Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Haluk ÜNCEL: Guguki bağlar!

Giriş Tarihi: 22.3.2014
Mustafa Akaydın, bazı ulaşım esnafının, toplu ulaşımı sabote ettiğini belirtmiş ve bunu da UKOME kararlarına bağladıklarını iddia etmiş. Sonra da "bunların hepsi sabotaj" açıklamasında bulunmuş. Şimdi, 'sabotajı' kimin kime yaptığına geleceğiz ama önce ulaşım esnafını Akaydın nasıl bu hale getirdi, ona bakalım.
Akaydın göreve geldiğinde Antalya'da oturmuş bir kart sistemi vardı. Vergisine kadar her şey açık ve kontrol altındaydı, "çalmadan çaldırmadan" sistem tıkır tıkır işliyordu. Her ne hikmet ise Akaydın sudan sebeplerle Antkart'ı iptal etti, sudan sebeplerle iptal ettiğinden dolayı da belediyeyi 30 milyonun üzerinde bir tazminat ödemeye zorunlu kıldı.
Kamu zararı oluştu. Sonunda kafasındaki uygun sistemi "Halkkart" adı altında Antalya'ya getirdi. Çark tersine döndü, dolayısıyla "çalmadan çaldırmadan" kurulan sistem de… Aylarca Halkkart hazırlıkları sürdü, bir türlü altyapısı oturmadı, oturmadığı gibi alelacele ihale tarihinden 21 gün önce kurulan firmanın foyası da ortaya çıkmaya başladı.
Neticede vatandaştan peşin topladıkları kart paraları ile ucube ve ilkel bir sistemi Akaydın'ın savunuşuyla "en modern kartı sistem" olarak insanlara dayatmaya başladılar.
Bu olayın bir yüzü… Yine bir Ağustos sıcağında "Aktarmalı Sistem" diye bir şey getirdiler ve bunu "ulaşımda devrim" olarak nitelendirdiler.
Bundan sonra ipin ucu kaçtı. Vatandaş nereden nereye kaç liraya gittiğini bilemez oldu. Aynı şekilde ulaşım esnafı da günde kaç lira kazandığının hesabını yapamaz hale geldi. Halkkart esnafı hesabına ne yatırırsa onunla yetinmek zorunda kaldı. Hesap kitap yok oldu… Antalya'da "kimin eli kimin cebinde sistemi" başladı. Üstelik ne vatandaş ne de ulaşım esnafı karşısında bir muhatap bulamadı.
Akaydın kurnazca bir manevra ile "Halkkart ile hukuki bağımız kalmadı" diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Ancak bu noktadan sonra da "guguki bağların" devreye girdiği yayılmaya başladı.
Antalya'da ortalama günde 400 bin yolculuk yapıldığı varsayılırsa yine ortalama 1.75 kuruştan hesaplandığında 700 bin liraya yakın bir meblağ belediyenin kontrolü dışında Halkkart'ın kasasına girdi. Ne vergisini bilen var, ne bu firmanın sahipleri kimdir, in midir cin midir, kimlerdir?
Bir tek bilen olduğu iddia ediliyor, o da Akaydın'ın kendisi ve birkaç kişi… Velhasıl, şimdi Antalya'da kartlı biniş sisteminin geldiği son nokta budur. Sistemden ve "aktarmalı yoluculuktan" ne vatandaş ne de ulaşım esnafı memnun değildir. Akaydın hala bunun en modern ulaşım sistemi olduğunu söylemektedir. Hem vatandaşın hem de ulaşım esnafının feryat ettiği bir sistemin nasıl en modern sistem olduğunu ısrarla savunmanın arkasında neler yaptığı da bir soru işaretine neden olmaktadır.
Bu nedenle ulaşım esnafı hakkını aramıştır. Ancak Akaydın'a göre bu "sabotaj"dır.
Peki "çalmadan çaldırmadan" işleyen bir sistemi tersine çevirmek nedir?
Akaydın bunu açıklasın, firmanın sahipleri ortaya çıkarsın, medya ile yüzleştirsin tam sayfa özür ilanı yayınlarım.
Hodri meydan…

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Haluk ÜNCEL: Guguki bağlar!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz