X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haluk ÜNCEL: Kurnazlık ve siyaset
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haluk ÜNCEL: Kurnazlık ve siyaset

  • Giriş Tarihi: 21.8.2013

Yaklaşık 4.5 yıldan beri önünden geçiyoruz, bakıyoruz, hiçbir ilerleme yok… Doğu Garajı ve Büyükşehir Belediyesi hizmet binasından bahsediyorum.
Tek bir çivi çakılmadığı gibi, yerinde sayıyor, hatta hizmet binası kaderine terkedilmiş… Bu iki yer ile zaman zaman yapılan açıklamalar ise trajikomik geliyor insana… Hizmet binasını ele alalım; CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve ekibi işbaşına geldiğinde, yani Antalya'nın kötü kaderi olarak değerlendirdiğimiz yerel seçimleri kazandıklarında, burası bitmek üzereydi.
Ancak, ne hikmetse hizmet binası inşaatı birden bire durduruldu, inşaat safhası sürüncemeye bırakıldı.
Akaydın, hizmet binasının bölgeye aşırı bir yoğunluk kazandıracağını öne sürerek, meclisten burasının ticari alana çevrilmesi için yetki almaya kalkıştı. Yüzüne gözüne bulaştırdı, iş mahkemeden döndü.
CHP'nin tartışılır neferi Akaydın yılmadı, hizmet binasını bir özel üniversiteye vermek üzere bazı girişimlerde bulunduğunu da ifade etmekten kaçınmadı. …Ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri tarafından da bir açıklama yapıldı; "Hizmet binasını bitirmek için 22 milyon liraya ihtiyaç var, ancak belediyede bunu karşılayacak bütçe yok."
Başta yazdım; trajikomik olarak nitelendirdim, çünkü eğlenceye, festivallere, yandaş söyleşilere milyonlarca bütçe ayıran Büyükşehir Belediyesi'nin modern bir hizmet binası için 22 milyon lirayı ayıramaması gerçekten trajikomik bir durumdur.
Açıklamalardaki tutarsızlık ise başka bir boyutu… Akaydın'a göre hizmet binası bölgeye aşırı bir yoğunluk getirir, ama asgari 5 bin öğrencinin eğitim göreceği bir üniversite yoğunluk getirmez! Çünkü öğrenciler buraya gökten zembille indirilir, öğretim üyeleri ise helikopterle bırakılır!
Gelelim Doğu Garajı'na… Burada yapılan kazı çalışmalarında Antalya'nın bilinen tarihinden daha eski bulgulara rastlandı ve Antalya Müzesi'nden bir ekip tarafından çalışma başlatıldı. Alanın bir bölümü kapatıldı, kalan kısmı ise, içinde sinema, alışveriş merkezi ve değişik ünitelerden oluşan bir yaşam merkezi olarak ihale çıkarıldı. Akaydın'ın basiretsiz tüccarlığı burada da kendini gösterdi, ihale bir türlü neticelenmedi. …Ve Akaydın şimdilerde burasını da özel bir üniversiteye vermek istediğini mecliste beyan etti.
Peki nereden geliyor Akaydın'ın bu üniversite aşkı? Kendisi Profesördür, bilim adamıdır, Akdeniz Üniversitesi'nden rektörlük yapmıştır diyebilirsiniz, Antalya'ya iki üniversite daha kazandırmak istiyor diye düşünebilirsiniz, bunlar makul yaklaşımlardır.
Ancak işin içinde Akaydın faktörü olunca, ister istemez şöyle bir geçmişe baktığınızda şu gerçekle karşı karşıya kalırsınız; Akdeniz Üniversitesi'nde ahım şahım bir başarısı yoktur. Olmadığı gibi üniversiteyi aldığı yerden daha düşük noktalarda teslim etmiştir.
Şimdi, bunları gündeme getirmemin nedeni şu; yerel seçimler yaklaşıyor. Geçen dönem Akaydın'ın iki dünya birleşse, yerine getiremeyeceği vaatler ile dolu seçim bildirgesine bir kez daha göz attım ve "mega proje 2" başlığı altında vatandaşa taahhüt ettiği "Antalya'yı üniversite kenti yapacağım" sloganını bir kez daha irdeledim.
Akaydın'ın altından kalkamayacağı bir söz olduğunu saptadım.
Taşları yerine oturtunca da, hizmet binası ile Doğu Garajı'nın neden özel üniversitelere vermek istediği ortaya çıktı. Yerel seçimler yaklaşırken, Akaydın kendince seçim bildirgesinde vaat ettiği "Antalya'yı üniversite kenti yapacağım" sloganını taşıma su ile döndürmeye kalkışmıştı.
Değerli okurlar; Antalya'yı üniversiteler kenti yapmak bu kadar ucuz mu? Bir bilim adamına siyaset uğruna böyle bir tarz yakışıyor mu? Zerre kadar katkı koymadan, emek sarf etmeden elde edinilen kazanımları, sadece siyaset yapmak amacı ile tartışılır hale getirmesi tasvip edilebilir mi?
Tabi ki, Antalya'nın bir üniversiteler kenti olması hepimizin ortak arzusu ama, Akaydın gibi işin içine siyaset katarak değil…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.