X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antalya Saat Kulesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antalya Saat Kulesi

  • Giriş Tarihi: 2.6.2014

Şehirleri süsleyen saat kuleleri, o yerleşimlerin birer sembolü ve buluşma noktalarını oluştururlar

Kentlerde saat kulesi yapma geleneği ilk kez batıda kilise ve saray binalarında görülmektedir. Kaynaklara göre bunların ilk örnekleri 13. yüzyılda yapılan Westminister ve İtalya Padua'daki saat kuleleridir. İngiltere İtalya'da De Dondi'nin 1348-1362 yılları arasında, Fransa'da Henri de Vick'in Fransa Kralı V. Charles için 1360'ta inşa ettikleri saat kuleleri, bu alanda inşa edilen ilk sanatsal örneklerdir. 16. yüzyılın sonlarında yapılan Ferhad Paşa Camii Saat Kulesi ve Üsküp Saat Kulesi Osmanlı topraklarında inşa edilen ilk saat kuleleridir. Daha sonraki 18. ve 19. yüzyıllarda saat kulesi inşası, Osmanlı'nın Batı'dan Doğu egemenlik bölgelerine doğru yaygınlaştığı görülür. Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından II. Abdülhamid'in, tahta çıkışının 25. yılında (1901) kendisine 25 adet meydan saati hediye edilmesi, bu gelişmeyi destekler. II. Abdülhamid, Alman İmparatoru II. Wilhelm'den hediye aldığı meydan saatlerini uygun gördüğü eyaletlere gönderdiği gibi bütün valilere, şehir ve kasabalarda saat kulesi yapılmasının önemsenmesi yolunda buyruklar gönderir. Böylece 20. yüzyılın başından itibaren saat kuleleri yapımı Anadolu içlerine ve Osmanlı Devleti topraklarının tamamına yayılır. Bugün birçok şehri süsleyen ve kentin sembolleri olmuş saat kulelerinin tarihi, birbirlerine yakındır.

1901 YILINDA YAPILDI

Aynı tarihte yapılan saat kulelerinden biri de Antalya kenti merkezinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, eskiden "Kapuağzı" denilen ve bugün "Kale Kapısı" olarak bilinen yerin doğusunda yapılmış Antalya Saat Kulesi'dir. Bir burç üzerinde, 1901'de Anadolu'da birçok kentte olduğu gibi kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından hediye edilen ve II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yılı anısına Sadrazam Küçük Said Paşa tarafından 1901 yılında yaptırılan Saat Kulesi, yıkılan dış kalenin kuzeye bakan burçlarındandır. Seyredenlere kale burcunun devamı izlenimi yaratan Antalya Saat Kulesi'nin zeminden tepe noktasına olan yüksekliği 14 metre, burcun üzerinden ise 8 metredir. M.S. 9. yüzyılda Bizanslılar döneminde devşirme malzeme ile yapıldığı anlaşılan Saat Kulesi'nin tabanının oturduğu burç beş köşelidir. Burcun çevresini yukarıda yumurta ince yaprak kabartmalarla süslü bir korniş süslemektedir. Kornişin üst kısmı kaba yontu taştan yapılmıştır. Daha yukarıda hafif çıkıntılı kesme taş ile sonradan yapılmış bir bölüm Saat Kulesi'nin kaidesini oluşturmaktadır.

