X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antalya'nın Deniz Hamamları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antalya'nın Deniz Hamamları

  • Giriş Tarihi: 21.7.2014

Büyükşehir Belediye Başkanı Türel'in "Sarısu Plaj'ında Antalyalı hanımlar için bir Deniz Hamamı açılacağı" açıklaması, birden kentin gündemine oturdu. Antalya'da 1970'li yıllara kadar Mermerli ve Adalar Plajı'nda öğle önceleri yalnız kadınlara özel 'Deniz Hamamları' denilen yüzme yerleri vardı

Bugün otobüs, dolmuş ve özel araçların insan taşımaya yetişemedikleri Antalya plajlarının kullanılması, en çok 50 yıllık bir geçmişe dayanır. Örneğin, bugünkü Antalya plajlarının en ünlüsü Konyaaltı, Karpuzkaldıran ve Lara'da, 60 yıl kadar önce in cin top oynardı. Plajlarda halka hizmet eden bir tesis yoktu. Zaten yaz aylarında Antalya halkının çoğunluğu Korkuteli, Elmalı gibi yayla yerlere göç ettiğinden, kent adeta boşalırdı. Konyaaltı Plajı'nda ilk tesis 1956 yılında Antalya Belediye Başkanı tarafından 'bir yazlık oba' yapımı ile başladı. Onu, bir plaj gazinosu yapımı izledi. Ancak belediye başkanı, orada yalnızlıktan canı sıkılınca, yardımcısı Tarık Akıltopu'nun da yanındaki alana bir oba yapmasını ve oturmasını istedi.

PLAJDA İLK TESİS

Daha sonraki yıllarda, nüfusu yaz aylarında da kentte tutmak isteyen belediye başkanları, bunun çaresini Konyaaltı'nda yazı geçirmek üzere tahta obalar inşa ettirmekte bulmuştu. İlk başlarda halkın ilgisizliğinden birkaç yıl boş kalan bu obalara, Antalya halkı yavaş ısındı ve 1960'lı yıllardan itibaren yaz aylarında Antalya halkı, evcek plajlara taşınır oldu. Bunda Antalya'ya gelen yabancı turistlerin de etkisi oldu denebilir. Antalyalılara plajlarda yüzmeyi öğrettiler.

MERMERLİ DENİZ HAMAMI

Antalya kenti içinde kadınların yüzme yerleri ve saatleri 1970'lere kadar kısıtlı idi. Mermerli Plajı ve Karaalioğlu Parkı'nın aşağısındaki Adalar Plajı, sabahtan öğleye kadar sadece kadınlara, öğleden sonra erkeklere açıktı. Erkeklerin yüzen kadınları yukarıdan gözetlememeleri için bekçiler, bu yüzme yerlerinin yukarısında nöbet tutarlardı. Bazı çapkın gençler Kipronoz'dan denize girerler; Adalar Plajı'nın etrafındaki kayalardan denizdeki kadınları seyretmek isterlerdi. Fakat tepede nöbet tutan bekçilerin düdük sesiyle ortadan kaybolurlardı. Bu nedenle Mermerli Plajı'nda, deniz ortasında, 1930'lu yıllarda kadınların rahatça denizde yüzebilmeleri için resimde de görüleceği gibi tahtadan bir deniz hamamı yapılmıştı. Bugünkü yat limanının güney mendireklerinin bitişiğindeki Mermerli Plajı'nda, bir deniz hamamı vardı. Tarık Akıltopu'nun bana anlattığına göre; Deniz Hamamı bir İstanbullu tarafından Moda Deniz Hamamı örnek alınarak inşa ettirilmiş ve işletilmişti. Tamamı ahşaptan inşa edilen bu deniz hamamı, Mermerli Plajı sahilinden 15-20 metre kadar uzakta deniz içinde, 1-1.5 metre kadar yükseklikte, tahta kazıklar üzerinde yükseliyordu. Sahilden hamama bir tahta köprü ile ulaşılıyordu. Deniz hamamının üç tarafı kapalı, Konyaaltı Plajı yönüne bakan kısmı açıktı. Zaten hamamın yapılışındaki amaç, yüzen kadınları, erkek bakışlarından uzak tutmaktı. Açık kısımda bir gazino ve iyi yüzme bilenlerin denize atladığı bir de tramplen benzeri bir kalas bulunuyordu. Gazinoya servis yapan bir kahve ocağı, köprüden hamama girişte hemen sağda yer alıyordu. Deniz hamamında orta havuzun çevresinde kare şeklinde soyunma kabinleri vardı. Hamamın ortasında yer alan ve tabanı tahta ile kaplı olan deniz havuzu yüzme bilmeyenler içindi. Hamam tepesi ile sahildeki kayalar arasına gerilmiş çamaşır iplerinde güneşten rengi uçmuş hamam peştamalları, kurumak için güneşte çırpınıp dururlardı. Şiddetli lodosta yerlerinden kopar, görevliler denizden toplarlardı. Bu deniz hamamının 1940 yılı başlarına kadar kullanıldığı söylenmektedir. Yine 1892 yılında yabancı bir seyyahın çektiği resimde Mermerli Plajı'nda 1930'lu yıllarda kullanılan Deniz Hamamı'nın bir benzerinin o yıllarda da kullanıldığı görülmektedir.

