X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haluk ÜNCEL: Neler olmuş neler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haluk ÜNCEL: Neler olmuş neler

  • Giriş Tarihi: 1.10.2014

Pazar günü bizim gazetenin manşeti gayet açık ve net bir şekilde şöyle özetlenmişti; "Antalya'nın içme suyunu Karacaören'den sağlamak için DSİ'ye 300 milyon liralık proje yaptıran Mustafa Akaydın'ın bir kazığı daha ortaya çıktı; Su tarımda bile kullanılamaz"
Buraya geleceğiz.
Ve dün bir haber daha yayınlandı.
Özetle, 29 Mart 2009-30 Mart 2014 tarihleri arasında Akaydın'ın 5 yıllık görevi sırasında bir yıldan daha fazla izin kullandığı Mülkiye Başmüfettişleri tarafından tespit edilmiş. Raporda "Tam bir yıl belediye başkanının fiilen görevde olmadan belediyenin idare edildiği incelenmiştir" denilmiş.
Buraya da geleceğiz.
Yine bir başka haber; "Akaydın döneminde alınan motosikletler depolarda çürümeye terk edilirken, önceki Türel döneminde alınanlar hala çalışıyor."
Şimdi başlayalım; bu yazılıp çizilenler daha hiçbir şey değil, neler olmuş neler bir bir ortaya çıkacak. 5 yıl boyunca Akaydın ve ekibinin Antalya'ya neler kaybettirdiği yakından takip edip dile getirdik. Şimdi ise müfettiş raporlarında yer alıyor, resmiyet kazandı. Artık karar yargının, göreceğiz.
Karacaören meselesine gelince; bu CHP ve Akaydın için tam bir ibret vesikasıdır.
Akaydın ve partisinin iki yüzünün açığa çıktığı bir vakadır. 2004-2009 yılları arasında Türel'in ilk döneminde Karacaören 2 Barajı'ndan su temini gündeme gelmiş, ancak içme suyu olarak uygun bulunmamış ve vazgeçilmişti.
O dönemde CHP'liler "Antalya'ya kirli su içirtmeyeceğiz" diye eylem yapmıştı. Ama kaderin cilvesi mi diyelim, yoksa işte Akaydın ve CHP'sinin gerçek hali mi diyelim; kirliliğin tespitine rağmen 2009'da göreve gelen Akaydın, CHP ve MHP grubunun desteği ile Karacaören 2 Barajı'ndan su temin edilmesini mecliste karara bağladı. Türel döneminde kirli olan su bir anda Akaydın döneminde temize dönüştü! Ey Antalyam bil bunları… Netice Orman ve Su İşleri Bakanlığı su temini işini 300 milyon liraya ihale etti. Şimdi sonucu ne olacak bekleniyor.
Kulunuz bunları yazdığı zaman "yandaş" ama bu kararları alanlar temiz vatandaş… Neyse ikinci mevzu izin işi… Şahsi kanaatimdir, benim belediye başkanım isterse yılda bilmem kaç gün izin kullansın.
Hiç itirazım yok. Yurt içinde ve dışında temaslarda bulunsun, incelemeler yapsın, Antalya'da nelerin uygulanabileceğini, nelerin hayata geçirilebileceğini araştırsın. Sonra da gelsin bunları Antalya'ya adapte etsin, uygulasın, kent bir adım ileri gitsin, başımın üstünde yeri var. Ama günlerini "lay lay lom belediyeciliği" ile geçirip, üstelik sık sık araştırma inceleme adı altında yurt içi ve dişi gezilere gidip hiçbir şey getirmeden bu memlekette boy gösterirsen işte orada adama 'dur' derler. Anladığım kadarı ile müfettişler de bunu tespit edip, rapor haline getirmişler, ak ile karayı ayırt etmişler. Nasıl savunacaklar merakla beklemekteyim.
Yine gelelim şu motor işine… Akaydın döneminde araç alımları ve kiralamaları tam Aziz Nesinlik bir konudur.
Olay sadece 10-15 motorun depolarda çürümesinden ibaret değildir. Sadece bir örnek vereceğim, gerisi size kalmış.
Hatırlarsanız mevzu daha önce gündeme gelmişti. Araçların fahiş ücretlerle kiralandığı ortaya çıkınca zat-ı muhterem Akaydınımız şöyle bir savunma yapmıştı; " Bu araçlar günde 8 saatten fazla çalışıyor"… Hayır hayır gülmeyin, gerçek bu… Yıllık veya aylık kiralaması yapılan bir aracın günde 1 saat ile 24 saat arasında çalışmasının kiralayıcı tarafından hiçbir önemi ve anlamı yoktur.
Ben size aracı bir aylık kiralarım siz ister bir gün kullananın ister 7X24… Her ne kadar, işin içine benzin veya şoför masrafı var, diyeceklerse de bu kiralama şirketini uzaktan yakından alakadar etmez.
En önemlisi piyasa fiyatlarının çok çok üzerinde fahiş paralarla kiralanmasını da meşru kılmaz. Gerisi ancak hikaye olur ve hoşça vakit geçirmenizi sağlar…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.