X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dönüşüm sanatçısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dönüşüm sanatçısı

  • Giriş Tarihi: 26.8.2013

Turizmci iken dönüşüm sanatçısı olan ve eşinin desteğiyle atölyesini açan Adnan Ceylan, hemen her tür atık malzemeden heykeller ve heykel gibi mobilyalar yapıyor

Kağnı tekerinden dev bir saat, Korkuteli Barajı önünde toplanan küçük odun parçalarından, gemi zincir halatlarından at heykeli, harabe bir köy evinin kolonu olan ağaçtan masalar, sandalyeler, gemi pervanesinden sehpalar. En özelleri ise eski evlerden çıkan dolap, kapı gibi yaşanmışlık izleri olan eşyaları, eskitme tekniğinde yenilerinin eklenmesiyle oluşturulan mobilya takımları. Yani batıdaki lüks konutlarda moda olan yaşanmışlığı, sanatsal değeri ve ruhu olan eserler olan geri kazanımların hikayesi artık Antalya'da da yaşanıyor, yaşatılıyor. Atölyenin adı Ado Concept, ama sahibi adresini vermemi istemiyor. Naiflik, benzersiz sanat eserlerini, evlerinde işyerlerinde ruhu olan eşyalar görmek isteyenlerin yerini keşfetmesini tercih ediyor. Bunun iki nedeni varmış. Birincisi, eserlerini oluşturan objeleri kendisinin de arayıp bulması. İkincisi ise atölyesine gelenlerin, kendilerini iyi bir yer keşfetmiş duygusunu hissetmelerini istemesi.

STOCKHOLM'DE FARK ETTİ

Adı Adnan Ceylan. İlk ve orta öğrenimini Belçika'da, liseyi Antalya'da turizm lisesinde tamamlamış, ardından Hacettepe Üniversitesi'nde Fransız Dili ve Edebiyatı okumuş. Lise döneminde yaptığı stajları da sayarsak, atölyesini açtığı 4 ay öncesine kadar hep turizmle uğraşmış. Yaşı 42. Türkiye ortalamasının üzerinde para kazanmış, ama işinden nefret eder hale gelmiş. İki yıl önce gittiği Stockholm'de, sanayi ürünlerinden elle yapılmış fonksiyonel eşyalar satan mağazaları görmüş. bu eşyaları görünce, çok seveceği bir hobi kazanmış. Burada 2 aylık tasarım kursuna gitmiş.

FATURALARI BEN ÖDERİM

Döndüğünde ilk yaptığı, küçük bir at heykeli olmuş. Tarım şirketinde çalışan eşi Tuğba Ceylan'ın çok hoşuna gitmiş. Ardından bir sehpa, yatak, abajur yapmaya başlamış. Hem eşi, hem dostları yaptıklarına hayran kalıp takdir ettikçe daha fazlasını yapmış. Derken eşi Tuğba Ceylan, "Sen bu işi seviyorsun, artık bu işi yap. Ben zaten çalışıyorum, faturaları öderim. Senin de küçük katkın olursa ne ala, olmazsa da sevdiğin işi yapmış olursun" deyince atölyenin yeri kiralanmış. Atöyeyi açtığından beri, her cumartesi pazar birilerinin gelip yardımcı olmak istediğini söylüyor: "Gönüllü lazım olup olmadığını soruyor. Komşuların evinden odun parçaları getiriyor. Eskiciler bile gelmeye başladı. Bu yüzden atölyem şu an karışık durumda."

SİZİ YERYÜZÜNDE TUTAR
Yaptığı eserlerin önemini, anlamını şu sözlerle özetliyor: "Zaman içinde kaybolmaman için çocukluğunun fotoğrafı gibi, eski bir dolap ya da ayna, seni yeryüzünde tutuyor. Gördüğün anda sen hatırlamasan bile, ruhunun içinde seni bir yere sabitliyor. Eski diye atmamak lazım. Objeyi değerlendirip kullanmak lazım. İnsanlar buraya gelip eski bir evden aldığım tavan kaplamasını bakarak, babasının, dedesinin evinde de buna benzer bir eşya olduğunu söylüyor."

SANATIN ÇOK DALI VAR
Sadece geri dönüşüm sanatçısı değil. Atölyesinde yıllarca uğraştığı resimleri, Nevşehir taşlarından yaptığı heykelleri, eski bir eşyanın eskitme yöntemiyle kullanılır hale getirilmesi, ücretsiz de olsa iç mimari de yapıyor. Bu yüzden ne iş yaptığını birkaç kelimeyle kendisi de özetleyemiyor. Müzik, dans, ses, edebiyat, plastik sanatları içeren opera gibi, yaptığı bir masada ressamlığını, heykeltıraşlığını, tasarımcılığını kullanıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.