X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Herkesin yolu eczaneye düşer
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Herkesin yolu eczaneye düşer

  • Giriş Tarihi: 7.10.2013

Eczacı Sabiha Kiraz, sağlık sektörünün büyük önem taşıdığını anlatarak, "Doğumdan ölüme kadar mutlaka herkesin yolu bir gün eczaneye düşer. Önemli bir iş yapıyoruz" diye konuştu

Eczacı Sabiha Kiraz meslek hayatına adım atışını, özel yaşamını SABAH Ankara okuyucuları için paylaştı. Kiraz, her insanın yolunun bir gün mutlaka eczaneden geçtiğini anlattı. Kiraz, eşi ve iki kızıyla birlikte evinin kapılarını gazetemize açtı.
Bize kendinizi anlatabilir misiniz?
1963'te 24 Ocak'ta Ankara'da doğdum. Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden mezun oldum. Evliyim. İki kız çocuğum var.
Eczacı olmaya nasıl karar verdiniz? Eczacı olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
Aslında biz yapmak istediğimiz meslekle ilgili çok bilinçli değildik. Şimdi çocuklarımız daha ortaöğrenim yıllarında meslekler hakkında bilgi sahibi oluyor. Üniversiteleri gezerek fikir sahibi oluyorlar. Bizim dönemimizde doktorluk, bilgisayar ve eczacılık gözde mesleklerdi. Ben şimdi tercih yapmak zorunda kalsam yine eczacı olurdum. Her insanın doğduğu günden ölümüne kadar eczaneye ilaç almak için yolu düşecektir.
Eczanede bir gününüz nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?
Eczacılık dışarıdan bakıldığı gibi hiç kimsenin okuyamadığı reçeteleri okuyup, ilaç çıkaran ve sisteme kaydını yapıp, ilaçların kullanımını müşteriye anlatan, nöbet tutan, sürekli olarak SGK ile boğuşan bir meslek gibi görünse de aslında içinde birçok bilgiyi de barındırıyor. Psikoloji bileceksiniz, iletişiminiz iyi olacak, işletme, muhasebe, bilgisayar ve daha birçok konuyu bilgi havuzunuza dahil etmeniz gerekiyor. Bu nedenle eğitime önem veriyorum. Bir kaç yıldır özel bir koçluk firmasından hem kendim hem de personelim eğitim alıyor. Bunun yanı sıra çıkan her yeni ürünle ilgili eğitimden geçiyoruz. Şu an hemopati eğitimi alıyorum. Yakında eğitim verebilecek düzeye erişeceğim.

Her detayla ben ilgilendim
Güzel bir eviniz var. Evinizi siz mi döşediniz?
Evin her detayıyla ben ilgilendim. Başlangıçta bir kaç değişik mimarla çalışmayı denedim ama yapamadım. Beni anlayan birini bulamadım. Mesela perdeleri seçmek için 6 ay mağaza mağaza dolaştım. Evde gördüğünüz her eşyayı kendim çizdim ve imal ettirdim. Avizeler kendi tasarımım. Işıltıyı çok seviyorum. Mobilyalarımı imal eden firma ortaklık teklif etti. Siz çizin biz üretelim, birlikte mağaza açalım diye. Ama ben mesleğimden vazgeçemeyeceğim için kabul etmedim.
Evinizin bir odasının takı odası olduğunu gördüm. Hayatımda bu kadar çok takıyı ilk kez görüyorum desem…
Haklısınız, takı takmayı çok seviyorum. Işıltılı şeylere bayılıyorum. Bu da kova burcunun en büyük özelliklerinden. Hangi ülkeye ya da şehre gidersem gideyim mutlaka takı alışverişi yaparım. Pahalı olması önemli değil. Severek seçerim takılarımı. Bir mağaza açacak kadar çok takım olmasına rağmen hala almaya devam ediyorum. Bu benim için bir tutku, iyi bir koleksiyonerim diyebiliriz.
Başka koleksiyonlarınız var mı?
Tablo koleksiyonum var. En iyi ressamların tablolarını toplarım. Öyle ki yakın arkadaşlarım bilir bu tutkumu. Ve tarzımı bana sormadan denk gelirlerse benim adıma tablo alırlar. Sanat benim için çok önemli. Aldığım tabloların ressamlarının tüm eserlerini ve hayatlarını çok iyi bilirim.
Köpekleriniz de var. Onlarla aranız nasıl?
İki dişi köpeğimiz var golden cinsi. Toprak ve cips. Biri bayağı yaşlandı. Diğeri ailemize ona arkadaş olsun diye girdi önceleri fakat o da şimdi ailenin bir ferdi. Onlarla oynamak, vakit geçirmek çok eğlenceli. İnsan onlarla geçirdiği vakitte çok mutlu ve huzurlu hissediyor kendini.
Sabah Ankara sizin için ne ifade ediyor?
Ankara'da yaşadığım için gazete okumaya hep Ankara ekiyle başlarım. Sabah Ankara'yı okuduğum anda şehrimde olan biten her şey hakkında bilgi sahibi oluyorum. Sayfalarında tanıdık isimlere rastlamak, onlarla ilgili haberleri okumak ayrı bir keyif. Şehrin nabzını tutan en iyi gazete Sabah Ankara. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Eczanelerde esnek çalışma saati olmalı…
Eczaneniz bir alışveriş merkezinin içinde. Bu avantajlı bir durum mu?
Ankara'nın en iyi AVM'lerinden biri olan Gordion'un içerisindeyiz. Sıkıntılarımız çok büyük. Sabah 07.00'de eczaneyi açmamıza rağmen ancak AVM'nin açılış saati olan 10.00'dan sonra müşteri geliyor. Tam AVM'ye müşterinin geldiği akşam saatlerinde ise biz kepenkleri indiriyoruz. Akşamları kapalı olan AVM'deki tek dükkan bizim. Müşterilerimizden bu konuda tepki alıyoruz. "Burası sağlıkla ilgili bir yer. Nasıl kapatırsınız" diyorlar. Kapımızı yumruklayanlar bile oluyor. Pazar günleri de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Ama elimizden gelen bir şey yok. Bu konuyla ilgili çalmadığım kapı kalmadı. Ama sesimi duyurmayı başaramadım. Eczanelerde esnek çalışma saatleri olmalı.
Eczanelerde galiba sadece ilaç satılmıyor. Kozmetik ürünleri de bulunuyor.
Aslında kozmetik demek yanlış olur. Artık her şey antiaging için. İnsanlar sağlıklı olmak, güzelleşmek için dermokozmetik ürünler kullanıyor. Yani hem tedavi edip hem de güzelleştiren ürünler demek daha doğru. Tüketici bize geldiğinde talebini anlatıyor. Böylelikle doğru ürüne ve bilgiye ulaşması kolay oluyor. AVM'ye girmemdeki en büyük etken de dermokozmetik alanındaki başarılarım oldu.

Eşim Türkiye'nin sayılı doktarlarından
Eşinizle nasıl tanıştınız? Özel bir hikayeniz var mı?
Okul bitince Ankara dışında çalışmak istedim. Devlet memuru olmaya karar verdim. Yozgat Devlet Hastanesi'ne eczacı olarak tayinim çıktı. Bu hastanede göreve başladıktan sonra aynı hastanede doktorluk yapan eşimle tanıştık. Bana arkadaşlık teklif etmişti. Ben de 1 Nisan'da 'evet' dedim. Önce şaka sanmıştı ve inanmamıştı. Sonra arkadaş olduk. Ardından bir sene nişanlı kaldık. Sonra ise evlenmeye karar verdik.
Eşiniz Türkiye'nin sayılı doktorlarından birisi…
Evet eşim Prof. Dr. Sedat Kiraz mesleğinde çok başarılı. Hacettepe Üniversitesi'nde Romatoloji doktoru olarak görev yapıyor. Kendisi mesleğinde çok başarılı ve ülkemizin sayılı doktorlarından biri.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.