X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AZİZ SERÇE: Ruh haliniz yemek için kebap diyorsa…
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AZİZ SERÇE: Ruh haliniz yemek için kebap diyorsa…

  • Giriş Tarihi: 21.2.2015

Brillat Savarin1755-1826 yılları arasında yaşamış bir Fransız gastronomdur*. Yukarıdaki söylemiş olduğu çok anlamlı sözle yemeğin felsefe boyutunu gözler önüne sermektedir. Yemeğin sadece fiziksel ihtiyaç olmayıp; bir yaşam tarzı olduğunu, yaşamı etkilediğini, yaşamdan etkilendiğini tekrar vurgulamıştır. Biz günümüzde Savarin'in bu sözünü ne yediği bölümüne ilave olarak; nerde, ne zaman yediğini de ekleyebiliriz. Ve bunun Aziz'cesi şu halde kendini ifade eder: "Bana ne zaman, nerede, kimle ve ne yediğini söyle, sana hangi ruh halinde olduğunu söyleyeyim." O halde artık yemek yeme tek başına bir eylem olmaktan çıkmaktadır. Tarih boyunca yemek ihtiyacı yaşam düzenini, bazen de yaşam düzeni yemeği etkilemiştir. Kimi zaman doğa, kimi zaman göç, savaş, görev, kıtlıklar, gelir düzeyi, sosyal statü vs. belirleyici unsur olmuştur. Günümüzde ise bütün bunlara ilave edilebilecek önemli farklı bir faktör ise kuşkusuz ruh halimizdir. Bu ruh halimiz aç ya da tok ne zaman, neyi nerede yiyeceğimiz konusunda bizi yönlendirir. Bu bazen özel bir mekâna, mutfak tarzına bazen de yemeğin içeriğine yönlendirme şeklinde olur. Ev yemeği, zeytinyağlı, yöresel yemek, kalorisi düşük bir yemek vs. ya da insanlık tarihi kadar eski olan et veya et ile ekmek bileşimini içeren bir menüye sahip bir kebapçıya… Ruh haliniz sizi kebap yemeye yönlendirdiyse eğer; "Yemek yemek mutluluktur" sloganı ile Yeşilbahçe'deki yeni şubesinde hizmet veren bir kebapçı olan; Sultanyar'ı denemenizde yarar var. 1950'li yıllarda ekmekçilikle işe başlayan Sultanyar, 1979 yılından itibaren restaurant sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketi. 1987 yılından beri de Antalya'da Sultanyar Kebapçısı olarak, bizlere leziz yemekleri ve meşhur kebapları ile hizmet veriyor. Kaliteli malzeme kullanımı, hijyeni, güzel sunumları ve güler yüzlü çalışanları keyifle yemek yemenize katkıda bulunacaktır. Daha kapıdan ilk girişte, hepimizin geçmişinde bir şekilde yer etmiş odun fırını ve oradan salınan ekmek kokusu sizi içeri davet edecektir. Masaya oturduğunuz anda, siz daha menüye göz atarken, masanız taze yeşil sebzeler, mevsime uygun salata, mezeler ve çiğköfte ile donatılacaktır. Masanızı donatan bu aperatifleri özel üretim ya da siparişle temin edilen, isot, zeytinyağı ve nar ekşisi ile tatlandırabilirsiniz. Arkasından fırından sıcak çıkmış üzerinde buharı ile lavaşınız gelecektir. Her gün taze olarak kendileri tarafından özel olarak hazırlanan ve odun ateşi ile pişen döneri, iskenderi; menşei belli kaynaklardan temin edilen etlerden, günlük taze hazırlanan kebap çeşitleri ve Sultanyar Spesiali damak tadınıza hitap edecektir. Siparişinizde lahmacun yoksa eğer, mutlaka Sultanyar ile özdeşleşmiş fırından hemen taze çıkacak olan, zevke göre acılı yada acısız çıtır Urfa usulü lahmacunu deneyebilirsiniz. Dışarıda yemek yeniyor olması, artık bugünlük kalori kaçamağına göz yumabileceğimiz anlamına geleceğinden; lezzet yolculuğunuzun son durağını künefe ile taçlandırabilirsiniz. İzzet Sultanyar önderliğinde, Mehmet'in kapıda karşılaması, Selahattin'in salondaki güler yüzü ve marifetleri, bütün mutfak ve salon ekibinin özverili çalışması, Emre'nin sizi uğurlaması ile kaliteli yemek, iyi sunum ve misafirperverlik size kendinizi iyi hissettirecektir. "Yemek yemek mutluluktur" anlayışı ile hizmet veren Sultanyar ruh halinize iyi gelebilir. Yemekle bütün buluşmalarınızın ağız tadı ile geçmesi dileği ile…
*Gastronom:
Damak zevki olan, ağzının tadını bilen, iyi yemekten anlayan kimse. (TDK)

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.