EL DİKİMİ MAYOLAR
Antalya'da halk arasında 'yüzme' fiilinin adı, 'çimme'dir. Denize gitmek için "Hadi çimmeye gidelim" cümlesi kullanılırdı. Bizler de çocukken falez altlarındaki çimme yerlerine gider; denize girerdik. Bugünkü gibi güneşte durmak ve yanmak yoktu. Gidilir, soyunulur, denize girilir, denizden çıkılır, kurulanır, giyinilir ve eve gelinirdi. Çimme yerleri de falezlerin denizle birleştikleri yerlerdeki kayalık plajlardı. Bunların en önemlileri yat limanı içinde Kumluk, onun yanında Mermerli Plajı ve ondan sonra sırayla Kipronoz, Deliktaş, Yeni Dünya, Adalar Plajı, Hamit'in Yeri, Papaz Kayası plajları idi. Antalya'da çimmeye daha çok gençler ve çocuklar ilgi gösterirdi. Orta yaşın üzerindekiler pek denize girmezlerdi. Çarşıda satılan hazır mayo da yoktu. Denize girenlerin şortlarını, mayolarını evlerde becerikli ev hanımları dikerdi. Erkeklerin siyah renkli şortlarının yanlarına birer kırmızı veya sarı şerit dikilir, böylece mayo dondan ayrılmış olurdu. Fakat kadınlar vücut hatlarını hiç göstermeyen bol kesimli ve kollarının kırması bilekleri, paçalarının kırmaları da baldırları örten, genellikle açık veya koyu maviden, yahut kapalı düz renkte şeyler giyerlerdi. Bugünkülere bakılınca, bunlara mayo demekten çok elbise demek daha doğru idi. Fakat kadınların çoğunluğu entari ve üst donuyla, erkekler pijama ya da üst donuyla yüzerlerdi. Mayo ile denize giren kadına iyi gözle bakılmazdı. Fakat yıllar geçip 1950'lere gelindiğinde, görüşler de değişti. Modern kadınlar kendilerine yabancı turistlerden gördükleri mayo modeli arar oldular. Yüzme bilmeyen Antalyalılar, yüzme simidi yerine bellerine su kabağı, yüzme için özel hazırlanmış mantarlar takarlar veya şişirilmiş otomobil iç lastiklerine tutunarak yüzme öğrenmeye çalışırlardı. Bugün Lara ve Konyaaltı Beach Park'ın kıyılarında yüzlerce metre açılıp yüzen; sonra da kızgın ve ince kumlar üzerinde yatarak vücutlarını dinlendiren insanlar; dün etrafı tahtalarla çevrili 15-20 metrekarelik loş ve dar bir havuzda yüzüp, çivili tahtalar üzerinde rahatsız bir şekilde uzananları düşünürlerse; bugün kendilerinin ne kadar şanslı olduklarını anlarlar. Çünkü Mermerli Deniz Hamamı, bugünkü plaj rahatlığı ile karşılaştırılamaz. O, yalnız vücudu ıslatan bir tür küçük havuzdu, o kadar.

HAMAMA GİDER GİBİ HAZIRLIK
Kadınlar deniz hamamlarına, sıcak semt hamamlarına gittikleri gibi tedarikli giderlerdi. Sırmalı havlularla peştamallar beraber götürülür ve bunlar, o zaman şimdiki gibi plaj torbaları bulunmadığından kocaman bohçalarla taşınırdı. Sepet sepet yiyecek hiç ihmal edilmezdi. Bu hamamın bir de dikizcileri vardı. Bunların bir kısmı Mermerli'nin tepelerinde aşağı bakarak kadınları gözlemeye çalışırlardı. Bazıları eski Gazhane'nin bulunduğu yerden veya Kipronoz'dan denize atlar ve kadın hamamı yakınlarına kadar gelirlerdi. Mermerli'nin üzerindeki Yanıkhastane ve Mermerli Gazinosu'nun bulunduğu yerde ikişer bekçi kimseyi yaklaştırmazdı. Bir bekçi sandalı da hamam etrafında ileri geri mekik dokurdu. "Elbiseyle denize girenlerin neyi gözükür ki?" diyeceksiniz ama sokakta kadının yüzünü ve elini zor gören o zamanın bu gariban erkeklerine bu kadar zevk çok görülür, bekçiler öylelerini yakaladıklarında, karakola götürürler; doğduklarına pişman ederlerdi. Mermerli'deki kapalı hamamdan başka, Karaalioğlu Parkı'ndaki Adalar Plajı da, 1950'li ve 1960'lı yıllarda sabahtan öğleye kadar kadınlara tahsis edilmişti. Burası çevresi kayalarla kapatılmış, doğal bir deniz hamamı idi. Halk kente yakın olduğu için buralara gider, yıkanırdı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.