Haluk ÜNCEL: Fakir fukaranın duasını bile çok gördüler

Giriş Tarihi: 10.1.2014
Son günlerde yaşanalar malum… Ak Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik bir itibarsızlık operasyonunun deşifre edildiği bir dönemden geçiyoruz.
Amaç; yaklaşan yerel yönetimler seçimleri öncesi, beceriksiz ellerde olan belediye yönetimlerinin 'Ak Parti Belediyeciliği' ile buluşmasını önlemek ve bu yolla Ak Parti'yi Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce zayıf düşürmek… Başvurulan çirkin yöntemlere hiç girmeyeceğim, ulusal medyada zaten bu konuda yeterince tartışılıyor.
Üzerinde durmak istediğim husus; Ak Parti Belediyeciliği nedir?
Bakın Başbakan Erdoğan konuşmalarında bunu kısaca nasıl özetliyor; "Ana muhalefet yani CHP belediyecilik nedir bilmez, diğeri de bilmez, ama belediyecilik bizim işimiz. Bu kardeşiniz İstanbul'un belediye başkanlığından geliyor, İstanbul'da neler yaptığımızı biliyorsunuz.
CHP'den aldık İstanbul'u, çöp dağlarından temizledik, hava kirliliğinden temizledik, susuzluktan kurtardık, Haliç'i temizledik. Bizden önceki bu zihniyetler maalesef kirliydi, bizden önceki bu zihniyetler çöp dağlarıyla İstanbul'u rezil etmişti ve bunlar İstanbulumuzu susuz bırakmıştı. Fakat biz 180 kilometreden İstanbul'a su getirdik. Tertemiz bir İstanbul, çöp dağlarından kurtuldu, tertemiz bir İstanbul, hava kirliği diye bir şey kalmadı.
Biz, geldiğimizde Türkiye'de 9 vilayette doğalgaz vardı ama şimdi 72 vilayette doğalgaz var, inşallah 2 yıl içerisinde 81 vilayetin tamamını halletmiş olacağız. Dolayısıyla bu iş bizim işimizdir ve bunu başarmamız lazım. Onun için de meydanın dilini inşallah 30 Mart akşamı yerel yönetimin dili olarak bizim ispat etmemiz lazım."
Eminim ki Başbakan'ın bu sözlerinin altına İstanbul'un yarısından fazlası imzasını atar. Zaten yapılan anketler de bunu pekiştiriyor.
Başbakan'ın işaret ettiği "Ana muhalefet yani CHP belediyecilik nedir bilmez, diğeri de bilmez, ama belediyecilik bizim işimiz" ifadesini Antalya'da son 5 yılda yaşananlarla kıyaslarsak ortaya çıkan sonuç, Başbakan Erdoğan'ın ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor.
CHP'li Mustafa Akaydın'ın idaresindeki Büyükşehir Belediyesi son 5 yıl içerisinde ne yazıktır ki Antalya'yı İstanbul'daki Nurettin Sözen dönemine döndürmüştür.
Kentin hava kirliliği had safhaya varmıştır.
Ancak 'arka bahçeler' bunu dile getirmemiş, aksine fakir fukara, garip gurabaya dağıtılan kömüre bağlamaya gayret göstermişlerdir. Büyükşehir Belediyesi'nin yerine getirmediği görevlerin faturasını vatandaşa dağıtılan kömürün kalitesine kesmeye çalışmışlardır. Fakir fukaranın gönlünün ısınıp, Başbakan'a 'Allah razı olsun' dualarını dahi çok görmüşlerdir.
Menderes Türel zamanında Türkiye'nin en ucuz suyunu kullanan Antalya, Akaydın ve şürekası sayesinde Türkiye'nin en pahalı su kullanan illeri arasına girmiştir. Akaydın, daha görevde birinci yılı dolmadan suya iki kez zam yaparak vatandaşı neredeyse su kullanmamaya mecbur bırakmıştır.
Antalya'da son 5 yıl içerisinde kentin içinde çöp toplama işi idareyi maslahat dönemine denk gelmiştir. Yaz sıcağında kenti çöp kokuları sarmıştır.
Yine Menderes Türel zamanında başlatılan doğalgaz çalışmaları algaraya alınmış, hatta büyük bir yüzsüzlükle "Size doğalgaz getiriyoruz" deme pişkinliğinde bulunulmuştur.
Allah'tan İstanbul'da o denemde Recep Tayyip Erdoğan gibi bir Türkiye sevdalısı ortaya çıkmış, önce İstanbul'u sonra Türkiye'yi hayal edilmeyecek noktalara taşımıştır.
Antalya'da da bunların tekerrür etmesi için 30 Mart fırsatı vardır. İstanbul'da o dönemde Recep Tayyip Erdoğan'ın başardığını, başaracak bir Antalya evladı; Menderes Türel ikinci kez bu göreve talip olmuştur.
Antalya'da Ak Parti Belediyeciliğine kavuşmak için sayılı günler kalmıştır.

ARKADAŞINA GÖNDER
Haluk ÜNCEL: Fakir fukaranın duasını bile çok gördüler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz