X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Duvarları benim sözler süslemeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Duvarları benim sözler süslemeli

  • Giriş Tarihi: 7.3.2014

Twitter'da 3.5 milyon takipçiye seslendiğini söyleyen Emre Karataş, şiir, düzyazı ve aforizmalarını "Vaktidir" isimli kitapta topladı. Karataş, "Duvarları benim sözlerim süslemeli" dedi

Yeni ve genç yazar Emre Karataş'ın ilk kitabı "Vaktidir" raflardaki yerini aldı. Şiir, düzyazı ve aforizmalardan oluşan kitap, yazarın çeşitli sosyal platformlarda ve özellikle 3,5 milyon takipçiye seslendiği Twitter'da yazdıklarından oluşuyor. Yazar, "Sözlerim bu şehrin duvarlarına yazılırsa memnun olurum" diyor. Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?
2002 yılı başlangıç benim için. İngilizce öğretmenliği okuyordum ve İngiliz, Amerikan Edebiyatı derslerimiz vardı. Biraz Shakespeare okuyup kelimelerdeki sihri keşfedince ufak ufak karalamaya başladım. Hangi türde yazıyordunuz?
Şiirler yazıp bir kenara atıyordum. Okuyordum da bir yandan. Her şiirin kendine göre bir hikayesi olduğunu keşfettim. Bu çok hoşuma gitti. Yazın dünyasının bir yerinde olmak istedim. Genelde insanlar ilk yazdığı şiirleri kimseye göstermek istemez…
Evet. Herkes gibi ben de sakladım ama sayıları yirmiyi bulunca bir hocama götürüp gösterdim. İlk şiirlerimin hepsi İngilizce'ydi. O da kızdı tabi. 'Sen nasıl böyle bir şeye kalkışırsın. Bunları yırt at' dedi. Çok üzüldüm o zaman. Yazmayı bıraktınız mı?
Daha sonra görüştüğüm bir arkadaşım, 'Moralini bozma, gel bizim hocayla görüş' dedi. Amerikan Dili'ndeydi, gittik görüştük. Onunla görüşmeseydim bu iş bitmişti belki de. O, şiirleri benim yazdığıma inanamadı. Hatta açık açık 'Bunları nereden arakladın' dedi. Google'a yazdı, baktı, şiirler kimin diye… Tabi hiçbir sonuç çıkmayınca, 'Yeteneğin var' deyip yüreklendirdi. Şiirle mi devam ettiniz?
İngilizce şiir, biraz uç noktaydı benim için. Bunu fark ettim ve Türkçe yazmaya başladım. Şiirlerimi göstermekten çekindim uzun süre. Annem babam bile bu kitapla birlikte öğrendi şiirlerim olduğunu. Halbuki bazı sitemlerimin içinde geçerler. Onlarla yaşadığımız şeylerin sonucunda yazdıklarım da var bu kitapta… Daha sonra Özdemir Asaf'la tanıştım, çok sevdim onu.

ÇOK DİNLEDİM
Okuduğum sözlerinizde şöyle bir şey görüyorum: İnsanlara nasihat ediyorsunuz. Hayatta çok fazla tecrübesi olan insanların yapabileceği şeydir bu. Derdini de sevincini de yaşamış, hayatın çemberinden geçmiş insanların harcıdır… Siz de böyle bir şey var mı? Yoksa dinlediğiniz şarkıların duygu yoğunluğu mu yazdıklarınız?
İyi yakalamışsınız. Hakikaten de böyle bir durum var. Çok riskli de bir durum bu benim için. 32 yaşındaki bir adamın, çıkıp da birilerine akıl verir gibi yazması 'Sen kendini ne zannediyorsun' dedirtebilir. Ben bu açığı şöyle kapatıyorum. Arkadaşlarımla dostlarımla yeri geliyor 1-1.5 yıl görüşemiyorum. Bu insanlar ağlamak istediklerinde bana geliyorlar. Eğlenceleri birlikte yaşıyorlar ama hüzün söz konusu olunca tek tek bana geliyorlar. Çok insanı dinledim. İnsanların derdi, kederi benim derdim, kederim oldu.

BAZI SÖZLERİ
Bir gün mutlaka dön! Hiç ç'alışmadığım yerden soruyor hayat…
Öyle bir ateşti ki benim sevdiğim, biz onunla el ele 'tutuşurduk'.
Öldüğü gün, herkes meşhurdur!
Zaman! İyi eder de iade etmez işte…

İHTİYACI OLANA ULAŞSIN
Sosyal medyada da çok etkinsiniz…
O da dört yıl önce başladı. Yazma alanında daha fazla özgürlük getirdi bana. Yazmadığım gün, zarardaymışım gibi hissetmeye başladım.
Kitabı ortaya çıkartan da sosyal medya oldu galiba?
Takipçilerimden bazıları, 'Bir kitap yazsan da bu sözler bizim olsa' diyorlardı. Ben o zaman kitabın çok da gerekli olduğunu düşünmüyordum. Sonra bir takipçim, 'Ben onların altını çizmek istiyorum' deyince cevap veremedim. Haklı olduğunu fark ettim. Şair arkadaşlarım da cesaretlendirdiler bu konuda. 'Vaktidir' dediler, kitap da o isimle çıktı.
Kitaptan beklentiniz ne?
İnsanlar gizlerini söyleyemiyorlar. Bunu yazıya dökmekse zaten çok başka bir şey… Acılarını zikredemeyen insanların sözcüsü oluyorum bir yerde. Çünkü Twitter'da özelden yazıp derdini açıyor çoğu insan. 'Emre Bey topu topu dört kelime yazdınız ama ben şu an ağlıyorum' diyor. Kitap ihtiyacı olana ulaşsın, beklentim bu. Çok insana ulaşıyorum. İkinci kitabı da şimdiden yazmaya başladım.
Twitter'dan Ankara'nın duvarlarına sıçrar mı sözleriniz?
Ben kimseye böyle bir şey yapın demem. Yazar kendini bir şey zannedebilir böyle bir durumda. Ama tabi ki sözlerim bu şehrin duvarlarını süslerse memnun olurum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.