Uğur UĞURAL: Biyolojik yazılım

Giriş Tarihi: 24.11.2013
Merhaba güzel Antalyamızın sağlığı değerli güzel insanları.
Değerli okurlarımız.
Geçen hafta sizi içten dışa canlandıracak 3 günlük detoks programını, malzemeleri ve tüm detaylarıyla sizlere aktarmıştık. Bu program sayesinde 3 günde su ödem ve yağlarından kurtulup 2 kg'a kadar kilo veren siz değerli okurlarımızdan yine rekor sayıda mail aldık.
İşte yaşamı paylaşmanın en güzel yanı tam olarak bu.
Yani o mailleri okuduğunuz an. Onlarca insanın size teşekkür etmesi minnettar olması sizde daha büyük idealleri ve motivasyonel duyguları tetikliyor.
Sizlerle bir bütün olarak fit atletik yaşamı bir tarz haline getirmek büyük mutlluk ve onur. Teşekkürler.
Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sizlere verdiğim 3 günlük detoks küründeki öğünlerden en sevdiğinizi seçmenizi istiyorum çünkü öğleden sonra, bir ara öğün olarak onu içeceksiniz. Üçünün arasında en sevdiğinizi seçin. Yada hergün farklı bir tane seçin. Aynısı olmak zorunda değil.
Ayrıca öğleden sonra geçen haftaki yazımda size tavsiye ettiğim multivitaminin diğer yarısını ve Omega-3'ü içeceksiniz. Bu içecekleri 3 gün boyunca hazırlayacaksınız. Bir şey değişmeyecek, hepsi aynı olacak ve detoksunuzu yapmış olacaksınız. Detoks arındırmanızı tamamlayacak ve her gün yapmanız gereken bir şey daha var. Detoks banyosu.
Küveti doldurup, içine yatarak toksinler derinizden çıkıp gidecek.
İşte malzemeler. Lavanta çiçeği ve İngiliz tuzu. Bu banyo neden işe yarıyor? Hemen anlatayım. Çok sıcak suyla küveti doldurun, içine yatın.
Bu dolaşımınızı hareketlendirecek.
Lenf sıvıları sayesinde terleyeceksiniz. Bu detoks için çok önemli. İngiliz tuzunda magnezyum ve sülfür var.
Magnezyum tam üçyüz enzimi harekete geçirir. Sakinleştirici etkisi var. Sülfür vücuttaki en önemli detoks maddesi olan glutatiyonu arttırır. Lavanta yağı sakinleştiricidir. Bir nevi aroma terapi. Stresli bir insanı içine koyun, 20 dakika dursun.
Rahatlamak ve detoks için. Ayrıca bu banyo sonrası çok rahat uyuyacaksınız.
Detokstan sonra vücut hafiflemiş ve metabolizma hızlanmış olacak. Yiyeceklerin sağlığınızla olan bağlantısını anlamış olacaksınız.
Biyolojik yazılımı yenilemiş oluyorsunuz resmen.
Bu yüzden hemen abur cubura dönmeden, detoksa hazırlık öğünlerine geçiş yapılmalı.
Bundan sonra kötü beslenmeye dönmek istemeyeceksiniz.
Doğru şeyleri yemek isteyeceksiniz.
Kötü şeyleri beslenmeden ve hayatınızdan atınca, kendinizi iyi hissedecek ve hep böyle hissetmek isteyeceksiniz.
Yiyecekler ilaçtır. Ve bu yiyecekler bizim doğal eczanemizde, yani pazarlarımızda.
Elimizin altında bakıp göremediğimiz o kadar faydalı besinler var ki. İşte bu köşeden sizlere haftalardır aktarmaya çalıştığımız bu doğal eczaneden en verimli şekilde nasıl faydalanırız sorusunun şifa dolu yüzlerce cevabını verebilmek.
Sizlerden gelen maillerde başarılı olduğumuzu görmek sizlere daha faydalı olabilmek bize her geçen gün güç veriyor.
Değerli dostlar. Şifa veren yiyecekleri yiyin. Özellikle çocuklarımız şarküteri ürünleri ve işlenmiş gıdalar açısından büyük tehdit altında. Her geçen gün obez çocuk sayısı ve diyabette artış oluyor. Dost acı söyler. Üzgünüm. Ama çaresiz değiliz. Bu döngüyü tam tersine çevirmeye başladık bile. Yeter ki insülini arttıran besinlerden uzak duralım.
Yapılan araştırmalar şunu işaret ediyor. Hormon bozukluğu ve diyabetle gelen obezliğin en büyük nedeni insulin bozukluğudur. Yani mesele yüksek şekerli ve düşük lifli kötü karbonhidratlardan kurtulmak değil. Bazı insanlarda iyi karbonhidratlar da sorun yaratabiliyor. Bunlar, bir kase dondurma yer gibi kan şekerini ve insulini arttırabiliyor.
Diyetinizi yapmanıza rağmen, iştahınız azalmıyorsa, kilo alıyorsanız, karın yağınız ve yiyecek takıntınız varsa, su tutuyorsanız yanlış karbonhidratları yiyorsunuz demektir.
Hangi karbonhidratları yiyebileceğini nasıl bileceksiniz peki?
Sorarak. Öğrenerek. Çünkü bilgi paylaştıkça değerlenir.
Sorularınız bekliyoruz.
Sağlık ve sevgiyle kalın.

ARKADAŞINA GÖNDER
Uğur UĞURAL: Biyolojik yazılım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz