X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yılda 500 kişi emlak kurbanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yılda 500 kişi emlak kurbanı

  • Giriş Tarihi: 20.10.2013

Türkiye'de yabancıların gayrimenkul edinmek istediği illerin başında gelen Antalya'da her yıl yüzlerce kişi dolandırılıyor. Kurbanların başında ise Ruslar geliyor

Türkiye'de yabancıların mülk edinmesini kolaylaştıran yasayla birlikte artan gayrimenkul satışları, kimi zaman hüsranla da sonuçlanabiliyor. Yabancıların en fazla talep ettiği illerin başında gelen Antalya'da gayrimenkul satışları ile ilgili olarak yılda ortalama 500 yabancı uyruklu kişi mahkemeye başvuruyor. Yargıya başvuranların hemen tamamı yabancılardan oluşuyor. Emlak mağdurlarının başında ise Ruslar ilk sırada geliyor. Hukukçular, Türkiye'den mülk edinirken yabancı uyrukluların tercümanlarının yanı sıra, hukukçu bulunmasında da yarar olduğunu söylüyorlar. Çünkü Türkiye'deki mevzuatı bilmeyen yabancılar, genellikle söylenenlere inanıp mağdur olabiliyor. Yabancılara konut satışında dolandırıcılar farklı farklı yöntemlere başvuruyor. Ancak genellikle uygulanan metot şöyle: Türkiye'de faaliyet gösteren bir firma, konut pazarlamak istediği ülkede yabancılarla bir pazarlama şirketi kuruyor. Bu şirket, Antalya'da kağıt üzerindeki konut projelerini kampanyalar gerçekleştirerek pazarlamaya başlıyor. Pazarlanan konut projelerinden o ülkedeki bazı tanınmış isimlere de konut hediye ediliyor yada satış yapılıyor. Bu isimlerle komşu olmak isteyen çok sayıda kişi de bu projelerden ev satın almak istiyor. Konut almak isteyenlerle sözleşmeler yapılıp satışlar yapılıyor. Kimi zaman elden, kimi zaman da havaleyle projelerin paraları tahsil ediliyor.

BÜROKRASİNİN YARDIMI
Öte yandan dolandırıcıların işlerini ağır işleyen bürokratik işlemler de kolaylaştırıyor. Türkiye'den mülk edinebilmesi için gerekli olan izinler için bir takım prosedürlerin tamamlanması gerektiği ifade ediliyor. Alıcıya yasal prosedürlerin tamamlanabilmesi için bir süreç gerektiği belirtiliyor. Bu süreç tamamlanıncaya kadar tapunun verilemeyeceği belirtiliyor. Parası önden alınan bu taşınmazlar kimi zaman başkalarına satılabiliyor. Ya da kredi çekmek için bankalara ipotek olarak gösterebiliyor. Çekilen kredinin karşılığı ödenmediği zaman, bankalar bu dairelere haciz koyup satışa çıkarabiliyor. Eğer ev başkasına devredilmiş ise kısa bir sürede birkaç kez el değiştirilerek muvazalı satışlar yapılabiliyor. Muvazalı satışların ispatı ise çok kolay olmuyor. Yada projeyle ilgili kat irtifakı kurup tapusunu veren yüklenici firma, sattığı taşınmazın inşaatına bile başlamadan ortadan kaybolabiliyor. Böyle bir durumda iflas ettiğini iddia eden firmanın patronları ülkeyi terk edip izlerini kaybettirebiliyor.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Hukukçular, gayrimenkul satışlarında bu tür durumlarla karşılaşmamak için yerli yada yabancı alıcıların ince eleyip sık dokuması gerektiğini belirterek, "Gayrimenkul, eğer proje aşamasındaysa, ilgili belediyeden ve tapudan bilgi alınıp zeminde inceleme yapılmalı. Sözleşmeye imza atılmadan önce bir hukukçudan görüş alınmalı. Öte yandan ödemelerin bankalar üzerinden yapılması hukuki ihtilafların çözümünde büyük kolaylıklar sağlıyor. Aldığınız mülkün bedelini ödediğini zi ispat etmeniz için parayı gönderirken not düşün" diyerek tüketicileri uyardı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.