SAAT BAŞI ÇALARDI

Saat kuleleri genel olarak kaide, gövde ve köşk kısımlarından oluşur. Antalya Saat Kulesi'nde kaide kısmı için beş köşeli bir Bizans kulesi kullanılmıştır. Kulenin üzerine çıkmak için dıştan bir merdiven tertibatı kurulmuştur. Saat kulesinin en son katı olan köşkte saat mekanizması vardır. Eskiden tamamen el yapımı dövme demirden bir saat mekanizmasına sahip olan Saat Kulesi'nin, saati ve saat kadranları 1974 yılında Antalya'nın ünlü saatçisi 1933 doğumlu Ali Rıza Suduran tarafından elektronik saatle değiştirilmişti. Eskiden saat mekanizması üzerindeki saat yukarıya bir mille bağlıydı. Bu mil kulenin dışındaki saat kadranları üzerinde bulunan akrep ve yelkovanı hareket ettirir, ayrıca yukarıdaki çanın tokmağını çalıştırırdı. Saat mekanizmasının çarkları arasında mevcut makaralara sarılı, uçlarında ağırlıkları olan iki çelik halat vardı. Halatların ucundaki ağırlıkların aşağı-yukarı inip çıkmasıyla saatin kurularak çalışması sağlanırdı. Saat köşkünün tepesinde bir çan yer alırdı. Bu çanın üzeri soğan başı şeklinde bir kubbe ile örtülüydü. 1942 yılında meydana gelen bir fırtınada bu kubbe zarar gördüğünden 1945 yılında yerine, burç mazgallarını andıran bir üst kısım ilave edilmiştir. Antalya Saat Kulesi'nin en üst katının çevresinde görülen pencere açıklıkları, çan sesinin uzaklara duyurulmasını sağlardı. 1974 yılında eski mekanizmalı saat, yeni elektronik saat ile değiştirilinceye kadar bu saat; her saat başı saat sayısı kadar tek vuruş yapardı. Büyük ağırlıklarla çalışan ve dört bir yönde kadranı bulunan Antalya Saat Kulesi'nin saati haftalık olarak kurulurdu. Eski saat mekanizmasından bugün geriye, Antalya Oyuncak Müzesi'nde sergilenen üzerinde çarmıhta Hz. İsa, Hz. Meryem ve bir aziz kabartması ile Grekçe yazılar bulunan bir çan kalmıştır.

SAAT KULESİ'NİN KUBBESİ YERİNE KONULAMAZ MI?

Saat Kulesi, 1942 yılına kadar yukarıdaki resimde görüldüğü gibi bir kubbe ile örtülüydü. O yıl meydana gelen bir fırtınada bu kubbe zarar gördüğünden 1945 yılında yerine, burç mazgallarını andıran bir üst kısım ilave edilmişti. Saat Kulesi'nin eski fotoğraflarına bakınca, kubbeli Saat Kulesi'nin Tekeli Mehmet Paşa Camisi'nin kubbeleri ile birlikte müthiş bir uyumluluk gösterdiğini görüyorum. Ben yıllardır düşünürüm, acaba Saat Kulesi'ni eski kubbeli görünümüne kavuştursak, kentin merkezi durumundaki Kalekapısı daha güzel, daha hoş bir görünüm kazanmaz mı diye. Gelin isterseniz bunu; Saat Kulesi yanında eski fotoğrafını büyütüp asarak, Antalya halkına ve sivil toplum örgütlerinin görüşüne sunalım. Bakalım onlar ne diyecekler? Onların da bu görüşüme destek vereceklerine inanıyorum. Sayın Başkanımız Menderes Türel'den de böyle bir görüşün, Antalyalıların onayına sunulması konusunda gerekli desteğin ve duyurunun sağlanacağını diliyorum.

İDAMLAR ORADAYDI
Saat Kulesi'nin kuzey yüzünde çıkıntı bir demir vardır. Bu demir idam edileni gün boyu halka teşhir etmek için kullanılırdı. İdam edilecek kimseyi asarlar, üstüne beyaz bir elbise, o elbisenin üstüne mahkeme ilamı ile birlikte bir makara marifetiyle saat kulesinin o çıkıntı demirine çekerek gün boyu halka ibret için teşhir ederlerdi. Büyüklerimizin söylediği, "Birkaçını Kalekapısı'nda asıp demire geçireceksin ki görün sonra böyle şeyler olur mu?" deyimini hep duyardık. Kalekapısı'nda son idam 1950'li yılların başında yapıldı. O gün sokakta büyüklerin aralarında "Kalekapısı'nda adam asıldığını" konuştuklarını duyunca Kalekapısı'na koşup, idam edilen adamı seyretmiştik.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.