X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bahçelievler Semti nasıl kuruldu?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bahçelievler Semti nasıl kuruldu?

  • Giriş Tarihi: 15.12.2014
Bahçelievler Semti nasıl kuruldu?
Bahçelievler Semti nasıl kuruldu?

Bahçelievler, bugün de nın seçkin semtlerinden biridir. Denizden 40 metre kadar yüksekte ve Meltem rüzgarına açık olduğu için havası da diğer semtlere göre serindir

nın eski uçsuz bucaksız yeşilliğinin üzerine, bugün binlerce apartman yerleşmiş durumda. Bu apartmanlar son 25 yılda daha da çoğaldı ve sıklaştı. 1960'lı yıllara kadar Antalya'da insanlar ya Kaleiçi'nde, ya da Balbey mahallesinde yarı ahşap, yarı taş binalarda oturuyorlardı. Bu binaların çoğunluğu da eski Antalyalı Rum ustalar tarafından yapılmıştı. 1922'de Antalyalı Rumların kentten ayrılmaları ile 1935'lere kadar Antalya'da ev inşa edecek usta dahi bulunamamıştı. Antalya'da 1930'lu yılların sonlarına doğru inşa edilen okul, kütüphane dışında oturmak için ilk evler ancak 1944 yılında Haşim İşcan'ın gayretleri ile yapıldı. Haşim İşcan Antalya'da 1940'lı yılların başında Bahçelievler Yapı Kooperatifi'ni kurdu. O güne kadar bugün Konyaaltı Caddesi'nin sağında ve solunda kalan arazi, kayalık ve makilik bir alandı. Bu nedenle kimse çakalların uluduğu bu yerde oturmak istemiyordu. Vali Haşim İşcan Antalyalı zenginleri bu kooperatife üye ve bahçeli bir ev sahibi olmaya adeta zorladı denebilir.

KOOPERATİF KURULDU

Bahçelievler Yapı Kooperatifi kurulduğunda ilk parti olarak 200 ev yapılması düşünülmüştü. Fakat kooperatif yalnız bina kurmakla kalmayacak, bu yerlerde başlı başına modern bir mahalle meydana getirecekti. Bahçeli evlerin bulunduğu alanın orta bir yerinde ve kıyılarda 15 bin metrekarelik sahada bir park, "Antalya'yı Güzelleştirme Cemiyeti" tarafından yaptırılacaktı. O günlerde gelen bir gazeteciye Cemiyet Başkanı Muharrem Önal şöyle diyordu: "Burada bir ilkokul, beş dükkan, bir fırın ve bir de deniz gazinosu inşa olunacaktır. Yapılmasına başlanan bu eserlerin birer ihtiyaca cevap vereceğine bilhassa işaret etmeliyim. Beş dükkanın biri bakkaliye, biri manifatura diğeri tuhafiye işlerinde kullanılarak, büyük bir mahalle halini alacak olan bahçeli evlerin, uzaklaşan eski çarşıya ihtiyaç duymamalarını temin kılacağına şüphe yoktur. Dükkanları hususi muhasebe (Özel İdare), fırını belediye yaptırmaktadır. Bahçeli evlere, 3.5 kilometre mesafede bulunan, Düden suyu getirtilecektir. Mahallenin ana yolu 20 metre genişliğinde bir bulvar halinde Konyaaltı Plajı merkezine kadar uzanmak suretiyle güzel bir manzara da elde edilecektir." Bahçelievler, 1940'lı yılların ortalarına doğru Konyaaltı patikasının üzerinde her biri bahçeli ve denize nazır iki tipte kuruluyordu. Bunlardan birincisi 15 bin, diğeri de 14 bin liraya mal oluyordu. Birinci tipteki denize bakan evlerin önündeki alanda (bugünkü Atatürk Parkı) ileride herhangi bir yapı inşaatını önlemek için, her evin önündeki 11 dönümlük arazisi bu ev sahiplerine armağan olarak verilmişti. Ancak ev sahiplerinin önlerindeki bu araziye inşaat yapmaları yasaktı. 1977 yılında bu alan Turizm ve Tanıtma Bakanlığı tarafından Atatürk Parkı yapılmak üzere kamulaştırdığında bu armağan arsalar, ev sahipleri için yüklü birer kamulaştırma bedeline dönüştü.

