Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cezaevinden müzeye hüzünlü bir öykü

Giriş Tarihi: 31.5.2014

Kurulduğu 1925'ten kapandığı 2006'ya kadar nice canların "konakladığı" Ulucanlar Cezaevi, TRT HD'nin hüzün dolu belgeselinin konusu oldu

Yakın dönemde gerçekleştirdiği "Drina Köprüsü", "Hamamönü Efsanesi" "Anadolu'da Selçuklu", gibi belgesellerle dikkatleri üzerine toplayan TRT HD, yine ses getirecek belgesele imza attı. 1925'ten 2006'ya kadar birçok düşünür, gazeteci ve siyasetçinin kaldığı, 81 yıllık tarihinde 18 siyasi idama tanıklık eden Ulucanlar Cezaevi'nde yaşanan acılar, ödenen bedeller "Ulucanlar" belgeseline konu oldu.

ARŞİVLİK BİR ŞÖLEN

Müzeye dönüşen ve ziyaretçi akınına uğrayan Ulucanlar Cezaevi, önceki gün anlamlı bir tanıtım toplantısına ev sahipliği yaptı. TRT HD kanalının yeni yapımı olan "Ulucanlar" isimli belgesel, 81 yılda nice siyasilerin, düşünürlerin, gazeteciler ve aydınların kaldıkları koğuşlarda yaşanılanları gün yüzüne çıkarttı. TRT'nin teknolojik olanakları, deneyimli kadrosu seferber edilerek, izleyiciye arşivlik bir şölen hazırlandı.

BİRÇOK ŞEYLE YÜZLEŞİYOR
Yapım ve yönetmenliğini Pelin Asal'ın üstlendiği belgeselin tanıtım toplantısında konuşan TRT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Eren, "Türkiye, geride bıraktığı birçok şeyle yüzleşiyor. Bu belgesel de bize bu yüzleşmelerden birini sunuyor. Hepimizin ortak acılarını anlatıyor" diye konuştu.

TÜRK TARİHİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Belgeselin yapımında büyük emek sahibi olan TRT HD Kanal Koordinatörü Kürşat Özkök, Ulucanlar belgeselinin Türk tarihinin en önemli belgesellerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Keşke burada tüm bu olanlar yaşanmasaydı biz de bu belgeseli yapamasaydık. Ancak o dönem yaşayan ve 17 yaşında çocukların yaşlarının büyütülerek idam edildiğini bilen biri olarak bunlarla yüzleşmemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi.

İKİ İDAMDA AYAĞIM TİTREDİ
Tanıtıma konuk olan ve belgeselde kendisine yer verilen 12 Eylül döneminin Ulucanlar Cezaevi Müdürü Vehbi Camgöz ise "12 Eylül'de burada çalışma şanssızlığına sahiptim. Adaletin gereğini yaptığımı düşünüyordum. Ancak yüzde 70'i sizin görüşünüze göre suçsuz insanların yükünü maalesef sırtımızda taşıdık. Ben idam taraftarıydım. Ancak iki idamda ayaklarımın yerden kesildiğini, bacaklarımın titrediğini gördüm. O gün bugündür idam karşıtıyım. Bu cezaevi her kesime zulmü eşit uyguladı" diye konuştu.
ARKADAŞINA GÖNDER
Cezaevinden müzeye hüzünlü bir öykü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz