X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Ankara'yı çok özlemiştim'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Ankara'yı çok özlemiştim'

  • Giriş Tarihi: 6.3.2013

Üç yıl aradan sonra Ankara'ya gelerek ODTÜ'de perküsyon sanatçısı Mehmet Akatay'la konser veren Anjelika Akbar, "Ankara'yı özlemiştim. Sevenlerimle buluşmaktan dolayı mutluyum" dedi

Ünlü piyano virtüözü Anjelika Akbar, üç yıl aradan sonra Başkent'te verdiği konser öncesinde SABAH Ankara'ya konuştu. Beste ve albüm çalışmaları ile yurt dışı konserler nedeniyle uzun süredir gelemediği Ankara'yı özlediğini söyleyen sanatçı, sevenleriyle buluşmaktan mutlu olduğunu belirtti. 1990'da Rusya'dan Türkiye'ye gelerek Türk vatandaşlığına geçen ünlü sanatçı, yıllar geçtikçe Türkiye'nin kendisi için ne kadar büyük bir değer olduğunu daha iyi anladığını ifade etti. Çok büyük bir aileye mensup olduğunu, pek çok ülkede akrabalarının bulunduğunu kaydeden sanatçı, "Beni Amerika ve Avrupa'ya çekmeye çalışıyorlar. Ama Türkiye'nin yeri benim için çok özel. Kalbimin sesini dinliyorum. Gelmeden önce Türkiye'yle ilgili hiç bir şey bilmiyordum, tamamen kapalı bir kutuydu. İstanbul'da bir köprü var ve onun altında balık satılıyor, sadece bunu biliyordum. Ama geldikten sonra dedim ki ben buraya aidim" dedi.

'Rüyamda gördüm, klip çektim'
Tasavvuf konusunda inceleme yaptığını ve bu sayede doğu enstrümanlarıyla daha fazla yakınlaştığını dile getiren Akbar, Nesimi'nin şiirinden bestelenen "Güldür Gül" ilahisine çektiği klibin hikayesini de anlattı: "Bir arkadaşım ilahiyi dinletti. Müziğinden, sözlerinden çok etkilendim. İki gün sonra bir rüya gördüm. Neresi olduğunu anlamadım ama çok net öğeler vardı: Gül bahçesi, üzüm bağı, eski sütunlar, merdivenler… Bana deniliyor ki; 'Klip burada çekilecek. Burası Hz. Muhammed'le ilgili bir yer'. Uyandım, dedim ki 'Ben böyle bir yer bilmiyorum'. Bir hafta sonra ilahiyi dinleten arkadaşım beni Üsküdar Valide Atik Camii'ne götürdü. Oraya gittiğimde gördüm ki rüyamdaki her şey orada. Şimdi bile çok heyecanlanıyorum."

'Kulağım Doğu kültürüne açık'
Doğu enstrümanlarıyla yaptığı klasik batı müziği yorumlarının kendisi için büyük önem taşıdığına değinen sanatçı, şöyle konuştu: "Türkiye'den önce bir süre Kazakistan ve Özbekistan'da yaşadım. Fakat Sovyetler Birliği döneminde oralarda Rus kültürü hakimdi. Bu nedenle Türkİslam kültürüyle karşılaşma olanağı bulamadım. Türkiye'ye geldiğim zaman resmen çarpıldım. Burası Batı'yla Doğu'nun kesişme noktası. Benim ihtiyaç duyduğum Doğu kültürüydü. Hamuruma bulaşmış bir kere bu baharatlar. Algıda seçicilik oluyor ve kulağım o tarafa çok açık."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.