KARŞI ÇIKTILAR

Antalya Valisi Haşim İşcan, 1940'larda Bahçelievler Mahallesi'ni kurarken, "Burası geleceğin Antalya'sı olacak; Biner lira vererek bu evlere sahip olun" diye Bahçelievler Kooperatifi'ni kurmuş ve Antalyalı zenginleri bu kooperatife üye olmaya zorlamıştı da. Antalya'nın zenginleri ise sağa sola kaçışmışlardı. Aslında bu girişimi ile Haşim İşcan, hem yeni modern bir semt yaratmak; hem de Antalya insanını daha konforlu yaşama alıştırmak istiyordu. Fakat Antalya'nın ileri gelenlerini bir türlü buna ikna edememişti.

İNÖNÜ'YE ŞİKAYET
O da İkinci Dünya Savaşı'nın valilere verdiği özel durumu nedeniyle hem Vali ve hem de Antalya Belediye Başkanlığı görevlerini üstlenmenin verdiği yetki ile Antalya'nın zenginlerine araba lastiği vermemiş, bazı istekleri için zora koşmuştu. En sonunda Antalya'nın bu ileri gelenleri topluca Ankara'ya giderek, o zamanki Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den "Bu adamı buradan alın, yoksa hepimiz birden partiden istifa edeceğiz" restini çektiler. Cumhurbaşkanı İnönü de o günkü 2. Dünya Savaşı yıllarının verdiği nazik durum nedeniyle bu resti gördü. Vali Haşim İşcan'ı Bursa'ya tayin etti. Antalya'da böylece imar hareketleri durdu ve Antalya yerine Bursa kazandı. Bursa imar edildi. Antalya kenti Vali Haşim İşcan gittikten sonra eski yalnızlığına, biçareliğine geri döndü. Ancak Bahçelievler'deki bina inşaatları devam etti. 1950'li yılların başında binalar tamamlandı. Şehir merkezinden çok uzakta olduğu kabul edildiği için evlerin birçoğu yıllarca boş kaldı. Böyle bir girişimle her evin denizi ta ufuklara kadar görebilecek şekilde kurulduğu Bahçelievler semti, bugün de Antalya'nın seçkin semtlerinden biridir. Bu bölge kent merkezinden yirmi metre kadar yüksekte ve yaz sıcaklarında meltem rüzgarına açık olduğu için havası da diğer bazı semtlere göre daha serindir.

BARINAK EVLERİ

Bir başka toplu konut girişimi de 1956 yılında Lara yolu üzerinde olmuştur. Antalya Gümrük Müdürü Cemallettin Gürekanus'un önderliğinde, güneyden serin rüzgârlara açık bir alanda 1956 yılında kurulan bu kooperatif evleri; önceleri yazlık evler olarak düşünüldüğü için, evlerin planları da oldukça basit tutulmuştu. Bu nedenle bu evlere halk tarafından "Barınak Evleri" yakıştırması yapıldı ve semte de "Barınaklar" adı verildi. Şimdi bu barınak evleri, Antalya'nın lüks semtlerinden biri oldu. İşte Vali Haşim İşcan tarafından zorla başlatılan bu bahçeli ev inşaatları, Antalya'da diğer semtlerin oluşmasına da önderlik etmiş oldu. Yıllarca Antalya'nın Kaleiçi ve Balbey mahallelerine içine sıkışan halk yeni semtlere taşındı. Bu ailelerin çocukları da bugün daire zengini oldular.

MEMUR EVLERİ

Antalya'da toplu ev inşaatı olarak ikinci girişim 1951-52 yıllarında kurulan bir Memur Yapı Kooperatifi ile olmuş; evlerin kurulduğu bölgeye de Memurevleri adı verilmişti. O tarihlerde bugünkü Atatürk Hastanesi'nin (SSK) batısındaki yer, at yarışlarının ve deve güreşlerinin yapıldığı Arap Alanı denilen saha idi. Eskiden bu alanda yılda bir kez at yarışları ve deve güreşleri düzenlenirdi. Yarış zamanı burada tam bir panayır havası eserdi. Kent, şimdi yeri Yavuz Özcan Parkı olan eski Devlet Hastahanesi'nden başlayarak SSK Hastanesi'nin bulunduğu yerde biterdi. Ondan öteye gitmeye korkulurdu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.