Dik durdum eğilmedim

Giriş Tarihi: 8.3.2014

Muratpaşa Belediye Başkanı Evcilmen, Türk filmlerini andıran adaylık sürecinde yaşananların perde arkasını SABAH Akdeniz Haber Müdürü İbrahim Okumamış'a anlattı ve "Dik durdum, eğilmedim" dedi

Antalya siyaset dünyasında son bir buçuk aya damgasını vuran tek ismi olan Muratpaşa Belediye Başkanı ve ilk önce CHP'nin şimdi ise DSP'nin adayı olan Süleyman Evcilmen, yaşananların perde arkasını anlattı, içini SABAH Akdeniz'e döktü. Uzun süreden beri ilk kez bir araya geldiğim Başkan Evcilmen'i yine spor kıyafetler içinde görmek beni şaşırtmadı. Bu konuda ayrıcalık yarattığını düşünmüştüm. Kendisi makamında bizi ağırlarken her zamanki o sevecen sıcaklığı yine yüzüne yansıyordu. Hiç lafı eveleyip gevelemeden 'pat' diye konuya girmeyi sevdiğim için hemen röportaja başladım.

ANLATMAKTA ZORLANDI

Ve kendisinin de beklediği, "Ne oldu da yılların birikimini ellerinin tersleri ile itelediler. Siz bunu hak ettiniz mi?" sorusunu yönelttim Süleyman Evcilmen'e. Cevabı hayli uzun oldu: "Hak etmediğim bir davranışla karşılaştığım doğru. 15 yıldır başkanlık yapıyorum, her şey yolunda giderken, adaylığım ilan edilmişken, genel başkan, il başkanına talimat verip benim adaylığımı basınla paylaştırmayı, buna bağlı olarak benim seçim kampanyamı başlatmamı isterlerken her şey yolundaydı. Ben de bunu hak etmiştim. Bizim aday belirleme usulümüz anketti. Ben yüzde 68'lere varan oy oranıyla birinci çıkmıştım. 9 Şubat'ta her şey bir anda değişti. Benim yerime bir başka arkadaşın ismi telaffuz edildi. Şok bir karardı. Nedenini öğrenmem gerekiyordu. Çünkü kimse beni bilgilendirmemişti. Benim adaylığım ilan edilirken beni arayanlar, 9 Şubat'ta bu nezaketi göstermediler. Nedir bunun aslı diye araştırdığımda kimseye ulaşamadım. Kimse benim telefonlarıma yanıt vermedi. Genel Başkan ve yardımcılarına ulaşamadım."

ZOR BİR KARAR VERDİM

Kendisinin yasal süre içinde karar vermek zorunda olduğunun altını çizen Evcilmen, "Ben de bir karar vermek zorundaydım. Farklı olsaydı bu kararı vermeyecektim. Farklısı şuydu. Başvuruların bir tarihe kadar yapılması MYK karar altına almış, parti meclisi onaylamış ve il ilçelere genelgeleri göndererek başvuruların yapılmasını istemişlerdi. Hatta ben özel olarak aranmıştım. Kriterlerin ne olduğu, anket olduğu belliydi. Sonuçta beni göstermeyebilirlerdi. Ama başvuran adaylar içinden biri gösterilebilirdi. Hiç başvuru yapmamış 3 arkadaş sıra sıra aday gösterilince, bana ve 6 aday adayı arkadaşımıza haksızlık yapılmış oldu. Verdiğim karar DSP oldu. Başarımı bugüne kadar yaptıklarımı ve hayal ettiklerimi bundan sonra DSP'de sürdüreceğim demiştim. DSP tertemiz pırıl pırıl, benim düşüncelerime ve ilkelerime çok uygun bir parti. Kararımızı verdik, çalışmalarımıza başladık" dedi.

AKTÖRLER HEP VARDI
Evcilmen, kendisine yapılan haksızlığı anlatırken gözleri doluyor ve her sözü söylerken boğazı düğümleniyor. Belli ki çok sert ifadeler kullanacak ama ahde vefasızlık yapanlara karşı aynı şekilde cevap vermek istemiyor. Soruyorum kendisine "Sıkıntılı süreçte size aday olmayın deselerdi kabul eder miydiniz?" diye. Hemen yanıtlıyor: "Bu zaten olması gerekendi. Ben yeni siyaset yapmıyorum. Yaşamımım yarısı siyasetle geçti. Aday gösterilecek adayın destekçisi olmam istenerek bir ilişki gündeme getirilseydi, aday gösterilen arkadaşın elini kaldırır ve en az benim alabileceğim oy kadar alması için çalışırdım. Bu davranışın il başkanı başta olmak üzere aktörleri var. Sonuçta benim aday olmamı istemeyen aktörler var. Ben Akaydın'ın adayı değilim, Ercan Erkan'ın adayı değilim. Devrim Kök'ün adayı değilim. Artık ben DSP adayıyım, aynı zamanda CHP'ye gönül vermiş CHP'lilerin adayıyım. Bu bir tasfiye süreci olarak algılanmalı. Demek ki ben bu hareketin içinde yer bulamadım" ifadelerini kullandı.


ARKADAŞINA GÖNDER
Dik durdum eğilmedim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz