X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yusuf YALKIN: Evde suskun, statta azgın!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yusuf YALKIN: Evde suskun, statta azgın!

  • Giriş Tarihi: 19.10.2013

Hollanda maçında Burak Yılmaz'ın oyundan çıkarken
"Yuhalanışı" sanırım hafızalarınızdan silinmedi… Niye yuhalandı Burak?
Başarısız bir oyun sergilediği için mi?
Gol pozisyonlarını değerlendiremedi diye mi?
Arkadaşlarıyla uyum kuramadığından mı?
Heyecanına yenik düştüğünden mi?
Diyelim ki, bunların tamamını yaptı Burak… Ve kötü oynadı… Şimdi soruyorum, o hani tribünde oturup da "Futbol filozofu edasıyla" ahkam kesen ve Burak'ı yuhalayanlara… Aklınızdan bugüne kadar hiç "İnsan psikolojisi" diye bir şey geçirdiniz mi?
Bir insanın kafasında sorunlar olduğunda performansının düşeceğini, verimsiz olacağını bir kere bile olsun düşündünüz mü?
Burak Yılmaz'ın bu sezon yaşadıklarını şöyle bir gözünüzün önüne getirin… Bir kere Fatih Terim'in Galatasaray'a geldiği ilk günden itibaren aralarında "Soğuk rüzgarlar estiği" aşikardı.
En verimli döneminde bile kenarda oturtulduğunu görmedik mi?
Bu genç adamın kafasının içinde neredeyse iki sezondur "Yurt dışı isteminin" dolaştığını, "Gidipgitmeme ikilemi" yaşadığını bilmeyen kaldı mı?
Psikolojisinin bir süredir bozuk olduğunu, ekranda yüzünü gördüğünüzde hemencecik fark etmiyor musunuz?
Bir de şu var… Golcüler, "Gol atamama krizine" tutulduklarında, olur olmaz yerde şut atıp, bir an önce golü bulup rahatlamak isterler… Çoğu kere de saçmalarlar!
İşte, "Yönetmek, yönetici olmak, işi bilmek" burada devreye girer… Türkiye'nin son zamanlardaki en kritik maçında Burak'ın, "Sahanın kahramanı olmasını beklemek yanlışına düşen" her kimse, asıl sorgulanması gereken de odur!
Neredeyse, bir yılı aşkın bir süredir Burak'ı "Güven kaybına" sürükleyenlerin, "Çık bu maçta beni kurtar Aslanım" deme hakkı da yoktur, lüksü de!
Bu nedenle, o tribünden "Vatan Kurtaran Şaban" edasıyla yuh çekenlerin, bu gerçekler ışığında biraz fikir jimnastiği yapıp, ondan sonra yırtınırcasına bağırmaları gerekirdi!
"Suçlu sadece Burak mı, başkaları mı?" bunu iyi değerlendirmeden öfke kusmak, aslında "Kolay deşarj olmanın" bir yolu, yöntemi galiba!..
Evde "Süklüm büklüm ol", statta Burak'a kus öfkeni!..
Babayiğit'e bak!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.