X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uz. Dr. Güneş Berk: Kanser ve uyku
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uz. Dr. Güneş Berk: Kanser ve uyku

  • Giriş Tarihi: 16.1.2015

Uyku bozukluğu, kanser hastalarının yüzde 30-60'ının bildirdiği önemli bir şikayettir. Uyku bozuklukları, halsizlik ile birlikte, kanserin ve/veya tedavilerinin, yaşam kalitesini en çok düşüren yan etkilerindendir ve hastaları tükenmişliğe sürükleyebilir.
Kanser, uyku ve psikiyatrik durum; her biri birbiri ile karşılıklı etkileşim içinde olan üçgenin köşeleri gibi düşünülebilir. Kanser, ruhsal durumu ve uykuyu etkiler; ruhsal durum, kanseri ve uykuyu etkiler ve tabi ki uyku da hem kanseri hem de ruhsal durumu etkiler. Bu bağlamda, kanser hastası, ruh halini, bedensel iyilik halini, yaşam kalitesini, kanserini ve tedavisini etkileyen uyku şikayetiyle geldiğinde, en önemli iş uyku bozukluğunun olası nedeninin saptanmasıdır.
Uyku bozuklukları Kanser hastalarında uykuya dalmada, başlamada güçlük olabileceği gibi, uykunun sık sık bölünmesi ya da sabah erkenden istemeden uyanıp bir daha uyuyamama gibi şekilleri vardır. Artmış gündüz uykululuğu ise gün içinde uyku halinin beklenenin üzerinde olmasıdır. Öte taraftan, depresyon, kemoterapi ilaçlarıyla ilişkili halsizlik, kemoterapinin yan etkilerinden biri olan demir eksikliği ve kansızlık, hormonal etkilenmeler; örneğin tiroid hormonlarındaki düzensizlikler gibi bir çok ruhsal ve bedensel etken, uykululuk halinde rol oynayabilir. Hekimlerce ayırt edilip, altta yatan nedenin düzeltilmesi, yaşam kalitesini arttıracaktır.
Uyku sorunu yaşama nedenleri
İleri yaş, kadın cinsiyet, öyküde kişisel ve ailesel bir uyku bozukluğu varlığı kanser hastalığı dışında da uyku bozukluğu için risk faktörüdür ve kanser hastaları için de geçerlidir.
Ancak ilave olarak kanserde ruhsal hastalıklar da uykuyu bozar. Depresyon ve anksiyete bozuklukları bunların başında gelir. Ortaya çıkışı tetikleyici faktörler çoğu zaman ciddi stres yaratan duygusal ya da fiziksel durumlardır.
Ağrı fiziksel durumların başında gelir.
Her kemoterapinin uyku üzerine farklı çeşit ve ciddiyette etkisi olabilmektedir. Bunların ne kadarı direkt ilaç etkisi, ne kadarı tedavinin yan etkisi ne kadarı da ruhsal kaynaklı ayırt etmek güçtür ve hekim muayenesi ve gözlemi gerektirir. Beyin ve baş, boyun bölgesine alınan ışın tedavilerinden sonra artmış uykululuk hali ortaya çıkabilmektedir. Beyin tümörleri direkt etki ile uykuyu etkileyebilir.
Baş boyun tümörleri oksijenlenmeyi değiştirerek, çeşitli tümörler ağrıya sebep olarak uykuyu bozabilir. Bazen de tümörlerin salgıladığı bir takım maddeler uyku döngüsünü etkiler. Tanının öğrenilmesi sonrası yaşanan yas sürecinde, nüks haberi alındığında ya da her kontrol gününün öncesinde, uykusuzluk, kronik seyirde ortaya çıkan depresyonda ise gündüz artmış uyku hali yaşanabilir.
Kanserde uyku sorunlarının tedavisi Önemle vurgulanması gereken ilk şey her tedavinin kişiye özel olduğudur. Kişinin yaşı, cinsiyeti, hastalığı, tedavileri, uyku bozukluğunun ne olduğu ve neye bağlı olduğu netleştirilerek, doğru tanıya doğru tedavi verilir. Uykusuzluğu ya da tersi şekilde gündüz artmış uykululuğu giderecek birçok grup ilaç bulunmaktadır. Psikiyatri hekimi yukarıda belirtilen tüm şartları göz önünde bulundurarak en uygun ilacı seçecektir. Huzursuz Bacak Sendromu ya da Uyku Apne Sendromu düşünmesi durumunda ise gerekli branş hekimlerine hastayı yönlendirecektir. Uyku bozukluklarının tedavisinde psikoterapilerin etkinliğini olduğunu gösteren birçok çalışma bulunmaktadır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.