X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uğur UĞURAL: Üçlü tehdit
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uğur UĞURAL: Üçlü tehdit

  • Giriş Tarihi: 1.12.2013

Sağlığı değerli fit atletik yaşam dostları. Merhaba güzel Antalyamızın sağlığı değerli güzel insanları. Değerli okurlarımız. Önümüzdeki haftadan itibaren güzel Antalyamızın parklarında sabah antrenmanlarına başlıyoruz. Eşofmanlarınızı hazırlayın. Mazeret istemiyorum. Haftalar boyunca birbirinden önemli sağlık konuları işledik. Her biri ayrı önem arz eden medikal problemleri çözümleri ile anlattık. Tüm bu bilgiler sizi daha kaliteli bir yaşama yönlendirecek hususlardı. Bu haftadan itibaren yine oldukça önemli bir yazı dizisine başlıyoruz. Bu kez konu kritik. Bu hafta gittikçe ciddileşen hatta biz yetişkinlerin ve özellikle çocuklarımızın farkına dahi varmadan maruz kaldığı 'tatlandırıcılar' dosyasını açıyoruz. Değerli dostlar. Bu tatlandırıcıları çoğunuz her gün kullanıyorsunuz. Yapay tatlandırıcılar sağlığınız için tehlikeli mi? Onları kaldırıp atmadan önce bilmeliyiz. Aldatmaca mı gerçek mi? Ne olursa olsun bu deneyde denek faresi olmamalısınız. Kanser? Alzheimer? Kilo alımı? Günde sadece bir kolalı içecek bununla ilişkilendirildi. Ve çocuklarımız gençlerimiz su gibi içiyorlar bu içecekleri. Bugün, sağlıklı olma isteğiyle her gün yaptığınız seçimlerden bahsedeceğim. Tereyağını ve şekeri kestiniz diyelim. Bunların yerine daha sağlıklı görünen alternatifler kullanıyorsunuz. Tereyağı ve şeker alternatifleri kanser, kilo alımı, hatta Alzheimer ile bağlantılı olabilir. Peki risk altında mısınız? Cevaplarını bulacaksınız. Bugün yapay tatlandırıcılar konusunu açıklığa kavuşturacağız. Sakarin dünyanın ilk yapay tatlandırıcısı. 50'lerde sadece şeker hastaları için kullanılıyordu, daha sonra şeker takviyesi olmaktan çıkıp diyet yapanlar için de Tanrı'nın bir lütfu olunca başta Amerikan diyetinde ve tüm dünyada devrim yaptı. Kısa bir süre sonra başka yapay tatlandırıcılar ortaya çıktı. Günümüzde yarım düzineden fazla var. Buna aspartame, sukraloz ve neotam da dahil. Şeker alternatiflerini en çok kullandığımız şey ise ne biliyor musunuz? Kola. Ama aynı zamanda Türkiye'de satılan 3 bin kadar üründe bulunabiliyor. Bunlar o kadar popüler ki yaklaşık yüzde 15'iniz bunu kullanıyorsunuz ve her yıl 1,5 milyar TL'yi yapay tatlandırıcılara veriyorsunuz. Bugün en büyük sorularınızı cevaplıyorum. Tatlandırıcılar kansere, kilo alımına sebep olur mu? Ve bağımlılık yapar mı? Kilo alımıyla başlayalım. Bu gayet basit. Evet, kesinlikle kilo alımına neden olabilirler. Ama hepsi bu değil. Yeni bir araştırma, suni tatlandırıcıların ulus çapında bir salgına katkıda bulunduğunu gösteriyor. Bunun adı metabolik sendrom. Ve bu, tüm ülkeyi kasıp kavuruyor. Metabolik sendrom üç şeyin birleşimi; sağlığınız konusunda en çok korktuğum üç şey, Yüksek tansiyon, göbek yağlanması ve insülin direncini içeren üçlü tehdit. Çoğumuz gün içinde fazla şeker almamaya çalışırız. Bu yüzden suni tatlandırıcılar kullanırsınız. Bir şey yemeliyim dersiniz ama gerçek şeker istemiyorsunuzdur. Diyete başlarsınız. Ama neyle? Diyet kolalı içeceklerle. Çünkü şeker tadı alıyorsunuz, tatlı isteğinizi bastırıyor. Kurabiyeye saldıracağınıza bir kola arıyorsunuz. Çünkü o şeker tadını alıyor ve tatmin oluyorsunuz. Bağımlısınız. Ama ya çocuklarımız. Onlar hem daha masum hem tehlikeden habersizler. Çünkü vücudu içten içe kemiren içecekleriyle mutlular. Değerli okurlarımız. Siz hiç metabolik sendrom diye bir şey duydunuz mu? Göbekli, yüksek tansiyonlu, şekeri ve kolesterolü yüksek birini tanıyor musunuz çevrenizde? Ya da fazla kilolarının henüz farkına varamamış masumca oyunlar oynayan çocuklar. Öyleyse bu yazı dizisini mutlaka kendilerine okutmalısınız. Haftaya bu köşede içinde suni tatlandırıcı olan bir şey aldığınızda vücudunuzun içinde ne olduğunu sizlere anlatacağım. Ancak okuyacaklarınız hiç hoşunuza gitmeyecek. Sabah antrenmanlarımız başlıyor. Unutmayalım. Sağlık ve sevgiyle kalın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.