X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER UĞUR UĞURAL: Uyuyan ortak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

UĞUR UĞURAL: Uyuyan ortak

  • Giriş Tarihi: 18.1.2015

Sağlığı değerli, fit, atletik yaşam dostları. Merhaba cennet Antalyamızın yüreği güzel, ruhu güzel, kalbi güzel, sağlığı değerli SABAH Akdeniz okurları. Sigaraya, pardon uyuşturucu maddeye karşı olan amansız savaşımız devam ediyor. Önceki haftalarda sigaranın tıbben bir uyuşturucu türü olduğunu belirtmiştik. Geçen haftaki köşe yazımız hassas dinamiklere temas etmiş. Bir öğretim üyemiz gönderdiği mail ile "Okullarda, üniversitelerde sigara v.b. kullanımlarını 'sihirli değnek'le mi engelleyeceğiz. Önce annebabaları bilinçlendirin" yorumunda bulunmuş. Bir eğitmen tarafından ilginç bir yaklaşım doğrusu. Eğitimin nerede başlayıp devam ettiğini burada yazmaya elim varmıyor. Ama sormadan edemeyeceğim. Siz niye oradasınız? Şimdiye kadar öğrencilere kaç 'farkındalık' eğitimi verdiniz? Sosyal- duygusal gelişim alanında kaç seminer düzenlediniz? Öğrenci kılığında burnunuzun dibinde gezen özel eğitimli tacirlerin psikolojik eşleşme yaparak öğrencilere hangi metodlarla nasıl yaklaştığından haberiniz var mı? 'Özdeşleşme krizi' diye bir kavram var. Hiç duydunuz mu hocam? Her ebeveyn mükemmel olamaz belki. Travmatik örnekler hariç her anne-baba çocuğu için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Yapar da. Peki bu çocukları 'farkında' olmadıkları tehlikelerden kim koruyacak? Bırakın eğitmen olmayı (bu kafada nasıl olunacaksa) Türk gençliğinin zihin ve beden sağlığı üzerine oynanan bu sinsi oyunda sizler; her şeyden önce vicdani açıdan çok daha iyisini yapmakla yükümlü değil misiniz?. Neye taraf olursanız olun değişmez bir gerçek var. Bu yaşamda herşey iyi yada kötü kaynağına geri döner. Bu konu daha çok uzar yayılır. O yüzden şimdilik kapatıyorum. Bebeklikten ergenliğe çocuk sevgimiz malesef hem bilinçsiz hem cıvık cıvık. Çocuğunu bir güzel yatırıp sevgi patlamasından çiğ çiğ yiyecek aileler var. Çocuklarımıza; sevgi adı altında istismara çok açık büyük bir şefkat gösteriyor sonra çıkmaza girince 'Sen ne bilirsin' diyoruz. Çocuklarımız hangi yaşta olursa olsun onları bir birey gibi görmeli, saygın ve özgüven kazandıracak yaklaşımlarda bulunmalıyız. Bebekler bile henüz 6 aylıkken hareketlenme ve kendini kanıtlama çabasına girer. Bırakın bir 'birey' olarak büyüsünler. Çünkü çocukların hiç büyümediği bir toplum yarattık. Bu ülkede halen 40 yaşındaki insanlara çocuk muamelesi yapan ebeveynler var. Çünkü siz de öyle büyüdünüz. Bırakalım gelecek nesil, algıları daha güçlü, bilinci daha yüksek ve daha farkında yetişsin.

SİHİRLİ KELİME
Değerli okurlarımız, değerli anne-babalar. 12 ve 18 yaş arası sosyal-duygusal gelişim kritik bir evredir. Özdeşleşme ve arkadaşlık sosyal-duygusal gelişimin çok önemli iki yönünü oluşturur. Halk arasında bu devreye ergenlik çağı diyoruz. Bu çağdaki gençler her şeyi eleştirir, soruşturur. Çünkü kişi kendine özgü yeni bir dünya kurmaya çalışır. İşte genç bir insanın o dünyadaki en önemli güven kaynağını arkadaşlık oluşturur. Sihirli kelime burada, arkadaşlık.

HAFTANIN BİLİNÇ NOTU
Sigara kullanımı ve sigaranın beyne verdiği büyük zararlar, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik gibi bir yaşam tarzında çok daha tehlikeli boyutlara ulaşıyor. Gençlerin yüzde 40'ı obez. Her şeyden önce sigaranın vücuttaki tüm bölgelerdeki elastik liflerin elastikliğini bozduğunu ve yapımını azalttığını biliyoruz. Ama beyin damarlarındaki elastik yapının kaybedilmesi sonucu damar içindeki kan basıncının da etkisiyle damarlarda çatallanma, baloncuk ve yüksek tansiyon oluşması size hiç beklenmedik ve çok kötü süprizler yapabilir. Öğrenme bozukluklarını saymıyorum bile. Bazı çizgi filmlerde ağzında birdenbire sigara patlayan komik karakterler var. Hani izlerken çoğumuzun gözünden gülmekten yaş gelirdi, hatırladınız mı? Sigara ve uyuşturucu bağımlılığı işte aynen böyledir. Gülelim, eğlenelim. Hem ruhen hem bedenen sağlıklı yaşayalım. Yeter ki; beklenmedik bir anda sevdiklerimizin gözünden yaş gelmesin.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.