X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kronik böbrek hastalığı sinsice ilerliyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kronik böbrek hastalığı sinsice ilerliyor

  • Giriş Tarihi: 1.6.2014

Memorial Ankara Hastanesi Nefroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Kayser Çağlar, kronik böbrek yetmezliği ve tedavisi hakkında bilgi verdi

Kronik böbrek hastalığı yavaş seyreden fakat ülkemizde görülme sıklığı giderek artmakta olan bir rahatsızlıktır. Böbreklerin işlevini tam olarak yerine getirememesinden kaynaklanan bu durum, yaşam kalitesini bozmakla kalmayıp hayatı tehdit edici boyuta gelebilir.

Kronik böbrek hastalığı

Kronik böbrek hastalığı, böbreklerde aylar ve yıllar içerisinde gelişen ve ilerleyici olma potansiyeline sahip olan fonksiyon kaybı olarak tanımlanabilmektedir. Böbreğin temel fonksiyonel birimi olan nefronlar (hücreler) işlevini yerine getiremez ise belirli bir süreden sonra böbrek artık kanı yeterince süzemez ve bu durum kronik böbrek hastalığına yol açmaktadır. Kronik böbrek hastalığı ülkemizde her altı kişiden 1'inde görülmektedir. Kronik böbrek hastalığının en sık görülen nedeni diyabet yani şeker hastalığıdır. Uzun süre iyi kontrol edilememiş diyabet hastalığı böbreklerde protein kaçağına ve fonksiyon kaybına yol açabilmektedir. Diğer önemli bir nedeni de hipertansiyondur. Bu nedenle kan basıncının iyi kontrolü; kalp, beyin, göz gibi organların yanı sıra böbrekleri korumak adına da son derece önemlidir. Bunun dışında çeşitli böbrekte oluşan iltihaplanma ve kalıtımsal hastalıklar da bu duruma neden olmaktadırlar.

Bu belirtilere dikkat

Kronik böbrek hastalığı genellikle yavaş bazen de tamamen sessiz seyredebilir ve ancak yapılacak tetkiklerle ortaya koyulabilir. İdrarda protein görülmesi, kreatinin ve üre değerlerinde artış kronik böbrek hastalığın en önemli bulgularıdır. Bunların dışında hastalık, hipertansiyon, yüzde veya bacaklarda ödem, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, sık idrara çıkma, kramplar, kaşıntı, uyku bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü yakınmaları ile de kendini gösterebilmektedir. Diyabet hastalığı olanlar, hipertansiyon hastaları, yaşlılar, ailesinde böbrek hastalığı olanlar, daha önce böbrek hastalığı geçirenler böbrek fonksiyonları açısından belirli aralıklarla izlenmelidir.

KRONİK BÖBREK HASTALIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Bazı böbrek hastalıklarının tedavisi ile kronik böbrek hastalığının önlenmesi mümkündür. Ancak hastalık belirli bir aşamaya geldikten sonra bunu tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, hatta durdurmak mümkündür. Kan basıncının kontrolü, tuzlu diyetten kaçınmak, düzenli egzersiz, vücut ağırlığının kontrolü, sigaradan uzak durmak, böbreğe zarar verebilecek ilaçları ve içeriği tam bilinmeyen bitkisel ürünleri kullanmamak kronik böbrek hastalığından korunmak amacıyla alınabilecek önlemler arasındadır.

İŞİTME KAYIPLARININ TESPİTİ
Doğumsal olabildiği gibi ilerleyen yaşla birlikte de kendini gösterebilen işitme kayıplarında erken tanı ve zamanında müdahale büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Prof. Dr. Fikret İleri, işitme kayıplarının tespiti ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

ERKEN TANININ ÖNEMİ
Ülkemizde her yıl 1 milyon 300 bin bebekten yaklaşık 3 bini işitme kaybı ile doğmaktadır. İşitme kayıplarında geri dönüşüm mümkün olmadığından, özellikle yeni doğanlarda işitme taramaları sayesinde erken tanı alınması oldukça önemlidir. İşitme kaybının erken saptandığı çocuklarda, dil ve konuşma gelişimlerinin yaşa uygun ilerlemesinin yanı sıra iletişim becerilerini kazandırmak mümkündür.

KBB UZMANINA BAŞVURUN
İşitme sisteminin değerlendirilmesinde en sık kullanılan testler arasında "Odyometri" bulunmaktadır. Bu test işitme kaybı, çınlama gibi şikayetlerle başvuran hastalarda yapılan temel testlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Odyometri, işitme kaybının tipi ve derecesi hakkında bilgi vermektedir.

BAŞ DÖNMESİ HASTALIĞIN GÖSTERGESİ OLABİLİR
Günlük hayatta sık şikayet edilen baş dönmesi, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Normal dağılım içinde her 100 kişiden 5-10 kadar kişi, denge bozukluğu ve baş dönmesi şikayeti yaşarken, bu oran ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır. Denge ve baş dönmesi şikayeti olan bireylerde, denge testleri olan pozisyonel testler, videonistagmografi, kalorik testler uygulanarak tanı çalışması yapılmaktadır. Testler, ani ve şiddetli baş dönmesi durumunda değil şikayetler kısmen azaldığında uygulanabilmektedir. Yapılan denge testleri sayesinde problemin kaynağının tespit edilmesi amaçlanmaktadır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.