X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sahne sempatisi yüksek oyuncu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sahne sempatisi yüksek oyuncu

  • Giriş Tarihi: 5.3.2013

Ankara Sanat Tiyatrosu'nun usta oyuncusu Mehmet Ulusoy, sahnede ne yaparsa yapsın Ankaralılar gülüyor. Ulusoy, " Trajedide de oynamak isterim" diye konuştu

Mehmet Ulusoy'u Susam Sokağı'ndan ya da Mehmet Ali Erbil'li Yakıştır'dan tanıyor olabilirsiniz. Onu belki Ah Şu Komşularımız dizisinde de gördünüz, belki de bin 600 bölüm rol aldığı Bizim Evin Halleri'nde… İsmini bilmiyorsunuz, sadece yüzü tanıdık geliyor ama yine de görünce gülmeye başlıyorsunuz. Tiyatroya yaklaşık 35 yıl önce Turgut Özakman ve Rüştü Asyalı ile başlayan usta oyuncu Mehmet Ulusoy için "güldürmek" günlük hayatın bir parçası gibi. Hatta hocası Ergin Orbey, "Sen hiçbir şey yapma. Öyle dur yeter" dermiş kendisine. Bir ara dram oynamak istemiş ama seyirci onun en duygusal tiradına bile gülmüş.
Tiyatro hayatınız boyunca hep böyle mi oldu? n Evet. Gülmek ve güldürmek benim için çok doğal ama ciddi olaylar yaşadığımız durumlar da oluyor tabi. Komedi bana öyle bir yapıştırılmış durumda ki benden hep şamata bekleniyor. Oyunlarda da bu beklenti söz konusu. Hep öyle roller oynadım. Sahnedeyken seyircinin benden beklentisi de o yönde. Çıksa da bir şey söylese, güldürse diye bekliyorlar.
Usta bir tiyatrocusunuz. Komedyen olarak nitelendirilmek sizi rahatsız ediyor mu?
Tabi ki daha çok komediye yatkınlığım var. Komediyi seviyorum ama neticede oyuncuyum. Bir trajedide rol aldığım zaman onun da hakkını veririm.
Seyirci sizi dramda görürse yadırgar mı acaba?
Benden beklemeyeceği bir şey olabilir. Dramatik bir sahnede yaptıklarım da bazen seyirciyi güldürebiliyor. Hocam Ergin Orbey rahmetli, bana hep 'Sen hiçbir şey yapma, öyle dur yeter' derdi. Sahne sempatisi bende biraz yüksek. Bununla gurur duyuyorum.
Güldürmekte zorlandığınız oldu mu hiç?
Ankara seyircisi gerçekten çok özel. İstanbul oyunlarında da ilk ölçüyü hep Ankara'dan alırlar. "Ankara'da tutarsa İstanbul'da da tutar" diye düşünürler. Benim oynadığım tüm rolleri sevdiler. Güldürmekte hiç zorlanmadım.
Tiyatroya ne zaman başladınız?
Otuz yıldan fazla oldu. Ankara'da Turgut Özakman ve Rüştü Asyalı'nın yönettiği Pamukbank Çocuk Tiyatrosu'yla başladım. 'Ah Şu Gençler' adında bir oyundu. Profesyonel hayatım bu oyunla başladı.
Bankaların tiyatrosu mu vardı?
Evet, çok güzeldi. Tiyatroyu destekliyorlardı fakat sonra ne olduysa vazgeçtiler. Ben Pamukbank'la başlayıp, Halk Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın çocuk tiyatrolarında rol aldım. O dönem kendilerini tanıtmak adına yaptılar galiba. Daha sonra Yücel Erten'in 1984-85 yıllarında Devlet Tiyatrosu'ndan istifa eden sanatçıların katılımıyla kurduğu Sanat Evi'nde yer aldım.

''ANKARA'DAN HİÇ AYRILAMADIM''
Televizyon serüveni nasıl başladı?
Tek kanal TRT dönemi olması nedeniyle oynadığım oyunlarla dikkat çektim ve teklifler aldım. Çocuk, eğlence programları, diziler… İstanbul'dan gelen teklifleri de hep geri çevirdim bu nedenle, Ankara'dan kopamadım. Hatta Tunç Başaran'dan bir teklif almıştım. Ankara'da Mehmet Ali Erbil'le 'Yakıştır' diye bir program yaptığım için kabul etmedim. 'Ah Şu Komşularımız' dizisi için 5 yıl İstanbul'a gidip geldim, yine Ankara'yı terk etmedim. O dizide Suna Pekuysal, Pekcan Koşar, Zihni Koşar gibi usta oyuncularla çalıştım. Bizim Evin Halleri, Susam Sokağı, Cumartesiden Cumartesiye, Benimle Oynar mısın, Tele Kabare, Yakıştır, Geçmiş Zaman Televizyonu gibi programlarda yer aldım. Bizim Evin Halleri'nde bin 600 bölüm oynadım.

''ATATÜRK 'HALKTAN KOPUN' DEMEDİ''
Kuramları falan bir kenara bırakıp, halkın daha fazla yakalayabileceği bir dil geliştirmişsiniz…
Çok doğru gözlemlemişsiniz. Ortaoyunu'ndaki Kavuklu ve Pişekar'ın çağdaş halini yakalamaya çalışıyorum. Halkın içinden geliyoruz ve halkla birlikte olmak zorundayız. Bir oyuncunun halktan kopuk olması kadar kötü bir şey yok. Seyirci bizim için geliyor. Atatürk'ün "Her şey olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız" sözü yanlış mı değerlendiriliyor?
Atatürk kimseye 'halktan kopun' dememiştir. Ama maalesef tiyatro, opera ve bale elit kesimde kaldı. Çağdaşlaşamadık! Halkı bu tarafa çekemedik, tiyatroya götüremedik. Bunu eleştiriyorum.