Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Eski yollar eski ulaşım araçları

Giriş Tarihi: 7.3.2016
Eski yollar eski ulaşım araçları

Elmalı'ya giderken, yoldaki Seğircek Beli'nde yolcular arabadan indirilerek arabanın hafiflemesi sağlanırdı. Çoğu zaman yolcular indirilmesine rağmen, sıcak havalarda motor şişer, araba çekmez, yolculardan 'Biraz itiverin de, çıkalım' diye yardım istenirdi

Bugün artık en modern otobüs; olmadı uçak yolculuğu ile istediğimiz yere kolayca ulaşıyoruz. Elli altmış yıl öncesine kadar Burdur'a bile Antalya'dan ulaşmak zorlu bir yolculuk ile olurdu. Bu yolculuk çoğu zaman arkası örtülü posta kamyonları ile yapılırdı. Yolcular orada eşyaları üstüne otururdu. 1970'lere kadar Antalya- Burdur yolu Kepezüstü-Karabayır (şimdiki adı Yeşilbayır)-Yeniköy- Kırkgöz üzerinden bozuk tek şeritli bir yoldu. Hemen Kırkgöz mevkiinden sonra zorlu virajların başladığı ünlü Çubuk Beli gelirdi. 'Yol ver bana Çubuk Beli geçeyim' türküsü Çubuk Boğazı'na adeta bir yakarmadır. O devrin ilkel vasıtaları ile burayı geçmek hakikaten büyük bir başarı sayılırdı. Öyle ki Çubukbeli'nden kazasız, belasız inmek nasip olunca derin bir 'oh' çekilir, bu sevinç için de Kırkgöz kahvesinde uzunca bir mola verilirdi. Antalya'ya gelen veya tayin edilen yüksek dereceli memurlar, milletvekilleri, hâkimler ve savcılar kente geliş ve gidişlerinde burada merasimle karşılanır, buradan merasimle uğurlanırlardı. Kırkgöz'deki karakol ise Antalya'ya gelen giden her yolcuyu kontrol ederdi.

ALANYA YOLU


Doğu'ya giden yol Manavgat'a kadar iyi idi. Daha sonraki bölümü yani Manavgat'tan Alanya'ya giden yol çok kötü idi. Antalya'dan sabah 08.00'de kalkan bir araç, Serik'e uğrar, Manavgat'tan Alanya ve Gazipaşa'ya kadar gider; Alanya'ya sekiz saatte ancak varabilirdi. Antalyalı tüccarlar yol iyi olmadığı için, Manavgat ve Alanya'ya deniz yolu ile gitmeyi tercih ederlerdi. Yelkenliler denizden Manavgat Irmağı'na girerek ilçe merkezine ulaşırlardı. Korkuteli'ye, yani İstanaz'a giden yol ise Elmalı'ya kadar devam ederdi. Bu yolculuk on saatten fazla sürerdi. Fakat Finike'ye deniz yoluyla 10-100 tonluk yelkenlilerle gitmek her zaman daha rahattı. Dar bir yol Antalya'dan Tekirova'ya ulaşırdı. Fakat bu yol o kadar kötüydü ki Tekirova'ya gidecek olanlar, 1970 yılı başlarına kadar deniz yolundan giderlerdi. Kentin içinde ve yakın köyler arası taşımacılıkta çoğunlukla deve kullanılırdı. Kentin caddelerinden buğday yüklü develer, su taşıyan eşekler, katırlar geçerdi. Cumhuriyet'in ilk yıllarına ait sayımlara göre, 58 bin at, 34 bin eşek ve 8 bin deve, Antalya'da ulaşımda kullanılıyordu. Antalya'da develer için park yeri bile yapılmıştı. Develik denen bu yer, bugünkü Değirmenönü Caddesi'nde Antalya 2000 binasının batısında, şimdiki otoparkın olduğu yerdi. Develer dışında taşıma işleri 'tek araba' ya da 'tokmak araba' olarak adlandırılan iki tekerli at arabaları ile yapılırdı. Bu iki tekerli at arabaları sadece zengin üreticilerde bulunurdu. Bunları tek at çekerdi ve şimdiki yük taşımaya yarayan kamyonetlerin yaptığı işi, o zamanlar bu at arabaları yapardı. At arabalarının da faytonların da durakları vardı. Belirli yerlere sıralanıp müşteri beklerlerdi. Kısa mesafelere yük at arabasıyla taşınır, bazı aileler birkaç sokak öteye taşınacaklarsa, ev eşyalarını at arabasına yüklerlerdi. 1935'lerde Antalya'da otomobili olan tek kişinin Taksici Bahriyeli Osman olduğu söylenir. Çok acil hastalık durumlarında, İstanbul'a gitmesi gereken hastaları Bahriyeli Osman Ford arabası ile Afyon'a kadar götürür, hasta da Afyon'dan trenle İstanbul'a devam edermiş.

