X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ankara’da olmaktan mutluyum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ankara’da olmaktan mutluyum

  • Giriş Tarihi: 2.2.2014

Yıllardır ailesinden hep uzak kalmak zorunda olan Mehmet Özdilek'in eşi ve çocuklarına olan sevgisini ve özlemini anlattığı sohbetimizde onu daha yakından tanıma fırsatı bulduk

Bugüne kadar hep deniz kenarındaki şehirlerde yaşadınız. Ankara'ya gelirken coğrafi yapı ve iklim farklılığı kararınızda etkili oldu mu? Bu yönüyle Ankara, yaşamayı tercih edebileceğiniz bir şehir mi sizin için?
Ben Karadenizliyim. Samsun doğumluyum. Yaşam bizi İstanbul'da Beşiktaş'la buluşturdu. Yirmiş beş sene İstanbul'da yaşadım. Gençlerbirliği'nden önce bir Malatya maceram oldu. Çok uzun süreli olmadı. Daha sonra Milli Takım, yine İstanbul. Devamında Antalya'da 5 yıl çalıştım. Çok uzun bir zaman… Ankara'ya gelirken ilk etapta hiç düşünmedim iklim şartları ne olur ne ile karşılaşırım diye. Ama geldikten sonra özellikle kasım, aralık aylarında ciddi sıkıntı yaşadık. Kaldı ki burada yaşayanlar bu sene iyi geçtiğini söylüyorlar. Aslında ben soğuğu seven biriyim. Çalışma ortamı olarak sahaların hazır olmaması bizleri ciddi sıkıntıya soktu. Gelecekte daha sağlıklı ortamlarda çalışacağımıza inanıyorum.
Daha önce Ankara'da bulundunuz mu?
Ben Ankara'da askerlik yaptım. Burayı biliyorum. Ordu Milli Takımı'nda 3 ay Ankara'da kaldım. O zamanki Ankara ile bugün arasında ciddi farklılıklar var. 1992'de buradaydım. Geldiğimde Ankara'nın çok gelişmiş olduğunu gördüm. Ama tesis dışındaki Ankara'yı pek bilmiyorum. Bazen arkadaşlarımızla bu gergin ortamdan çıkıp nefes almak için bir yerlere gidiyoruz. Ama tanınılırlık bazı sıkıntılara sebep veriyor. Rahat olmamak gibi. Bunun dışında ilgi görmek güzel birşey. Ankara'da olmaktan büyük keyif duyuyorum ve mutluyum. Doğru bir camiada olduğumu net bir şekilde söyleyebilirim.
Gençlerbirliği taraftarını nasıl buluyorsunuz? Yanınızda olduklarını hissediyor musunuz?
Taraftarı yüksek bir kültür seviyesi ve spor anlayışına sahip, takımına ciddi sevgisi olan bir topluluğumuz var ve her geçen gün artıyor. Bu takımın performansı ile eş değer. Bir kaç maçı sadece onların desteği ile lehimize çevirdik. Taraftarın pozitif enerjisi takımı çok etkiliyor. Başkanımız Türkiye'nin en deneyimli başkanı. Gelmeden önce bana Başkan'ın hep çok zor insan olduğu söylendi. Bu insanların bakış açısı. Benim Başkan'dan öğreneceğim çok şey var. Ciddi bir tecrübe ve ciddi bir tarih diye düşünüyorum.

FIRSAT BULDUKÇA EŞİM VE ÇOCUKLARIMIN YANINDAYIM

Tatil dönemlerinde Ankara'dan ayrılıyor musunuz?
Fırsat bulduğum her dakika eşim ve çocuklarımın yanında olmaya çalışıyorum. En çok zorlandığım da bu. İki kızım var. 5 ve 7 yaşındalar. Büyüme çağlarında Antalya'da yanımdalardı. Okul başlayınca İstanbul'a göndermek zorunda kaldım. Tüm ailem İstanbul'da. 3-5 saatliğine bile oraya gittiğim oluyor. Antalya'dan ayrıldıktan sonra Ankara'ya gelene kadar 3 ayı ailemle dolu dolu geçirdim. Eşim çok fedakar biri. Kızlarıma hem annelik hem de babalık yapıyor. Haftaya Ankara'ya gelecekler ve onlarla Anıtkabir'e gideceğiz. Orayı teneffüs etmeyi istiyorlar. Siyahla beyaz kadar farklı bir iş yapıyoruz. Sürekli değişkenler var. Ailede fedakarlık gerekiyor. Sonuçta ailemiz için çalışıyoruz.
Ankara'da bulunduğunuz bu kısa sürede her ne kadar dışarıya çıkamasanız da Başkent'teki bürokrasi size kendini hissettirdi mi?
Tanıdığım insan çok. Açıkcası o tarafı çok hissedemedim. İşime daha konsantreyim. Ankara memur zihniyetine bürünmüş bir yer. Herkes kurallara uyuyor. Biz adrenalini yüksek insanlarız. Gel git olmalı hayatta. Ankara daha sakin bir şehir.

BASKIYI YÖNETEBİLEN KİŞİ HER ZAMAN BAŞARILI OLUYOR

Sporculukla teknik direktörlüğü kıyasladığınızda hangisi daha zor?
İkisi kıyaslanmaz bile. Yani bu taraf ciddi anlamda keyifli olduğu kadar zor ve beklentileri yüksek olan bir yer. Ama oyunculukta, ki ben Türkiye'de 14 yıl sürekli oynamış biri olarak, zaman zaman zorlansak bile kendi analizini yaparsın ve gerekirse istemediğin zaman telefonu kapatırsın. Fakat burada bunu yapamazsınız. Yönetim, oyuncu, çalışan, herkesi kontrol etmeniz gerekiyor. Bu stresi yöneten iyi teknik adam oluyor. Bir adım daha öne geçiyor. Ciddi baskı ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Aynı durum sporcularda da var. Baskıyı yönetebilen sporcu başarılı oluyor. Ben 17-18 yaşımdan beri buna alışkınım.
Gençlerbirliği'nin hedefleri ile sizinkileri örtüşüyor mu? Sizce Gençlerbirliği neden sizi tercih etti?
Bunu Başkan'a sormak lazım. Herkes burada çalışmak ister. Antalya gibi burada da 8. haftada göreve başladım. Takım 18. sıradaydı ki 19. sıra yok… Bu takımın olması gereken yer burası değildi. Ekibim ve özellikle de Başkan'ın tecrübesi ile devre arasında takviye ile başarılı olacağımızı düşündük. Son sırada olan takım için her maç final gibi. Biz bu süreci herkesin beklentisinin üzerinde bitirdik. En önemli şey oyuncuların bana inanmaları. Biz zaten ekibimle bu takıma inanarak bu görevi kabul ettik. İlk geldiğimizde durumu kabullenmiş bir takım varken şimdi savaşan bir takımız. Şu an nerede olduğunuz değil bittiğinde nerede olduğunuz insanları daha çok ilgilendirir. Sadece bu sene değil, önümüzdeki senelerde de Gençlerbirliği ilk altıda olan bir takım olmalı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.