X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uğur UĞURAL: Gizli kurallar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uğur UĞURAL: Gizli kurallar

  • Giriş Tarihi: 22.3.2015
Uğur UĞURAL: Gizli kurallar
Uğur UĞURAL: Gizli kurallar

Merhaba sağlığı değerli, yüreği güzel, ruhu güzel SABAH Akdeniz okurları. Merhaba cennet Türkiyemin bilinç dolu yaşam dostları. Geçen hafta aile sisteminden ve bu sistemin kurallarından bahsetmiştik. Aile kurallarını, bu kuralların yaşama yansımalarını ele alamadık. Bugün, hangi yaşta olursanız olun aile sistemi içindeki kuralların siz sizi nasıl etkilediğini konuşacağız. Sizin ailenizin kuralları nedir? Acı yada tatlı, bana açık açık yazmanızı istiyorum. Evi kim geçindirir? Evin işlerini kim yapar? Çocukları kim, nasıl terbiye eder? Bütçeyi kim çıkartır? Kim, nasıl, nereye para harcar? Kim, hangi yetkilere sahiptir? Annebaba çocuğa, çocuk anne-babaya nasıl hitap eder? Kim, kime nasıl davranır? Sevgi var mı, sarılmak var mı, saygı var mıdır? Magazin muhabiri gibi hissettim şimdi kendimi. Yani şunu diyorum; sizin ailenizde her şey açık seçik, özgürce ifade edilebiliyor mu? Yoksa despot bir yönetim mi var? Kimse kuralları tartışmıyor mu? Kuralların bilinçaltına tıkıştırıldığı bir aile içerisinde -sadece o aile için mi- yaşıyorsunuz? Az önce saydığım soruların yarısına bile cevabınız 'evet' ise sizi tebrik ederim. Nurtopu gibi sağlıksız bir aileniz oldu. Nasıl mı? Örnek vereyim. Merkez Ortaokulu 3. sınıftayım. En yakın arkadaşım aynı zamanda sıra arkadaşımdı. Şimdi Türkiye'nin önde gelen kalp ve damar cerrahlarından biri oldu. Antalya Lisesi ve Hacettepe Tıp dahil tüm akademik kariyeri birincilikle dolu. Şu an mesleğinin zirvesinde ve tırmanmaya devam ediyor. Halen en yakın arkadaşlarımdan biridir. Ailesi kendi ailem gibidir. Arkadaşım ailenin tek oğlu. Onları çok severim. Onlar da beni evlatları gibi severler. Okulun son günü. Harika bir yaz havası. Bahçede geziyoruz. Antalya Lisesi'nin hayalini kuruyoruz. Seneye liseli olacağız heyecan büyük. Arkadaşımın evi sokağın karşısında. Ve çalışma odasındaki balkon (aksilik bu ya) ortaokulun direkt bahçesini görüyor. Hem de 20. kattan kuş bakışı. Ben özgür ve güven dolu bir aile içerisinde yetiştiğimden ara sıra sınıftaki kız arkadaşlarımla gezer hatta futbol, basketbol oynardım. Tenefüslerde grup halinde beraber yaramazlık yapardık. Okulun son dersinde sınıfça dışarıdayız. Yine yanımda hem erkek hem kız arkadaşlarım var. Hatta onlardan biri şu an çok sevilen bir pop şarkıcısı. Okul korosunda ben piyano çalardım. O da eşsiz sesiyle eşlik ederdi. Neyse, takdirleri almış geziyoruz bahçede. Okulumuzun süper öğrencisi, benim sevgili sıra arkadaşım birkaç dakikalığına yanımıza uğradı. Çok sevindik. Adamda bir tane 9 yok. Hepsi 10. Biz de tebrik ettik. Öptük, sarıldık. Aynı gece annesinden hortumla dayak yedi. Bacaklarına bakmaya kıyamadım. Mosmordu. Çürümüştü sanki. Suçu; 'kızlarla okul bahçesinde sarmaş dolaş sırnaşmak.' Sonra hepimiz büyüdük. Ama hatıralar ve bilinçaltına yansımalar o bahçede kaldı. Ve niceleri. Bu hikayenin gerisi büyük bir ibret. Ama özel bir konu ve bende saklı.

HAFTANIN BİLİNÇ NOTU

Ancak şunu bilmenizde fayda var. Bir aile içerisinde bilinçaltına itilmiş, ötelenmiş, bastırılmış ne kadar duygu ve düşünce varsa ilk fırsatta açığa çıkar. Sadece çocuğunuzun değil sizin de yaşantınızı etkiler. Sorumlu kim şimdi bu durumda? Sağlıksız ailenin en bariz özelliği 'mükemmelliyetçilik'tir. Bu ailelerde iç ilişki değil dış dünya ile olan ilişkiler önemlidir. 'Sen en iyi olacaksın! Hele bir teşekkür getir bacaklarını kırarım senin??? Elalem (galaksiler arası yargı konseyi) ne der sonra!.. Varoşlardaki çocukları gelin siz düşünün. Haftaya elalemi değil de bu çocukları konuşalım mı? Ne dersiniz?

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.