X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şizofren davasında akılalmaz iddialar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şizofren davasında akılalmaz iddialar

  • Giriş Tarihi: 11.2.2015
Şizofren davasında akılalmaz iddialar
Şizofren davasında akılalmaz iddialar

'da, 3 polisi şehit ettikten sonra öldürülerek durdurulabilen şizofren hastası Çağrı Danışman'ın babası, Cemil Danışman polis Bülbül ve Kılınç'ı oğlunun vurmadığını iddia etti

Anayasa Mahkemesi, 'da 4 Ekim 2012 tarihinde 3 polis memurunu şehit ettikten sonra ölü ele geçirilen şizofreni hastası Çağrı Danışman'ın (30) babasının başvurusu üzerine, olaya müdahale eden polislerin zanlının yaşam hakkını ihlal ettiğine ve işkence yasağına uymadıklarına karar verdi. Bunun üzerine dosya yeniden ele alındı ve hazırlanan iddianamede 22 polis memurunun yargılanmaları istendi. Dava 10 Nisan'da Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

OĞLUM DELİ DEĞİLDİ

Kararın ardından Baba Cemil Danışman, şok iddialar ortaya attı. Danışman, polis memurları Abdullah Bülbül ve Mustafa Kılınç'ı oğlunun öldürmediğini öne sürdü. SABAH Akdeniz'e konuşan baba Danışman şunları söyledi: "İnsanlar şizofreni hastalarının saldırgan ve deli kişiler olduğunu düşünüyor. Tedavi gören bir şizofreni hastasının normal insanlardan hiçbir farkı yoktur. Üniversiteyi bırakınca Bucak'ta hayvancılık yapmaya başladı. 5 vakit namaz kılardı. 'Terörist' dedikleri oğlum, annesi ölen bir köpeği 90 kilometre uzaklıktaki bir barınağa götürüp, cebindeki bütün parasını da bakılsın diye barınağa vermiş, aynı yolu yürüyerek dönmüştü. Böyle bir insan 3 kişiyi öldürebilir mi?" dedi.

POLİS AYAĞINDAN VURMUŞ

Olay günü oğlunun tüfeği satmak için kent merkezine gittiğini kaydeden Cemil Danışman, "Arabasını park edip namaz kılmaya gitmiş. O sırada arabadaki tüfeği gören birileri 'şüpheli kişi' diye polise ihbarda bulunmuş. Gelen 2 kişilik yunus ekibi, oğlumu darp etmiş. Oğlum kaçmaya çalışırken arkasından ateş etmişler ve ayağından vurmuşlar. Oğlum da o panikle polislere ateş açmış. Polisin silahını alıp kaçtığını söylediler, oysa güvenlik kamerası görüntülerinde tabancayı almadığı görülüyor" dedi.

GÖRÜNTÜDE SİLAH YOK

Cezaevi kavşağında yolu kesen polislerin oğlunun aracına silahla ateş açtığını söyleyen Danışman şu iddialarda bulundu: "Polisler, aracı görünce hemen ateş açmaya başlıyorlar. Arkadan gelen polis aracından da ateş açılıyor. O sırada iki polis memuru orada yaşamını yitiriyor. MOBESE görüntülerinde oğlumun araçtan inip kaçtığı ancak elinde tabanca görülmüyor. Tüfek de arka koltukta hiç kullanılmamış bir şekilde bulunuyor. Ayrıca polis memurunun öldüğü taraftaki camda mermi deliği yok, yani içerden ateş açılmamış."

SİLAHLARDA PARMAK İZİ YOK
Şehit polislere ait silahların olay yeri inceleme ekiplerine teslim edildiğini iddia eden Danışman, "Çatışma çıktı denilen yerde boş kovan bulunamadığı gibi, tabancalarda Çağrı'ya ait parmak izi çıkmadı" diye konuştu. 8 kurşunla ölen oğlunun yakalandığında sağ olduğunu ve işkence gördüğünü, bunu AYM'nin de teyit ettiğini belirten Danışman, "Otopside vücudunun her yerinde kırıklar çıktı. Oğlumu öldürüp dosyayı kapatmak için yaşamını yitiren polislerin silahlarını oğlumun cesedinin altına koydular. Silahlar dava bitinceye kadar muhafaza altında tutulması gerekirken, soruşturma sırasında satıldı" dedi.

OĞLUMUN VURMADIĞI KESİN
Çatışmanın olduğu yerde görev alan 6 polisin olaydan bir hafta sonra sürgün edildiğini de söyleyen Danışman, "Demek ki o polisleri suçlu bulup gönderdiler. Olayı aydınlatmak ise polisin görevi. Hakkımızı aramayalım mı? Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.