X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 10 soruda obezite ile mücadele
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

10 soruda obezite ile mücadele

  • Giriş Tarihi: 4.9.2016
10 soruda obezite ile mücadele
10 soruda obezite ile mücadele

Obezite ve metobolik cerrahı Doç. Dr. Ayhan Mesci, laparoskopik mide küçültme ameliyatı hakkında bilgi vererek operasyonun her hastaya özel olarak planlanması gerektiğini söyledi

Doç. Dr. Ayhan Mesci, laparoskopik mide küçültme ameliyatı hakkında sorularımızı yanıtladı.

1. Laparoskopik mide ameliyatı nedir, bilmeyen okurlarımız için anlatır mısınız?
Laparoskopik mide küçültme ameliyatı son 10-15 yıldır ciddi biçimde gündemimizde olan ve son zamanlarda çoklukla uygulanan bir operasyon prosedürüdür. Kapalı olduğu için açık ameliyata göre hasta açısından çok daha konforludur. Ameliyat esnasında mide hacmi yaklaşık yüzde80 küçültüldüğü için daha az miktarda besinle doyma sağlanır, yine midenin alınan kısmından salgılanan hormonların azalması sonrası iştahın da azalması ile kilo kaybı sağlanır. Zamanla buna hareket kapasitesinin artmasına bağlı olarak spor da eklenince sonuçları harika olur.

2. 5-6 kilo fazlası olanı da ameliyat ediyor musunuz? Parametre ne bu konuda?
Kesinlikle hayır. Burada kriter Vücut Kitle İndeksi (VKI) denilen boy-kilo orantısıdır. VKI 35'ten yüksek olan hastalar ameliyat olabilirler. Bunun yanında eğer başka sorunları, endokrin bir takım ihtiyaçlar söz konusu ise kilodan bağımsız hasta tek başına değerlendirilip karar verilebilir.

OPERASYON SÜRESİ 45 DAKİKADIR

3. Riski ne ameliyatın? Ortalama kaç saat sürüyor?
Operasyon süresi yaklaşık 45 dakika kadardır. Her cerrahi operasyonda olduğu gibi bazı risk ve komplikasyon olasılıkları elbette ki mevcuttur. Bunların içerisinde en fazla korkulan komplikasyon kaçaktır. Ancak mevcut teknolojiler bu riskleri azaltmıştır.

4. Ameliyat sonrası, ne kadar sürede etkisi görmeye başlanıyor? İlk haftadan itibaren kilo kaybı başlayıp, verilmesi gereken kilo miktarına bağlı olarak 1 yıl içinde fazla kilonun ortalama yüzde 60-65 oranında kayıp başarıyla sağlanır. Kilo kaybı ilk 6 ayda daha yüksek seyrederken sonrası azalarak devam eder.

HASTALIK YOK HASTA VAR

5. Bu kadar popüler olmasına ne diyorsunuz?
Bu ameliyatların kilo ve buna ek sağlık problemleri olan hastalar için çok iyi bir çözüm yöntemi olduğu tartışılmaz. Ancak mutlaka hastanın kondisyonu, tıbbi endikasyonu, sosyal ihtiyaçları ve genel durumu gözetilerek ameliyat kararı verilmelidir. Günümüzde her yerde sıkça uygulansa da uzmanlık gerektiren bir prosedürdür. 5-6 kilo fazlası olana uygun bir ameliyat değil. "Bende sizin kadar üzgünüm " fena olmaz mıydı 2- 3 kiloyu bile kolaylıkla vermek

6. Şeker hastalığı konusunda etkileri nelerdir?
Tip II (Şeker Hastalığı) ve kilolu hastalarda, hem mide hem de barsaklar üzerinde gerçekleştirilen operasyonlar sonucu yenilebilmektedir. Kriterlere uyan şeker hastalarında yüzde 90'lara varan oranlarda başarı sağladığı yani hastaların kullandıkları insülini bıraktıklarını söyleyebilirim. Ancak sadece mide küçültme operasyonunun tek başına şeker hastalığında yüksek başarı sağlamasını beklemek zor.

7. Obezite hastalarını ileriki yaşlarda nasıl sağlık problemleri bekliyor?
İnsan ömrünün çok uzun olmadığı dönemlerde, güç, sağlık ve refah kelimelerini vurgulayan obezite, günümüzde bir halk sağlığı problemi, tedavi edilmesi gereken bir ''hastalık'' olarak kabul edilmektedir. Kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, bazı türleri, kas- iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok hastalığa davetiye çıkaran, yani yaşam kalitesinin azalmasına, hatta ölümlere bile yol açabilen bir 'hastalık'tır diyebiliriz.

