X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uğur UĞURAL: Kusursuz sistem
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uğur UĞURAL: Kusursuz sistem

  • Giriş Tarihi: 17.8.2014

Sağlığı değerli, fit, atletik yaşam dostları. Merhaba cennet Antalyamızın yüreği güzel, ruhu güzel, kalbi güzel, sağlığı değerli SABAH Akdeniz okurları. Sizlerden gelen yoğun talep üzerine bu hafta yepyeni bir yazı dizisine giriş yapıyoruz. Bu yazı dizisinde sizlere yağ dokusu ve yağ hücrelerini tanıtıyorum.
Onları, ilk kez SABAH Akdeniz farkıyla, klişe bilgilerden uzak, tamamen bilimsel verilere dayanan ve daha önce hiçbir yerde okumadığınız işlevleri ile inceleme fırsatı bulacaksınız. Yaşantımızı nasıl etkilediklerini bu yazı dizisi ile takip edeceksiniz.
Yağ dokusu aslında metabolik ve endokrin bir organdır. Farklılaşan yağ hücrelerinden meydana gelir.
Bu dokular vücudumuzda beyaz yağ dokusu ve kahverengi yağ dokusu olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yağ hücrelerinin yaşantımıza iki büyük etkisi var. 1) Vücut direncini düzenlemek.
2) Metabolizmayı düzenlemek. Birinci etkiyle; bağışıklık sistemi devreye girer sağlıklı bir ömür sürersiniz. İkinci etkiyle ise ya formda kalıp fit bir vücuda yada yaşam enerjisi düşük obez bir vücuda sahip olursunuz.
Peki bu seçimi ne belirliyor? Yüzlerce satıra sığacak pek çok nedeni var. Ama en önemli nedeni; hücrenin farklılaşma sürecinde meydana gelen 'beyaz yağ dokusu ve kahverengi yağ dokusu'dur. İşte bu iki dokunun birbirine oranı, form tutkusu dolu yaşamın dengesidir. Çünkü, beyaz yağ dokusu enerji depolar; kahverengi yağ dokusu ise enerji harcar. Burası sözün bittiği yer. Kahverengi doku vücudunuzda ne kadar fazlaysa o kadar fit, formda ve sağlıklı kalırsınız. Olursunuz demiyorum, dikkat edin 'kalırsınız!' Beyaz yağ hücreniz fazla ise su içseniz yarar. Ama ne dengeli beslenme ne de spordan sonuç alamazsınız.
Benim sonuçtan kastım; geri alınmayan kilolar, istikrar ve fit bir yaşamdır. Dost acı söyler ama gerçek bu. Yakın geçmişe kadar bu yağ hücrelerinin bir kimya laboratuvarı gibi çalıştığını bilmiyorduk. Artık bu hücrelerden 12 kritik madde salgılandığını ve bunların hormon yapısında olduğunu biliyoruz. Yağ hücresinden salgılanan bu hormonlar, 'her yaştaki' kilolu bireyde şeker hastalığı, damar sertliği ve kalp hastalığı yapabilir. O yüzden neredeyse her köşe yazımda hem kendinizin hem de çocuklarınızın ne yiyip ne içtiğine aman dikkat edin diyorum. Çünkü vücudunuz sizin ona gösterdiğiniz ilgiye karşı özel tepkiler verir. İyi yada kötü.
Bunu siz seçeceksiniz.
Köşemde bu bilgileri paylaşmak benim için apayrı bir heyecan oluşturuyor.
Ancak daha önce yeni bir yazı dizisi için, hiç bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Haftaya paylaşacağım bilgileri okuyunca bana hak vereceksiniz çünkü bu kusursuz sistemin nasıl bir kudretle donatıldığına yakından şahitlik edeceğiz. Hep söylerim, vücudumuz tüm sesleri ve ritimleriyle eşsiz bir orkestradır. Bu orkestranın şefi ise hormonlarımızdır. Artık onlarla tanışma zamanı geldi. Çoğu insan fazlalıklarından yağlarından şikayet ediyor. Ve bu insanların sayısı her geçen gün büyük bir hızla artıyor. Ama konunun hep görünen yüzüne bakıyorduk.
Ta ki şuana kadar.
Haftaya onlar arasında en kıdemli hormon olan 'leptin' hormonu ve bu hormonun diğer tüm hor- monları etkileyerek yaşantımıza nasıl yön verdiğini inceliyoruz.
Sizler için tüm yazı dizisi boyunca objektifin karşısına geçiyorum.
Çünkü size sağlık dersi verenlerin önce kendi yaşamlarındaki artılarına bakmanız gerekiyor. İnsanın başarısını, sözleri değil neler yaptığı gösterir. Haftaya hep beraber yeni bir dünyanın kapısını aralıyoruz.
Sağlık ve sevgiyle kalın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.