?

Bu mahalle'nin 1970'li yılların ortalarına kadar "Çirkinoba" adını taşıdığını biliyor muydunuz? Mahallede yaşayan yerli halkı tarafından "Buradaki evlerin çok derme-çatma basit olmasından dolayı, bu yöreye bu isim verilmişti" denilse de; mahallenin adı ile ilgili olan hikâyesi 93 Harbi'ne kadar dayanır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde "93 Harbi" olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hıristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan tek taraflı kamuoyu, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımıdır.

YERLİ HALK İKİNCİ SINIF
Çirkinoba'nın yerli halkı yeterli toprağa sahip olmadıklarından 1924'te muhacirler gelince, kendi köylerinde ikinci sınıf vatandaş durumuna düşmüşlerdi. Topraklı ile topraksız insanlar arasında köyde uyumsuzluklar başlamıştı. Topraklarını ekenler, topraksızların geçinmek için besledikleri hayvanlardan, bu hayvan sahipleri de hayvanlarını yayıp otlattıkları yerlerin ekilmesinden zarar görmeye başlamışlardı. Bu yüzden de iki taraf arasında yıllar boyu süren kavgalar, kırgınlıklar oldu. 1990'lara gelindiğinde Antalya kent sınırları Çirkinoba'ya kadar ulaşmıştı. Belediye hizmetleri buraya kadar ulaşınca; Çirkinoba köyü, Antalya'nın bir mahallesi olarak kent sınırları içine alındı ve adı da değişip "Güzeloba" oldu. Burada yaşayanlara gelince; ekim yaptıkları topraklarını müteahhitlere kat karşılığı vererek, "daire" zengini oldular. 0

RUM ÇİFTLİĞİ
İşte bu savaş sırasında bu bölgede yaşayan halkın bütün erkekleri silah altına alınmış; bunlardan ancak 30 kişi kadarı köylerine geri dönebilmişlerdi. Bunların çoğu da sakat ve hastalıklı idiler. Böylece 1877-1878 yılları arasında ve sonrasında ekime elverişli topraklar savaş süresince işlenememiş, yer yer sular altında kalmış, geniş bataklıklar oluşumu ile sıtma hastalığı da bu felaketi pekiştirmiştir. Halk fakirleşmiş, saz damlı evlerde zorlukla hayatlarını sürdürebilir duruma düşmüştü. Tam bu felaket günlerinde; Antalya'da yaşayan Rumlardan birkaç zengin bu fakir köyün dörtte üçüne yakın arazisini yok pahasına satın alıp, birer çiftlik haline getirmişlerdir. Rumlar 1922 Ekim ayında Antalya'yı terk edinceye kadar bütün bölge birkaç çiftlik halinde; kısmen kulübe, kısmen dam, 20-30 evden ibaretti. Ev olarak nitelenebilecek yalnız bir bina vardı. Arazinin dörtte üçü Rumlar elinde idi. Sulak, verimli ve şehre yakın bu arazide karpuz, darı tarımı ve ipekböcekçiliği yapılıyordu. Antalyalı Rumlar tarafından topraklarının dörtte üçünün kurnazlıkla ele geçirildiği bu köye çevredekiler "Çirkinoba" adını büyük bir olasılıkla bu nedenle yakıştırmışlardı.

TALİHİ DEĞİŞTİ
Çirkinoba'nın talihi Rumların Antalya'dan ayrılması ile değişti denebilir. Mübadele ile Selanik ve diğer yerlerden gelen muhacirler için 1924 yılında İmar ve İskân Bakanlığı'nca Numune Köyü inşa edildi. Köyün uygun bir yerinde geniş bir caddenin iki tarafında hepsi aynı görünüş ve nitelikte 50 ev yapılarak muhacir aileler yerleştirildi. Bu ailelere Antalyalı Rumların bıraktıkları topraklar taksim edildi. Tarım Müdürlüğü öncülüğünde 1930'lu yılların ortasında bölgede Muhacirler tarafından Aspir ve reçine ile pamuk ekimine başlandı. Aspir, İkiçenekliler sınıfının, Çançiçekleri takımının, Bileşikgiller familyasından, 1-2 yıllık tüysüz ve dikenli bir bitkidir.
ARKADAŞINA GÖNDER
Çirkinoba ne zaman Güzeloba oldu?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz