X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Evdeki huzur işteki huzurdur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Evdeki huzur işteki huzurdur

  • Giriş Tarihi: 3.6.2013

Türkiye'nin en iyi estetik cerrahlarından Doç. Dr. Doğan Tuncalı, hastaların taleplerini, özellikle yazın ne tür önlemler alınması gerektiğini anlattı

Türkiye'nin en önemli estetik cerrahlarından Doç. Dr. Doğan Tuncalı hem mesleği hem de özel hayatıyla ilgili birçok konuda düşüncelerini paylaştı.
Bize kendinizden bahseder misiniz?
1967 yılında Ankara'da doğdum. Aslen Samsun'lu tütüncü bir aileden geliyorum. Ankara Anadolu Lisesi'nden mezunum. Sürekli görüştüğüm arkadaş grubum var. Çocukluktan itibaren başarımı ve kişisel gelişimimi sağlamamdaki temellerin o dönemde (lisede) atıldığını düşünüyorum. Arkadaşlarımın bu konuda ciddi payı olduğuna inanıyorum. Her iki dedem, müthiş vizyonu olan, eğitime önem veren insanlardı. Bizim ailede doktor çok. Babam Hacettepe Üniversitesi Rektör Yardımcılığı, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü görevlerinde bulundu. Annem ise hayatta tanıdığım en pozitif insanlardan biridir. Ve bana her yaptığım işte en büyük desteği veren, kendisi de profesör doktor olan, eşim ve oğlum benim için olmazsa olmazdır. "Evdeki huzur, işteki huzurunuzdur" sözüne inanıyorum.

BENİ CEZBEDİYOR
Estetik cerrahi alanını seçmeye nasıl karar verdiniz?
Estetik ve plastik cerrahiye merakım Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi yıllarında yaptığımız stajlar sırasında başladı. Ben Hacettepe Plastik Cerrahi'yi kazandım. Aslında genel olarak cerrahinin radikal, son söz söyleyebilme tarafını seviyordum. Ama zaman içerisinde bu gücümü abartmamayı, her istediğimi yapamayacağımı ya da her istediğim sonucu alamayacağımı tecrübeyle öğrendim. Bu tecrübe, iyi sonuçların da bir güvencesi haline geldi.
Ailenizde doktorun çok olduğunu söylediniz. Sizi estetiğe sevk eden aileniz mi oldu?
Hayır, gençlik yıllarımda ciddi bir şekilde müzik ve resimle de uğraşıyordum. Bu nedenle içerisinde sanatsal ve bir estetik bakış açısı olan bu dal beni cezbetmiş olabilir. Büyük konuşmak doğru değil ama tekrar doktor olsam yine estetik cerrahiyi seçerdim. Hastalarıma, hem cerrahi seçenek hem de alternatif ameliyatsız yöntemler sunabilme gücünün imkanlarımı arttırdığına inanıyorum. Mesleğimle ilgili 76 yurt içi ve yurt dışı makale yazdım, 54 bilimsel toplantıda sunum yaptım, 2 de kitap hazırladım. Anti-oksidanlar, besin destek ve anti-aging ürünleri ile ilgili şu anda bir kitap yazma projesi aşamasındayım. Hastane yıllarımda ağırlıklı olarak 'yeniden yapılandırma' dediğimiz plastik cerrahinin "rekonstrüktif" kısmı ile ilgili ve mikrocerrahi uygulamalarına ağırlık vermiştim. Daha sonra serbest girişimciliği hayat tarzı olarak benimseyip, mesleğimi serbest şekilde gerçekleştirmeyi tercih ettim.

KİRLİLİK VAR
Okuyucularımıza başka ne söylemek istersiniz?
İnternet ve televizyonda bilgi kirliliği çok fazla. Malesef bu benim gibi doğrucu insanların gerçekleri anlatabilmesini zorlaştırıyor.

ERKEKLER DE BOTOKS YAPTIRIYOR
Belki de estetik sektörünün sorunlarının en önemli çözümü bu bakış açısından geçiyor.
Estetik cerrahi ve kozmetolojide genel olarak vücudunun bir kısmından memnun olmayan ve bunu değiştirmeyi talep eden kişilere hizmet veriyoruz. Amerika Birleşik Devletleri'nde botoks yaptırma oranı erkek ve kadınlarda neredeyse eşitlenmiş durumda. Türkiye'de de bu makas gittikçe kapanıyor. Uygulamalarda yaş aralığımız oldukça geniş. Hasta seçiminde yaştan çok bizim için en önemli konu, kişinin motivasyonu. Genel olarak aşırı kilo alıp verme, gebeliğin etkilerini ortadan kaldırma, güneşin ve yaşın yarattığı yaşlanma etkilerini azaltma, genetiğin getirdiği örneğin saç dökülmesi gibi sorunların azaltılması ve ekimle ortadan kaldırılması, kadınlarda meme olmaması veya büyük olması, erkeklerde göğüs olması, bölgesel yağlanmalar, kepçe kulak, göz kapakları problemleri, burunla ilgili problemler, sarkmalar sayılabilir. Ancak bunların hepsinin gelip dayandığı nokta "güzelleşmek", bir adım ötesi de "kendine güven"in kazanılması ve arttırılması.
Yaz dönemine girdiğimiz bugünlerde okuyucularımıza ne tavsiye edersiniz?
Bu dönemde en çok "liposuction" dediğimiz yağ çekme, varis uygulamaları, meme büyütme ve mezoterapileri yapıyoruz. Saç ekimi ise her daim yaptığımız uygulamalardan. Diğer tüm girişimler de yapılabilmektedir ancak örneğin yüz gençleştirici ve leke açıcı "Fraksiyonel Karbon Dioksit Lazer" gibi uygulamaları daha çok kışın yapmayı tercih ediyoruz. Selülit yaz döneminin en önemli konularından. Selülit, temelde bölgesel bir dolaşım bozukluğudur. Birçok yöntem olmasına rağmen, selüliti halen en iyi düzelten yöntem, özel bir alet kullanılarak yapılan "liposuction"dır. Eğer kişi ameliyat olmak istemiyorsa bazı cihazlar, uygulamalar ve mezoterapilerle de oldukça iyi sonuçlar elde etmek mümkün.

GÜNEŞ YAŞLANMAYI HIZLANDIRIYOR
Tavsiyeleriniz olacak mı?
Alerjiniz yoksa kaliteli bir nemlendirici ve en az 30-50 SPF olan çok iyi bir güneş koruyucu kullanılmalı. Mümkünse güneşten uzak durulmalı. Bunun tabi ki nedenleri var. Güneş, sanılanın aksine, 5-10 dakikadan sonra cilde zarar veriyor. Geri dönüşü olmayan, yaşlanmanın hızlandırılmış haline neden oluyor.
Birazda kendinizden bahsedebilir misiniz? Boş vakitlerinizde neler yaparsınız?
Hobilerim konusunda daha önce müzik ve resimden bahsetmiştim. Fırsat buldukça halen müzikle uğraşıyorum. Özellikle eski Türk müzikleri ve melodileri üzerine bir araştırma yapmak istiyorum. Kayak, basketbol, futbol, yüzme hatta okul yıllarında yüksek atlamayla bile uğraştım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.