X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rüzgar gibi sol açık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rüzgar gibi sol açık

  • Giriş Tarihi: 13.8.2013

Epilepsi hastalığı için geliştirdiği tedavi yöntemleriyle adını dünyaya duyuran Prof. Zeki Gökçil, futbolun da profesörü çıktı

Çocukluğundan bu yana ilgi duyduğu futbolla arasına hiçbir zaman mesafe koymayan Prof. Zeki Gökçil, yeşil sahalardan beyaz sayfalara taşındı. Yıllarca amatör olarak futbol oynayan Gökçil, artık kalemini oynatıyor. İyi bir nörolog, iyi bir futbolcu olan Gökçil aynı zamanda iyi bir spor yazarı. Tekirdağ'da doğan Gökçil'in futbol aşkı çocukluk yıllarına dayanıyor. İlk ve ortaokul yıllarında okul takımında oynayan Gökçil, başarılı bir öğrenci ve başarılı bir futbolcuymuş. Gökçil'in okul takımındaki başarılarını tespit eden Beşiktaş Spor Kulübü, genç oyuncuyu altyapısına almak istemiş ancak baba Gökçil, futbolcular çok iyi para kazanmadığı için bu talebi onaylamamış. İşte Türkiye'nin en başarılı epilepsi uzmanı Prof. Zeki Gökçil'in hayatı o yıllarda şekillenmeye başlamış. Ünlü profesör, yönlendirmelerle geçen hayatı ve istemese de seçtiği meslekteki başarı hikayesini şöyle anlatıyor:

ASKERİ LİSEYİ KAZANDI
"Okul takımında gösterdiğim performansla Beşiktaş'tan gelen teklif futbola ilgimi daha da artırdı. Futbol aşkıyla yanıp tutuşurken, girdiğim askeri lise sınavını birincilikle kazandım. Işıklar Askeri Lisesi'ni kazandığım gibi Türkiye birincisi olarak bitirdim. Çok istediğim futbolu babamın onaylamaması nedeniyle oynayamamıştım. Üniversite tercihlerinde de benzer bir durum yaşadım. Okul tercihleri yaparken askeri kamptaydık. Filoloji ya da mühendislik okumak istiyordum. Ama tercihim bana kalmadı. Komutanım gelip "Tıbbı yaz" diye emretti ve öyle de oldu, GATA'yı yazdım."

MERAKI HİÇ BİTMEDİ
Doktorluk yoğun ve yorucu bir iş. Ama ben yoğunluğuma rağmen futbola hep zaman ayırdım. İlk okul öncesine dayanan futbol merakım oyuncu olarak lise ve tıp fakültesinde de sürdü. Arkadaşlarım bana 'Rüzgar gibi sol açık' derdi. Hala halı saha maçlarında futbol oynuyorum ama futbol oynamaktan çok futbol yorumuna zaman ayırıyorum. Çeşitli internet sitelerinde spor yazarlığı ve futbol yorumculuğu yapıyorum."

'KADAVRA GÖRÜNCE BAYILDIM'
"Tıbbı seçtim ama bin kan vermeye bile dayanamayanlardandım. Hatta ilk girdiğim anatomi dersinde kadavrayı görünce bayıldım. Yılmadım, 'Madem tercihim GATA, doktor olacağım' diyerek yoluma devam ettim. Zamanla kadavraya da kana da alıştım. Tıp okumak benim tercihim olmadı ama iş uzmanlık seçimine gelince karar benimdi. Önce kulak burun boğaz uzmanı olmak istedim. Bir ameliyata girdim ve 'Bana göre değil' diye vazgeçtim. Nöroloji henüz keşfedilmemiş bir alandı, ilgimi çekti. 'Bu alanda çok şey yapabilirim' diyerek nörolojiyi seçtim. Daha sonra da beyindeki epileptik nöbetleri merak ettiğim için epilepsiye yöneldim. "

HÜSNİYE ORAL

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.