X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Işık YARGIN: Babalarımız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Işık YARGIN: Babalarımız

  • Giriş Tarihi: 16.6.2014

Marka, marka diye dolandığım; kişiliğimizin en iyi ifade edildiği hali betimlemek üzerine takıntılarımdan hareketle yaptığım her gözlemi, her tespiti getirip dayandırdığım son nokta.
Kendine biçtiğin değerin, ilişki içinde olduğun çevre tarafından "o bir markadır" ya da her ne kadar negatif bir imgelem yaratsa da bende "o bir fenomendir" tanımlanması ile buluştuğu yer/nokta(ymış) kişisel marka. Bugün babalar günü ister vahşi kapitalizmin bir enstrümanı olsun, ister annelerin günü var babalar neden eksik kalsın görüşüne hizmet etmiş olsun fark etmez.
Yoğun olarak babaların düşünüldüğü, ulaşıldığı, rahmetle anıldığı bugünü seviyorum.
Taş bebeklerin, mika oyuncakların olduğu zamanlarda tahtadan yaptığı oyuncakları, özenle cilaladığı sayma çubukları ilaç kutularından şahane şatoları ile hayal gücümüze ve yaratıcılığımıza verdiği destekleri dün gibi hatırlatan babaların gününü seviyorum.
En sıradan yemeklerin yendiğin sofraların ritüelleri ile daha çocuk yaştayken tanışmıştım. Envai türlü Osmanlı mutfağının yemeklerinin üretildiği mutfaklarından yayılan koku, ancak bembeyaz örtülü ışıklı masalarda meyi ve sohbeti ile buluşarak tam tadına kavuşurdu. Çocuk yaşımızda duymaya başlamıştık akıcı İngilizcesinden "you are what you do" der sonra ne demek istediğini anlatırdı bizlere hayatımızı şekillendirirken yaptığımız işten başlayarak, giyimimizden, saçımıza, konuşmamızdan, tavırlarımıza, yediklerimizden, gittiğimiz yerlere, sadece yaptığımız değil gelecekte yapacağımız şeylere kadar birçok noktayı nasıl etkilediğini kendi hayatından, yaşadıklarından örneklerle anlatırdı.
Kişi ve yaşam arasındaki denge savaşında, kişiliklerimize giydirdiğimiz özelliklerimizin hayatımızın büyük bir alanını kapladığını anlatırdı.
Hafta sonlarında Ankara Hipodromu'ndaki at yarışlarını izlemeye giderdik adeta Ascot'taki at yarışlarına gider gibi süslü ve özenli.
Bizi biz yapan şeylerin yediklerimiz, içtiklerimiz, okuduklarımız, tanıdıklarımız, sevdiklerimiz, nefret ettiklerimiz, tecrübe ettiklerimiz, düşündüklerimiz, izlediklerimiz, inandıklarımız, kazandıklarımız ve hatta kaybettiklerimiz olduğunu anlatır ve gerçek hayatta deney imlememiz için çaktırmadan fırsatlar yaratırdı.
Ailenin önemi ve değerlerimiz bu kişisel marka değerlerinin kaynağı olarak gösterilirdi.
Aileye yeni fertler katıldıkça önce ritüeller, sonra gelenekler, sonra uygulamalarla alıştırmalar için hepimiz otomatik hareket ederdik. Her bayram sabahı (ayakta durmayı öğrenmeleri yeter şarttı) torunlarının da katıldığı bayram namazları ile başlardı.
Benim babam kendisiydi nev-i şahsına münhasır. Kendisi olmayı başarmak kendi markasını yaratmıştı. Dibe vurduğumuz zamanları anlardı. İçine düştüğümüz boşlukları görürdü. "Orada kalma, boşluklar dolmaz, boşluğu doldurduğunu düşündüğün şey aslında senin eksilmendir. Kendinin eksilmesine fırsat verme" derdi.
Hangimizin babası bir marka değil(di) ki.
Kardeşim, arkadaşım ve dost insan Nesrin Fidan geçtiğimiz hafta sevgili babasını aniden kaybetti. Sevgiyle paylaştıkları O Babaya ait onun şahsına özel değerlerdi. Ve bir doğa, insan aşığı marka kendini gerçekleştirmeye ve eş, çocuklar ve torunları ile yaşamaya devam edecek.
Sevgili kızım Mine Bayram Bilgici duygularını hep güzel ifade eder. O da bir marka babayı kendisi minicikken ebedi hayatına gönderenlerden. "öğrettiğin gibi hep iyi insan olmaya çalışıyoruz… Gülümsüyoruz hep senin gibi" Ve yaşıyorlar her biri nev-i şahsına münhasır babalar.
İçinde bulunduğumuz zaman değerlerimize daha sıkı sahip çıkmamız gerektiğini önümüze koydu. Babalarımız ve Ata'larımız bizi güçlü bireyler olarak geleceğe hazırlarlarken mutlu yaşayabilmemizin koşulu bayrağımızın altında, vatan topraklarında, kardeşlikle bir arada olabilmeyi de öğrettiler, sorumluluk verdiler. Babalar gününü seviyorum.
Bizi geleceğe taşıyacak değerlerimizin mimarı babalarımıza sorumluluğumuzu hissettirdiği için… Babalar gününü seviyorum.
Yeni nesli yetiştiren babalara toplumun çağdaş uygarlık yolunun devamında çocuklarına değerlerini vermeleri sorumluluğunu hatırlattığı için…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.