ÇIĞIRTKANLAR

Bir de Antalya'da herkesin tanıdığı dellal (tellal) Topal Hasan vardı. Topal Hasan elindeki boru ile Antalya'dan kalkacak arabaların anonsunu yapardı. Tabii o zaman elektrik yok, megafon yok; sadece ellerindeki tenekeden yapılma konik ses büyüteçleri ile bağırırdı. Topal Hasan Kale Kapısı'nda bir köşeye dikilir, etrafı şöyle kontrol ettikten sonra şu anonsu yapardı:
"İstanaz'a (Korkuteli) bir kamyonet, cuma namazından sonra hareket edecektir. Yolcudan yüke, pullu mektuptan, her kim gidip gelmek isterse ....... Bey'e müracaatları!"
Bu anons gerektikçe tekrarlanırdı. Sık sık anonslar yapılır ama koca bir haftada, 16 kişi bir araya gelemez, araba dolmazdı. Korkuteli'ye giderken deve ile merkeple, yaya olarak gidenlere çokça rastlanırdı. Yani yolcu çok, yolcuda arabaya verecek para yoktu. Hele Elmalı ve Korkuteli'ye yapılan yolculuklar da tam bir macera idi. Otobüsler kamyon kasasından bozma şeylerdi. Bunlardan başka taksiden büyük 16 kişilik kaptıkaçtı denilen 'Balatalı Ford' Amerikan arabaları vardı. Bunlar saatte en çok 30-40 km hız yapardı. Antalya'dan çıkan böyle bir araba, 6-7 saatte Korkuteli'ye varırdı. Bu arabalar yolda sık sık arıza yapar, rampalarda radyatörleri su kaynatırdı. Radyatörün eksilen suyunu tamamlamak için arabanın arkasında bir teneke de su bulundurulurdu. Elmalı'ya giderken, yoldaki Seğircek Beli'nde yolcular arabadan indirilerek, arabanın hafiflemesi sağlanırdı. Çoğu zaman yolcular indirilmesine rağmen, sıcak havalarda motor şişer, araba yine çekmez, yolculardan "Biraz itiverin de, çıkalım." diye yardım istenirdi. Antalya'yı güneye bağlayan Kemer yolu ancak bugünkü Yeni Liman'a kadardı. Burdur yolu ise Çubuk ve Çeltikçi boğazları nedeniyle zorlu ve tehlikeli bir yolculuğu gerektiriyordu. 1960 -1970 yıllarında, Avrupa karoserli modern otobüsler ve otobüs şirketleri tarifeli olarak, İstanbul, Ankara, İzmir otobüs seferlerine başladı. Eski otobüs garında, otobüsler kalkacağı zaman, bir gramofondan, devamlı ayrılık şarkıları çalınarak, yolcu uğurlanırdı.

OTOBÜS TERMİNALİ

1950'li yıllara kadar Antalya'nın Burdur üzerinden İstanbul, Ankara, İzmir hariç, diğer illerle karayolu bağlantısı hemen hemen hiç yoktu denilebilir. Varsa da bunlar ancak 'jeep'lerin bin bir zorlukla geçtikleri, patikayı andıran yollardı. Sadece İstanbul ve Ankara yolu az-çok gidilebilir durumda idi. Otobüs terminali ise Kalekapısı'nda, kale burcunun yanında idi. Şehirlerarası otobüsler bugünkü Hükümet Konağı'nın önündeki Tahtapazarı'ndan müşteri alır ve hareket ederdi. Terminali çalıştıranlar, Hamdi Boru, Haydar Toker ve Muharrem Tezcan ismindeki şahıslardı. Kalekapısı'ndan Saat Kulesi'nin biraz ilerisinden kalkan otobüsler, 14-15 kişilik kamyon kasasından bozma otobüslerdi. 3.5-4 saatte Burdur'a varır; oradan da 40 dakika sonra Baladız'a (bugün Gümüşgün) ulaşırlardı. Orada aktarma yapılır; yolcular Isparta'dan gelen trene binerlerdi.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Eski yollar eski ulaşım araçları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz