Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Işık YARGIN: Son tahlil

Giriş Tarihi: 14.7.2014
Bol fotoğraflı, videolu blog yazılarına bayılıyorum. Okurla kolay ve hızlı anlaşmanın şahaneliği. Son aylarda zaman zaman yazılarımı erteliyorum sebebi blog tadında yazma isteğimi karşılayamamış olmam!
2000 yılında 2 günle başlayan ve 2014 yılında 12 gün süren Uluslararası Antalya Piyano Festivalinin Fazıl Say'sız ve Kadir Dursun'suz olamayacağını bol fotoğraflı, bol videolu yazmak istiyorum. Hem de bodoslamadan girerek.
Kadir Dursun Akdeniz Üniversitesi'nde öğrencilere ve yetişkinlere anlatıyor "Adıyaman'ın Tut ilçesinde doğdum.Klasik müziği ilk 26 yaşımda dinledim. Oya-Bora konseri organizatörlüğünden, 1993 yılında henüz konser salonları, operası, senfoni orkestrası olmayan bu kentte İdil Biret konserini bir otelin lobisinde yaptım." Gençler de yetişkinler de ağızları bir karış açık hem Kadir Dursun hem Uluslar arası Antalya Piyano Festivali'nin öyküsünü dinliyorlar.
Bir yol hikayesi O'nunkisi" Nemrut'ta, Tanrı heykelleri önünde gün batımında Vivaldi dinlemeye var mısınız? Gürer Aykal davetiyelerle Ankara, İzmir ve Antalya'dan davetlilerle Tut Festivali'ni yaptım. Gürer Aykal, Fikret-Filiz Otyam, Edip Akbayram, Nebil Özgentürk katırlarla Nemrut dağına çıktık. Köylü kadını, erkeği, çocukları ile konuklar, protokol o güne kadar hiç duymadıkları müziği, hiç görmedikleri aletlerden dinlediler. O zaman anladım klasik müzik Türkiye'de elitlerin müziği olarak biliniyor olsa da değildir." 2000 yılının Mayıs ayında Uluslararası Antalya Piyano Festivali'ni başlattığında Fazıl Say'la henüz tanışmıyordur. İlk festivalin finalinde dünyaca ünlü piyanist İdil Biret finalinde Yunan meslektaşı Aris Garufalis ile yaptığı düet Uluslararası Antalya Piyano Festivali'nin parlak geleceğini müjdeler.
2. festival için Fazıl Say'a festivalin sanat yönetmeni olmasını rica eder. Teklif kabul edilmiştir. Ama öncesinde sponsor bularak kamyona yerleştirilen piyano ile Anadolu köy köy gezilir. Maksat "Anadolu'da klasik müzik konserlerinin" halka zulüm" olmadığını anlatmaktır. "Biz bu zulüm fikrini bitirdik. Benim konserlerime hiç elitler gelmiyor. Kendini yenilemek, geliştirmek ve değiştirmek isteyen kişilerin olduğunu düşünüyorum." Bu konserler sırasında Fazıl Say, 'menajerim olur musun' der Kadir Dursun'a ve bu işbirliği Uluslararası Antalya Piyano Festivali'nin dünyadaki ilk 5 festival arasında sayılmasının da yolunu açar. Çok sayıda ülkede 12 yılda 500'ü aşkın konser organizasyonu hem Antalya'nın hem festivalin ününü pekiştirir. 2010 yılında 11'incisi yapılan festivali izleyen Japon gazeteciler Fazıl Say'ı dahi ve devrimci bir müzisyen" olarak niteler. Say için ayrıca, "Doğu ile batının birleştiği ses" yorumunu yaparlar.
Sankei Express" gazetesinden Masabayashi, "Fazıl Say, klasik müzik dünyasında bir devrimci. Türkiye, tarih içinde çeşitli uygarlıkların geçtiği ve çeşitli kültürlerin karşılaştığı bir toprak. Bestecilik de yapan Fazıl Say, Batı klasik müziğine Doğu'nun ruhunu katıyor" diye yazar ve "Müziğin iyileştirici gücü Antalya'da" diyerek tamamlar. Vizyonu ve yaptığı işlerle uluslararası iş dünyasının önemli aktörleri arasında olan işadamı arkadaşım iş yapış yöntemlerini dostlarına iş insanlarına aktarırken "Ben bir işe gireceğim zaman nasıl yaparım sorusunu sormam, kiminle yaparım sorusunun yanıtını ararım" diyerek önemli sihirli bir tavsiyede bulunur.
Son tahlilden anlaşılacağı üzere; Uluslararası Antalya Piyano Festivali Fazıl Say'sız ve Kadir Dursun'suz olmaz.

yönetecek yazan
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Işık YARGIN: Son tahlil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz