X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 3 binin üstünde hastaya moral oldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

3 binin üstünde hastaya moral oldu

  • Giriş Tarihi: 12.8.2013

Dayısının bağışladığı böbrekle Türkiye'nin ilk böbrek nakli hastası olan Akdeniz Böbrek Hastaları ve Organ Nakli Derneği Başkanı Mehmet Şahan, 34 yıllık nakilli hayatını adeta böbrek hastalarına adadı

Dayısı Ahmet Saygılı'nın bağışladığı böbrekle Türkiye'ni ilk böbrek nakilli hastası olan Akdeniz Böbrek Hastaları ve Organ Nakli Derneği Başkanı 57 yaşındaki Mehmet Şahan, 34 yı1lık nakilli hayatını böbrek hastalarına adadı. 1993 yılında dernek başkanı olan Şahan, gününün 18 saatini dernek binasında böbrek hastalarına yardım ediyor. Onların ev, iş ve alamadıkları ilaç sorunlarını çözüyor. Bugüne kadar 3 binin üstünde hastaya yardım etti.

YARDIM İÇİN ÇALIŞIYOR
İşte size Mehmet Şahan'ın film gibi hayatı. Şahan, 1977 yılında yeni evli bir gençken rahatsızlandı ve hastaneye koştu. Doktorlar kendisine nefrit teşhisi koydu. Hastalığını ilk başlarda önemsemedi. Ancak Şahan, ertesi yıl koma halinde hastaneye yattı. 10 gün yoğun bakımda kaldı. Doktor yakınlarına, 'kurtulmaz, ölür' demiş ama o iyileşmiş. İyileşir iyileşmezde doktorlar önüne iki yol koydu. Ya hemodiyaliz makinesine bağlı olarak yaşayacaktı veya yakınımdan böbrek nakli olacaktı.

İNSANLAR KORKUYORDU
Mehmet Şahan, o yıllarda organ nakli kavramının henüz çok yeni olduğunu ve insanların korktuğunu söyledi. Türkiye'de insanların böbrek nakli konusundan çok uzak olduğunu da belirten Şahan, "İlk konuşu kardeşlerime açtım, hepsi ürperdi. Konuştuklarımı duyunca bana , 'Sen hayal görüyorsun' dediler. Kardeşlerim evliydi, eşleri karşı geldi. Annem babam bile tepki gösterdi. Babam, 'Ben versem, birkaç ay yaşar. Benim böbreğim ona göre yaşlı' dedi. Annem, 'Olmayacak şeye amin denmez' dedi. Hepsi cehaletten gelen sözlerdi. Büyük bir umutsuzluğa kapıldım" dedi. O zaman arkasında iki şeyden güç aldığını da belirten Şahan, "Eşim ve yeni doğan oğlum. Bir yanında ölüm bir yanında mutluluk olan karmakarışık bir dünya idi. Gözlerinin içine bakarak insanlardan umut beklemek çok acı ama kimseye kırgın değilim. O zaman bana bunu yapanlar hatalarını geç anladılar ama saygı duymak lazım" diye konuştu.

UYUM YOK DENECEKTİ

O günlerde devlet memuru olarak Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde, sonradan Akdeniz Üniversitesi Rektörü olan Profesör Dr. Tuncer Karpuzoğlu'nun görev yaptığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü'nde çalıştığını da belirten Şahan, "Profesör Dr. Tuncer Karpuzoğlu ve ekibi Amerika'dan yeni gelmişti. Ülkemizde yeni organ nakli yapıyorlardı. Hepsinin içinde hırs ve azim vardı. Aralarında Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Prof. Dr. Abit Demircan, Prof. Dr. Gülşen Yakupoğlu, Prof. Dr. Nezihi Uygur vardı. İnsan hayatını kurtarmak onlar için dünyanın en güzel göreviydi. Beni duymuşlar, çağırdılar. 'Nakil olmak ister misin' diye sordular. Organ bağışı yapacak kimsem olmadığı için içim kan ağlayarak 'Yok' dedim" cevabını verdiğini söyledi.

KARAR ZOR VERİLDİ

O sırada Kayseri'nin Küçüksöbeçmen Köyü'nde oturan, okuma yazması olmayan, çobanlık yaparak geçimini sağlayan ve bekar olan 38 yaşındaki dayısı Ahmet Saygılı, kendisine haber göndererek 'Böbreğimin biri yeğenime feda olsun' dediğini anlatan Şahan, "Tahliller yapıldı. Uyum, yüzde 38 idi. Çok düşük bir uyum oranı. O zaman organ nakli Türkiye'de iki üniversite hastanesinde yapılıyordu. Diğer hastanedeki doktorlar, sonucun olumsuz olacağını, vücudun böbreği reddedeceğini söyledi. Ancak Tuncer Karpuzoğlu riske girdi, 'Bu nakli yapacağım' dedi. Dayımı üç ay kimseye göstermedik. Çünkü toplum, akrabalarımız dayımı kararından caydırabilirdi" ifadesini kullandı.

3 SAAT KALA ŞİKAYET
Şahan, naklin yapılacağı 14 Kasım 1979'da, nakile 3 saat kala dayısı ve kendisi sakinleştirici ilaçların etkisindeyken büyük bir korku yaşadığını söyledi. Nakle saatler kala bir akrabasının 'Dayısının böbreğini parayla alıyor' diye şikayette bulunduğunu belirten Şahan, "Şikayetin ardından nakilden vazgeçildi. Dayımı psikiyatri servisine götürdüler. Kendisine geldikten sonradoktorlar dayıma sormuşlar ve dayım da 'yeğenime her şeyim feda olsun' demiş. Nakil 5 saat sonra yapılabildi" dedi.

3 BİNDEN FAZLA HASTA

Dayısının böbreği ile 34 yıldır yaşamını sürdüren Şahan, "Bu dünyada en güzel hayır, organ bağışıdır. Dayım bana böbreğini verdi, 34 yıldır yaşıyorum" dedi. Nakil olduğu andan itibaren bütün yaşantısını böbrek hastalarına adayan Şahan, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde bugünü kadar böbrek nakli olan 3 binden fazla hatsal ile ilgilendi, onlara moral kaynağı oldu.

UZAYLI GİBİ BAKIYORLARDI
Şahan, kendisinin 59 gün, dayısının ise 54 gün hastanede yattığını söyledi. Mehmet Şahan, "O zaman organ nakli ender olduğu için herkes bize şaşkınlıkla, uzaylıya bakar gibi bakıyordu" diye konuştu.

BÖBREK HASTALARINA ADADI
Mehmet Şahan, 1986 yılında Antalya'ya geldiğini de belirterek, "1993 yılında Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Derneğini kurduk. 2003 yılında emekli olduktan sonra bütün mesaisini derneğe harcadım. Ben kurtuldum ama gerideki insanları unutmadım. Genel merkezimiz Antalya ama tüm Türkiye'ye kucak açıyoruz" dedi.

18 SAAT ÇALIŞIYOR
Mehmet Şahan 34 yıldır böbrek hastaları yararına aralıksız çalışıyor. 18 saat dernekte böbrek hastaları ve nakili hastalara yardım için çalışan Şahan, "Sabah erkenden derneğe geliyorum. Kapıda mutlaka nakil olmuş veya nakil olacak hasta bekliyor oluyor. Onların sorunları ile ilgileniyorum. Başka illerden gelenlere, nakil sonrası tedavide hastalara kalacak yer ayarlıyoruz. 34 yıldır onlar için çalışıyorum. Manevi haz almasam, sağlıklı ve zinde ayakta kalamazdım" ifadelerini kullandı

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.