X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Daha yapılacak çok işimiz var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Daha yapılacak çok işimiz var

  • Giriş Tarihi: 4.4.2013

Engelliler Kanunu'yla birlikte belediyelerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri için verilen süre 7 Temmuz'da sona eriyor. Başkent'te yaşayan engelliler ise hala çok eksiğin olduğunu düşünüyor

BAŞLARKEN
İstatisti kler Türkiye'de 8.5 milyon engellinin olduğunu gösteriyor. Kimi doğuştan kimi ise sonradan engelli olaların çoğu AK parti hükümeti döneminde yapılan birçok düzenleme sayesinde evlerinde hapsolmaktan kurtuldu. Daha önce dışarı çıkmak dahi istemeyen engelliler artık okullara gidiyor, işte çalışıyor, yerel yönetimlerin halk eğitimlerle birlikte açtığı kurslara katılıyor. Kendilerinin farkına varan, üreten "Biz de engelsizler gibi yaşamak istiyoruz" diyen engelliler, artık haklarını çok daha rahat arıyor. Onlar, hükümetin aldığı tedbirlere, belediyelerin yaptığı çalışmalara rağmen hala sokakta birçok sorunla karşılaştıklarını, eksikliklerin olduğuna dikkat çekiyor. 2005 yılında kabul edilen Özürlüler Kanunu'yla belediyelerin engellilerin durumlarını göz önüne alarak altyapıyı yeniden düzenlemesi için son süre 7 Temmuz. Belediyeler düzenlemeleri hızlandırırken engelliler ise "Daha çok eksik var" diyor. SABAH Ankara, Başkent'te yaşayan birçok engellinin hayatına konuk olarak onların hayatlarını, beklentilerini kaleme aldı. Belediyeler de yazı dizimizde bugüne kadar yaptıklarını, bundan sonra ise engellilerin hayatlarını kolaylaştırmak için neler yapacaklarını paylaştı…

Meclis'te 2005 yılında kabul edilen Özürlüler Kanunu çerçevesinde belediyelerin engellilerin hayatını kolaylaştıracak birçok yükümlülüğü yerine getirmesi gerekiyor. Yerel yönetimlerin uygulamalarını tamamlamaları için verilen süre ise 7 Temmuz'da sona eriyor. SABAH Ankara, başta ulaşım, eğitim, sağlık, çalışma ve toplumsal hayata uyum gibi birçok soruna merhem olacak düzenlemelerle ilgili yerel yönetimlerin bugüne kadar neler yaptığını, engellilerin penceresinden ise 'neler yapılması' gerektiğini gündeme getiriyor.

DIŞARI ÇIKAMIYORLARDI
Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Başkent'te de yaşayan yüzlerce engelli, yeni düzenleme yapılmadan önce evlerinden dışarı çıkamıyordu. Tekerlekli sandalye ve koltuk değneği kullanan engelliler, özellikle karşıdan karşıya geçerken büyük zorluk yaşıyordu. Bu nedenle dışarı çıkmayan ve eve hapsolan engelliler, belediyelerin yapacağı düzenlemelerle artık hayata umutla bakıyor.

CEZA YAĞACAK

7 Temmuz'a kadar gereken yükümlülükleri yerine getirmeyen belediyeleri ise büyük bir tehlike bekliyor. Hayatlarını normal bireyler gibi yaşayamayan engelliler, bu yükümlülükleri yerine getirmeyen belediye ve kamu kuruluşlarına maddi-manevi tazminat davası açabilecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da 'İzleme Kurulu' oluşturacak. Kurul, engellilerin sıkıntılarını birebir takip edecek. Belediyeler bir yandan yükümlülükleri yerine getirmeye çalışırken SABAH Ankara, Mamak'ta yaşayan ve geçirdiği bir rahatsızlık sonucu koltuk değneklerine mahkum olan 40 yaşındaki Aynur Akeren'in hayatına konuk oldu. Akeren, bugüne kadar yaşadığı sıkıntıları, kanundan beklediklerini anlattı. Ayak bileğinin tamamında sorun olan Akeren, 20 yıl boyunca tek başına sokağa çıkamadığını anlatarak, "Eskiden sokakta bir engellinin rahat ve korkusuz bir şekilde yürümesi pek mümkün değildi" dedi.

"TEHLİKE ATLATIYORDUK"
Akeren, "Gideceğiniz yere varana kadar birçok kaza tehlikesi atlatıyordunuz. Karşıdan karşıya geçebileceğimiz yerler azdı. Üst geçitlerin asansörleri çalışmıyordu. Hala üst geçitlerde sorunlar yaşıyoruz. Caddelerde geçişlerimizi kolaylaştıracak yeni düzenlemeler biraz daha rahat hareket etmemizi sağlıyor. Ancak hala yeterli değil" diye konuştu.

YÜKSEK KALDIRIMLAR

Engelliler için en büyük sorunun yüksek kaldırım ve tümsek olduğunu dile getiren Akeren şöyle konuştu: "Ankara'nın kaldırımları çok yüksek. Bu benim gibi koltuk değneği kullanan birçok arkadaşım için de problem. Birkaç kez kaldırımdan düştüm. O kadar yüksek ki birinin yardımı olmadan yürümek mümkün olmuyor. Hala tek başıma rahat bir şekilde dolaşamadığım için birçok yere giderken annem bana eşlik etmek zorunda kalıyor."

'TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ'
Toplu taşıma araçlarına binmekte zorlandığını anlatan Akeren, şunları söyledi: "Engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarına binmesi oldukça zor. Asansör sistemi olmadığı için kullanamıyoruz. Koltuk değnekleriyle otobüse ya da dolmuşsa binmek için birçok kişiyi rahatsız etmek gerekiyor. En önemlisi vatandaşların yardımı olmadan araçlara binmek. Ama bu bizler için mümkün değil. Şu anda yasayla birlikte toplu taşıma araçlarında yapılacak değişiklikleri bekliyoruz. Umarım bizim için daha rahat bir yaşam Ankara'da oluşur."

AİLELER TEDİRGİN: AKLIM SÜREKLİ KIZIMDA KALIYOR
Kızının uzun yıllar koltuk değneğiyle hayata bağlandığını dile getiren anne Ayşe Akeren de Ankara'da engelliler için ciddi altyapı değişikliklerinin yapılmasının gerekli olduğunu belirterek, "Kızımın tek başına dışarı çıkmasına izin vermiyorum. Her seferinde aklım onda kalıyor. Bu nedenle ben de Aynur nereye gitmek isterse onunla çıkıyorum. Her an bir araba çarpacak, karşıdan karşıya nasıl geçecek diye düşünüyorum. Engelli vatandaşların sokakta güvenli bir şekilde yürüyebilecekleri çok fazla bir yer yok" diye konuştu.

YARIN: Görme engelliler kentte hangi sıkıntılarla karşılaşıyor?