X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir zamanlar duvar takvimlerimiz vardı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir zamanlar duvar takvimlerimiz vardı

  • Giriş Tarihi: 29.12.2014
Bir zamanlar duvar takvimlerimiz vardı
Bir zamanlar duvar takvimlerimiz vardı

Her gün bir yaprağı kopartılan duvar takvimli günler çok gerilerde kaldı. Bu takvimlerin sayfalarında seçme sözleri, yeni doğan çocuklarınıza verebileceğiniz adları bulabilirdiniz

Bilmem hatırlar mısınız? Yılın son günlerine yaklaştıkça eskiden iki telaş kaplardı içimizi. Birincisi kime hangi yılbaşı kartı gönderilecek; ikincisi de yeni yılda evimize hangi duvar takvimini asacağız? Yılbaşı kartları gönderme alışkanlığımızı bırakalı yıllar oluyor. Yine de teknoloji çağına rağmen benim duvar takvimi alışkanlığımdan vazgeçmem hala mümkün değil. Bilenler bilecektir. Bir zamanlar evlerimizin duvarlarını sırtından bir kartona iliştirilmiş, sayfa sayfa koparılan ve 365 günlük bir koçandan oluşan Saatli Maarif Takvimi veya Resimli Ülkü Takvimi süslerdi. Şimdi kaç evde var, bilemiyorum. Bizim çocukluğumuzda, gençliğimizde bu yapraklı duvar takvimleri bir evin olmazsa olmazlarından biriydi. O zamanlar yeni yıl demek, duvar takvimi ile cep takvimi demekti. Her aile yeni yıla girerken sanki kutsal bir görevmiş gibi bu takvimden bir tane edinirdi evine. Sonra da yeni yılın birinci gününe ait yaprak açılarak yeni yıl beklenirdi. Yeni yılın simgesiydi adeta bunlar. Televizyonların olmadığı yıllarda günlük yaşamımıza sabah kahvaltıdan önce bu takvimlerin, o günkü tarihli yaprağını okumakla başlardık. Yaprakları her gün sabahleyin kopartılır, önü ve arkasındaki yazılar belirli bir disiplin içinde okunurdu.

TAKVİMLER BİLGİ KÜPÜYDÜ

Bu takvimlerin yapraklarında hangi bilgiler yoktu ki? Güneşin doğuş ve batış saatleri, Hicri takvime göre tarih, günün uzaması, güneşin doğuş saatleri, bir kutu içinde namaz vakitleri, o gün dünyaya gelen çocuğa verebileceğiniz kız ve erkek isimleri, pişirebileceğiniz yemek tarifleri, fıkralar, püf noktaları, tarihte o gün ne olduğuna dair bilgiler, o gün doğan ya da ölen ünlüler, eski takvime göre beklenen hava durumu gelişmeleri yani zemheri, pastırma sıcakları, havaya, suya ve toprağa düşen cemreler ve daha neler, neler… İçinde yazarların, sanatçıların ölüm, doğum tarihleri, önemli keşiflerin, icatların tarihleri, ağaçlara su yürüme zamanı, bağ budama, kalem aşısı zamanı, kocakarı soğuğunun başlangıcı, husum fırtınası, kırlangıçların gelme zamanı, kırlangıç fırtınası. Hamsinin sonu, koz kavuran fırtınası, çaylak fırtınası, çaylakların gelme zamanı ve daha birçok bilgi yer alırdı. İnanır mısınız ertesi gün ne yazacak diye merak ederdik. Sayfaları kaldırarak o günün ne günü ya da bayramı olduğunu öğrenirdik takvimlerden. Mesela 1 Temmuz Kabotaj Bayramı'dır. Atatürk'ün TBMM'yi açışı, Dünya Çiftçiler Günü, Dünya Kadınlar Günü, Öğretmenler Günü, Dünya NATO Günü, Dünya Barış Günü, Anneler, Babalar Günü gibi günler yer alırdı takvim sayfalarında. Her gün bir yaprağı kopartılan duvar takvimli günler geçti. Ben takvim yapraklarındaki bilgileri okumayı hala da çok severim. Hepsinin sayfalarında seçme sözleri, çocuklarınıza verebileceğiniz adları okuyabilirsiniz. Görgü kuralları, özlü sözler, bugün ne pişirelim gibi ailenin her ferdi takvim yaprağında kendilerine göre okunacak, bilgi alınacak, yararlanılacak bir şey bulurdu. Evin hanımı her gün ne yemek yapsam diye düşünmektense buraya bakmayı çok severdi. Bugünün yemeği: Terbiyeli İzmir köfte, zeytinyağlı ayşekadın fasulye, mevsim salatası, Kemalpaşa tatlısı!

150 YILLIK SAATLİ MAARİF TAKVİMİ
Tarihte bugün, özlü sözler, şiirler, kocakarı soğukları başladı, birinci cemre ikinci cemre düştü tarzında iklimler hakkında bilgiler büyük bir keyifle okunur, evin büyükleri günlük hazırlıklarını ona göre yaparlardı. Dini, milli günler, namaz saatleri, güneşin, ayın hareketi, mevsimler bu takvimin yaprağından izlenir; arka sayfasında küçük bir şiir, günün tarihi, yemek listesi ile faydalı bilgiler, ilgiyle okunurdu. O zamanlar ihtiyaç duyulan bilgiler bunlarmış demek.

RESİMLİ ÜLKÜ TAKVİMİ

Bugün olduğu gibi eskiden de duvar takvimlerinin en gözdesi Saatli Maarif Takvimi idi. Ansiklopedileri karıştırdım. Hacı Kasım Efendi'nin basıp satmaya başladığı takvimin kuruluşu 1860 imiş. Yani yüz elli yılı aşkın süredir bu takvime bakıyoruz. Bir de kuruluşu yarım asır önceye dayanan Resimli Ülkü Takvimi vardı. Ülkü takvimi diğer takvimlere benzemezdi.

TELEVİZYONUN OLMADIĞI YILLAR

Saatli Maarif Takvimi'nden farkı, en başta renkli bir takvimdi. Ön sayfalarında şehir, ilçe, manzara gibi renkli resimler, arka sayfalarında faydalı bilgiler ve nükteler yer alırdı. Televizyonların olmadığı o günlerde insanlar bu takvimlerdeki resimlerden Türkiye'nin şehirlerini ve tarihi, kültürel değerlerini öğrenirlerdi.

CEP AJANDALARI
Eskiden küçük cep ajandaları vardı. Notlar, randevular oraya yazılırdı. Bu cep ajandalarına babalarımız, borç ve alacaklarını yazar; bazıları ise yaşadıkları önemli günleri gün ve saatleri ilgili tarihlere not düşerdi. Şimdi bütün bu bilgileri elektronik ortamda öğreniyor veya kaydediyoruz. Fakat yine de o eski duvar takvimlerinin verdiği hazzı alamıyoruz desem, yalan olmaz. Duvar takvimleri bugün bile meraklısı için bir tablo gibi durur evlerde. Duvarlarımızın vazgeçilmez süsüdür. Sayfaları her gün koparılıp azaldıkça insanlar hayatından eksilen günleri düşünmeye başlar ve bir hüzün kaplar insanın içini. Yeni yılda duvardaki yerine yeni bir takvim konunca da yeniden bir umut ve sevinç yayılır içimize. Sizlere, her günün sayfasını sağlık ve mutluluğun süslediği takvimli bir yıl diliyorum.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.