X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER UĞUR UĞURAL: Annelik sanatı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

UĞUR UĞURAL: Annelik sanatı

  • Giriş Tarihi: 10.5.2015
UĞUR UĞURAL: Annelik sanatı
UĞUR UĞURAL: Annelik sanatı

Merhaba sağlığı değerli, yüreği güzel, ruhu güzel SABAH Akdeniz okurları. Merhaba cennet Türkiyemin bilinç dolu yaşam dostları. Melek annelerimizin anneler günü'nü kutluyor tüm annelere en derin sevgilerimizi sunuyoruz. Bu özel günde sevgili anneme ait bazı anılarımı sizlerle paylaşmak istiyorum Henüz 1 yaşındaydım. Annem ve babam devlet memuru, ablamda öğrenci olduğu için bana, evimizin tam karşısında oturan anneannem bakıyor. Nur içinde yatsın. Mama konusunda çok çektirmişim kendisine, itiraz eder yemezmişim. Hal böyle olunca annem her öğlen vakti işten çıkar, koşturarak Abbasağı parkını tırmanır ve sırf 10 dakikalığına beni görüp mamamı yedirmeye çalışırmış. Annem minyon tipli bir bayan. 1976 yılına ait fotoğraflarda bu yorucu maraton ve tırmanışlar neticesi 43 kiloya düştüğünü gördüm. Şimdi bu hikayeyi cebinize koyun lütfen. Yıl 1982 aile bütçemiz açık verdiği halde özel bir kolejde okuyorum. İlkokul öğrencisiyim. Annem, çalışma odama kapımı vurmadan ve benden müsade almadan asla girmezdi. Toplum içerisinde aynı şekilde davranmam gerektiğini öğütlerdi. Küçük büyük herkesin yanında saygı kavramını, bugünkü beden dili ile bana öğretir, örneklerdi. Annem bana sarılırken dahi ''Uğurcum oğlum seni öpebilir miyim bebeğim'' diye sorardı. Annemle samimi, sıcak ve aynı zamanda saygılı bir iletişimim vardı. Şu yaşıma kadar ses tonunun bir kez dahi bana karşı yükseldiğini duymadım. Çünkü hem içinde yaşadığım toplumu hemde ailemi istismar etmemeye çalıştım. Bugün lüks AVM'lere en şık halimizle gidiyor, yiyor, içiyor, pahalı oyuncaklar alıyoruz. Diyelim orada tuvalete girdiniz. Kapalı olan tuvalet kapınız ömrünüzde kaç kez tıklanarak 'pardon, müsait mi?' diye soruldu? Yoksa insanlar mı renk körü? Orada kırmızı uyarı işareti var sanırım. Yok mu? Bu küçücük ama çok kritik bir örnek sadece. Toplumda, hatta televizyonlardaki canlı yayınlarda milyonların önünde oturmasını konuşmasını bilmeyen ama iletişimden, kültürden ahkam kesen yüzlercesini anlatabilirim size. Çocuk yetiştirmek, o çocuğa biyolojik annelik yapmak değildir. Adab-ı muaşeret belli bir yaşa kadar öğrenilebilir. Sonradan kendinizi zorlasanız da (sonradan görme olmamak için) mutlaka biryerlerde fire verirsiniz. Yaşam başarısının içinizde olması gerekiyor. Annelik; çok boyutlu ve psikolojik bir süreçtir. Her anne evladına, eminim ki elindekinin en iyisini sunmaya çalışıyor. Ve lütfen unutmayalım. İnsan zihni; okuyarak öğrenerek bilinç ve farkındalık kazanıyor.

HAFTANIN BİLİNÇ NOTU
İnsanoğlu olarak şu hayatta en kuvvetli ihtiyacımız ait olma ihtiyacıdır. İlişki içinde olmaya programlanmış halde doğarız. Yaşamın her evresinde kendimizden daha çok güvenebileceğimiz, sevgi ile bağlanabileceğimiz insanlar ve bu insanlarla kuracağımız sağlıklı, ruhsal ve duygusal iletişimler nefes almak kadar elzem ve önemlidir bizler için. Aynı bağışıklık sistemimiz gibi. Anne ve çocuk arasında, doğum ile başlayan psikolojik ve biyolojik süreçte böyledir. Etkileşim, bugün yaşamın her alanında bir yetişkin olarak sizi etkiler. Sosyal rolünüz, kimlikleriniz yada psikolojik rollerimiz ne olursa olsun dünden kalanlarla etkileşim içerisinde oluruz. Hangi yaşta hangi cinsiyette olursanız olun farketmez. Sağlıklı yaşamak için bu etkileşimleri tanımlamamız gerekli. Hiçbirimizin yaşamı tesadüfler sonucu oluşmaz. Yaşamlarımız; davranışlarımızın yansımasından başka bir şey değildir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.