8. Kilonun tüm organlara zararını biliyoruz, sizden daha detaylı öğrenebilir miyiz?
Obezitenin neden olduğu en önemli problemleri şöyle sıralayabiliriz; diyabet, hipertansiyon, uykuda nefessiz kalma durumu (uyku apnesi), polikistik over sendromu, dislipidemi, safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması ve bazı kanser türleri. Yapılan araştırmalarda tüp mide ameliyatından sonra kilo kaybıyla beraber şeker hastalığında yaklaşık yüzde 77.2, hipertansiyonda yaklaşık yüzde 71.7, uyku apnesinde ise yaklaşık yüzde 83 oranında başarı oranları saptanmıştır. Bu oran duodenal switch operasyonlarında yaklaşık yüzde 90 düzeyinde.

9. Çocuk ya da genç yaşta obezite riski görülen kişiler için nasıl önlemler alınabilir?
Ne yazık ki yapılan araştırmalar sonucunda çocuklarda obezite oranın endişe verici boyutlarda olduğu görülüyor. Çocuklarda obezite oranının yüzde 20-25 civarında olduğu biliniyor. Bu oranın giderek artmasının altında değişik sebebler sayılabilir ki başlıcaları; yemek yeme düzeninin bozulması, evde yemek tüketiminin azalması, daha çok işlenmiş yani endüstriyel gıdaların beslenmede tercih edilmesi ve daha da önemlisi bunların TV ve internet reklamları ile özendirilmesi olarak sıralayabiliriz. Ebeveynlerin çocukluk çağından itibaren yaşam stillerinde yaptıracakları küçük değişiklikler ile önlem almaları çok da zor değil aslında. Çocuklarımızın oyun tarzlarını değiştirerek, meyve ve sebzeye yönlendirerek, porsiyonlarımızı makul ölçülerde tutarak onları bu yüzyılın rahatsızlığından korumak mümkün ve tabi bunların yanında eğer başarı sağlanamıyorsa sağlık kuruluşlarından yardım almak önemli.

10. Obezite ve diyabet hastaları ameliyat sonrası ne tür beslenmeli ve spor yapmalı, tavsiyeleriniz nelerdir?
Ameliyat sonrası 5 haftalık beslenme programı öneriyoruz. Yeni oluşan mide için bir nevi adaptasyon süreci diyebiliriz. Ameliyat sonrası beslenmedeki en önemli ilkenin, vücudunuzun sağlıklı olması için gereken besinleri elde edebilmek olduğunu unutmamak gerekir. Öğünler için porsiyon büyüklükleri 150- 200 gramı geçmemelidir. Her ne tip operasyon olursa olsun, operasyon sonrası gelişen erken tokluk hissine uygun davranılmalıdır.

PROTEİN AMELİYATTAN SONRA EN ÖNEMLİ BESİNDİR

Protein, obezite ameliyatlarından sonraki diyetteki en önemli besindir. Önerilen ameliyat sonrası uzun vadeli protein alımı, günlük 55- 80 gram arasında değişmektedir. Ancak ameliyat sonrası ilk haftalarda normal gıdalardan yeterince alınamadığı için protein takviyeleri önermekteyiz. Karbonhidratlar vücudunuzun temel yakıt kaynağı oldukları halde aynı zamanda meyve ve sebzelerde de bulunurlar. Ne yazık ki hastaların pek çoğu operasyon öncesi diyetlerinde meyve ve sebze alımlarını kısıtlamakta olup, artık çok daha önemli bir hale gelen dengeli bir diyet için önlemleri hakkında bilinçli bir şekilde asla düşünmemektedirler. Her öğün en az bir meyve yada sebze veya belki de herbirinden bir porsiyon içermelidir.

VİTAMİN TAKVİYESİ ALINMALI
Tüm hastaların, önerildiği şekilde vitamin ve mineral takviyelerini almaları gerekir. Switch hastalarının, oluşturulan emilim yetersizliğinden dolayı demir, kalsiyum ve B12 vitamini takviyeleri almaları gerekmektedir. Basitçe anlatmak gerekirse ilk hafta berrak sıvılar, ikinci hafta tanesiz çorba ve biraz daha kıvamlı sıvılar, üçüncü hafta püreler, dördüncü hafta yumuşak katılar ve son hafta katılara geciyoruz. Daha önce dediğimiz gibi bol su tüketmelerini iletiyoruz. Paketlenmiş ve hazır gıdalar listemizde olmuyor, proteinden zengin beslenmeyi tavsiye ediyoruz. Öğün atlanmaması gerektiğini, porsiyon miktarımızın önemli oldugunu iletiyoruz. Hastaneden çıktıktan sonra bol bol yürüyüş önemli. Operasyon sonrası 2 ay ardından aktif spor mutlaka gerekiyor, özellikle plates ve reformer sıkılaşarak kilo kaybı için ideal.


Fulya SARMAN